Fatıma Neşe Tuna hoca, geçen ay yaptığımız “Çağımızda Meryem Olmak” adlı programımızda konuşmacı olarak katılmıştı. Aynı zamanda sitemizde kendisinin güzel yazılarından da istifade ediyoruz. Yeni baskısı çıkan “Göz Aydınlığı Çocuklar İçin Anne Babalara Tavsiyeler” kitabı hakkında genç anne babalar için kısa bir röportaj yaptık.

Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz hocam?

7 çocuk annesi, 4 çocuk babaannesi, 12 çocuğun da anneannesiyim.

Kitabı ilk olarak ne zaman yazma ihtiyacı duydunuz?

Çocuklarım büyürken “nasıl bir eğitim vermeliyim” diye çok araştırma yaptım. Önümüzde tecrübeli, bize yol gösterecek kimseler yoktu. Edindiğim bilgileri ve tecrübelerimi bizden sonra gelenlerle paylaştım. Faydalı bulanlar kitaplaştırmamı istediler. Bu talepler üzerine herkesin kolayca okuyabileceği bir kitap şeklinde yayına hazırladık.

Sizce genç anne ve babalarda en büyük eksiklik nedir?

Donanım eksikliği diyebilirim. Her mesleğin bir başlangıcı, bir çıraklık ve ustalık dönemi vardır. Ama dünyanın en önemli ve zor görevi diyebileceğim evlilik ve anne babalık için fazla bir hazırlık olmuyor. Kendilerini birdenbire böyle ağır bir sorumluluğun altında ezilmiş bulan gençler, ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Özellikle anne babaların alıştırıcı ve koruyucu gözetiminden yoksun olanların zorluğu daha da fazla oluyor.
Bu durumda gençlerimizin evlilik ve çocuk sorumluluğunu kaldırabilecek donanıma sahip olarak yetişmelerinin çok gerekli olduğunu düşünüyorum.

Çocuklarınızı yetiştirdiğiniz dönemle günümüzü kıyasladığınızda ne gibi artı ve eksiler görüyorsunuz?

Her dönemin kendine göre artıları eksileri var. Bizden öncekilerin işleri çoktu, imkânları yoktu. O dönemlerde meal dahil okunacak kitap yok denecek kadar azdı. İşlerinin yoğunluğu ve zorluğundan okumaya vakitleri de yoktu. Öncekilerden kırık-dökük bir miras almışlardı. Bildiklerine samimiyetlerini ekleyerek bize bıraktılar.

Bizde imkânlar biraz daha arttı ama işimiz zordu. Kimini tamir ettik, kimini attık, kimini yeniden inşa etmeye çalıştık. Hâlâ da uğraşıyoruz. Yeni nesle göre zorluklarımız vardı ama avantajlarımız da çoktu. Çocuklarımız telefon ve internetle fazla tanışmadığı için aile daha etkili oluyor ve zamanları daha dolu dolu geçebiliyordu.
Şimdiki gözlemlerim bir facia. Herkes birbirinden kötü etkileniyor. Teknolojik aletler neredeyse hayatı kuşatmış durumda. Sanki hayırda değil şerde yarışılıyor. Özellikle genç anneler çok dikkatli olmalı, kontrolü kaçırmamalılar.

Şu anda bilginin değil, samimiyetin ve çözüm bulma gayretlerinin az olduğunu görüyorum. Mücadele yok, herkes yanlışlarıyla gidişata uyum sağlamış.
Bu zorluk ortamında mücadele eden ve direnç gösteren kardeşlerimi kutluyorum. Allah yâr ve yardımcıları olsun.

Genç anne baba adaylarına ne tavsiye edersiniz?

Allah’ın Rıza’sına uygun yaşamayı prensip edinen gençlere biraz sabırlı, güçlü ve dayanıklı olmalarını tavsiye ederim. Yaptıkları işleri severek, isteyerek, sevap bilinciyle yapmalılar. Sızlanmak, şikâyet etmek, isteksizlik, sabırsızlık, yılgınlık bize yakışmaz. Güncel tabirle Allah bizim “performansımıza” bakacak. Tembelliğimiz, zorluklar karşısındaki dirençsizliğimiz eksi puandır bizim için.
Çok zor bir evlilik olabilir. Hemen pes etmek yok. Düzeltmek belki seneleri alır. Olsun, çaba ve gayretimiz kadar derecemiz yükselecek. Gençlerimiz sabırsız, sanki evliliği bitirince daha iyi olacaklar. Aileler de kıyımsız değil, gerçekçi olmalı.
Çocuklara bağırıp çağırmak, sabırsız davranmak, uykusuzluktan şikâyet, bir iki çocukta zorluğa dayanamadığı için pes etmek…Anadolu kadınlarının torunlarına bu yakışmıyor. Daha doğrusu imtihan bilincinde olan Müslüman hanımlara. Cihada giden erkeklerin yaptıklarına denk bir ameldir annelik. Elbette o kadar zorluğu olacak.
Bazen çok zorluklar veya mücadeleler içinde birilerini görüyorum da hayıflanıyorum. “Biz oturduğumuz yerden cennet bekliyoruz” diye. Hele genç nesiller, bu kadar rahatlıkta; mızmızlanmazlar mı? Çocuklar ağlamayacak, uykusuz kalmayacaklar, istedikleri yere külfetsiz gidecekler. Yıkanmış, durulanıp sıkılmış çamaşırları asmak çok zor, hele yıkanmış bulaşıkları yerleştirmek!…
Zamanımız çok olunca çok şeyler yapacağımızı zannediyoruz. Teknik imkânların olmadığı, çocuklarımın küçük ve bir anda beni bekleyen belki on iş olduğunu saydığım zamanların bereketini unutamam. O kadar sıkışıklığın arasında dualarla-yalvarışlarla birlikte yetiştirmeye çalıştığım işler ve aralara özellikle çocukları ayağıma alıp salladığım anlara sığdırdığım kitap okumalarımın tadını ve heyecanını unutamam. Çocuklarımdaki heyecanın devamlılığında bunların etkisinin olduğunu düşünüyorum.
Bir çok şeyi deneme-yanılma yoluyla yapsak da, Allah’ın samimiyetle, doğruyu, en güzeli bulma yolundaki gayretleri asla boşa çıkarmadığını gördük ve O’nun yardımını her zaman yanıbaşımızda hissettik, elhamdulillah.

Kitabınız genç nesle ne gibi faydalar sağlayacak?

Ben bir nevi kendi zamanımın çocuk eğitimi tarihini yazdım. Gençler herşeye yeni baştan başlamasın, tecrübelilerin tecrübesinden yararlansın ve daha hızlı yol alsınlar istedim. Her şey o kadar çabuk değişiyor ki, neredeyse değişen şartlara göre her sene yazılsa olacak. Gençlere tavsiyelerimin ve tecrübelerimin faydalı olacağını düşünüyorum. Ama yetişme tarzları, karakterleri, kültürleri (şâkilesi) o kadar etkili ki bir kitap okumayla düzelmiyor herşey.

Anne baba önce kendindeki eksikleri görmeli ve gidermeli. Kitap okumayan, ahlâkî ve sorumluluk konusunda zaafları olan birilerinin çocuklarına etkisi veya örnekliği ne kadar başarılı olur? Söylemek istediğimi somutlaştırayım. Ebeveyn iki çizelge tutsun. Bir kendileri bir de çocukları için. Kendilerindeki her yanlış ve eksiklik için çocuklarının tarafına bir eksi koysunlar.

Bir hocaya, anne babası ölen bir bayan onlar için ne yapabileceğini sormuş. O da “iyi bir Müslüman ol” cevabını vermiş. Çocuklarımız ve anne babalarımız için yapacağımız en önemli şey budur diye düşünüyorum.

Kitap, okunması kolay ve anlaşılır olması nedeniyle herkese hitap ediyor. Faydalandıklarını söylüyorlar, umarım öyledir ve salih amel olarak kabul eder Rabbimiz.

Son olarak neler söylemek istersiniz gençlere?

Doğru inançlı, güzel ahlâklı, bilgili, salih amel işleyen, gayretli bir nesil istiyorsak kendimiz de öyle olmalıyız. En güzel eğitim örnek olmaktır.
Samimi duaları ve gayretleri Allah kesinlikle karşılıksız bırakmaz.
Allah’tan eksiklerimiz için bağışlanma diliyorum. Verdiği nimetlere şükretmemiz, O’nu daima zikretmemiz için imkân ve ihlâs, sıkıntı ve zorluklarda sabır-direnç vermesini diliyorum.
Teşekkür ederim.

Biz teşekkür ederiz hocam.

Yayınevi: Nida Dergisi Yayınları
Temin İçin: nida_dergisi@hotmail.com
Telefon: 0 422 321 21 87

Kitabın sitesi: www.egitimkitabi.com

Yorumlar

yorumlar

1 YORUM

CEVAP VER