Rol Model Müslümanlar – Nouman Ali Khan

Sizinle bir şeyler paylaşacağım ve açıkçası çok fazla zaman alacağımı düşünmüyorum.
Sahip olduğum bazı düşünceleri, bazı kanaatlerimi sizinle paylaşmak istiyorum.
Aklımda onlara dair hiçbir şüphenin olmadığı şeylerden bahsedeceğim.
Ben, Allah’ın izniyle, yakın bir zamanda onları göreceğim.
Ben göremezsem de, çok yakın bir tarihte Amerika’da bulunan çocuklarım görecekler.
Müslüman bir toplumun yeni standartlarını göreceksiniz.
Kızların ve erkeklerin liseyi bitirdikleri zaman Kuran’ı ezberlemiş olması sıradan bir durum olacak, bunu göreceğiz.
Yeni standartlar olacak.
Tekbir için bekle, sadece bekle… Bu sadece başlangıç.
Üniversiteli gençlerimizin ikinci bir dil olarak Arapçayı akıcı bir şekilde konuşacak olmaları standartımız olacak.
Ve çoktan seçtikleri üçüncü ve dördüncü dilleri öğreniyor olacaklar.
Birbirleriyle konuşurken, birbirlerine şut atmak istediklerinde bunu Arapçayla yapacaklar.
Bunu, Allah’ın elçisinin (sav) diliyle yapacaklar.
Amerika’da ammice (sokak Arapçası) ölecek, fusha (bir nevi yüksek/edebi Arapça) doğacak.
Bu çocukların Afrikalı-Amerikalı, Endonezyalı, Pakistanlı veya Bangladeşli olup olmadıkları fark etmez, Arapçalı müthiştir.
Lise ve üniversitelerini bitirdikten sonra diğer eğitimlerine devam edecekler.
Bu arada sadece Kur’an’ı ezberlemeyecekler, hayatları boyunca ona çalışacaklar.
Üniversiteleri bittiğinde siyer ve temel konularda kaya gibi sağlam olacak.
Çok sağlam olacak.
Pakistanlılar yine de sadece tıp okuyacaklar,
Arap halkının batı tarafının çoğu mühendis olmak isteyecekler inşaAllah, çünkü sünnet (!) 🙂
Bu profesyonel alanlara “İslam için” gittiklerinde,
O alanlara gitseler bile, gerçekten anlamı olan bir yandal sahibi olacaklardır.
Sosyolojide, siyaset bilimlerinde, tarihte ve antropolojide bölümlerini bitirmeseler de en azından yan dalları olacak.
Allah (azze ve celle) onlara hidayet bahşettiği için etkilenmeden insan bilimlerini çalışacaklar.
Kendimizi anlamada insani bilimler ne kadar ilerlediyse, o seviyede çalışırlar.
Ve o iki dünyayı bir araya getirecekler.
Siyaset bilimini Kur’an gözüyle anlayacaklar.
Psikolojiyi Kur’an gözüyle, sünnet gözüyle anlayacaklar.
Sosyolojiyi Kur’an ve sünnet gözüyle anlayacaklar.
İşte onlar, bir uyanış nesli olacaklar.
Onlar, olağanüstü derecede zeki insanlar olacaklar.
Müslümanlar aleminde insanlar bir gün diyecekler ki;
Eskiden “İlmini nereden aldın?” diye sorardık, hatırlıyor musunuz?
Onlar da “Bağdat’a gittim.” derlerdi.
Bir başkası “Medine” derdi.
Diğeri “O kurum, şu kuruluş…” derdi.
İnsanlar artık “Delaware’e gittim, Dallas’tan aldım” diyecekler.
Dünyanın her yerinden insanlar İslam ilmine Amerika’da çalışacaklar. Bu olacak.
Bu gerçekleşecek.
Sorarsanız; konuşuyorum ama bunlar uydurduğum şeyler değiller.
Bu gidişatta olduğumuz konusunda tamamen ikna olmuş durumdayım.
Bu hedefe doğru ilerliyoruz.
Ki bu, sadece ilim açısından.
Bu gençliğin karakterinden bahsetmedim henüz.
Kur’an’ı okuyabiliyorsa, Arapça konuşabiliyorlarsa,
Ama gözlerini sakındırmıyorlarsa,
Çıkacak filmlere bağımlı olup, gidip izlemeliyim düşüncesinden kurtulamıyorlarsa,
Bu hiç bir anlama gelmez. Boştur, sahtedir.
Bu insanların karakterleri nasıl olacak onu konuşalım.
Onlar, müstehcen kelimeler kullanmanın kendi seviyelerinden düşük olduğunu anlayan gençlerdir.
Haram olduğu için değil, akıllarına saygılı oldukları için öyle kelimeler kullanmazlar.
Değerli insanlar oldukları gerçeğine saygı duyarlar.
Diğer insanlar (gayrimüslimler) onları görünce toparlanırlar.
Derler ki, “Nasıl onlar gibi olabiliriz?”
Bizim Müslüman kızımız liseye, üniversiteye gidince, hangi bölüme giderse gitsin,
Hangi akademik alana girerse girsin, diğer kadınlar “Neden onun gibi giyinemiyorum” diyecekler.
Tam tersi olmayacak.
Liseli Müslüman kızlar zoraki giyinenlere bakıp “Neden annem babam öyle giyinmeme izin vermiyor?” demeyecekler.
Standartlar değişecek.
Çünkü bizler, saygın insan konusunda standart olacağız.
Nasıl örnek olunur göstereceğiz.
Bu oturum örnek arayan gençlerle ilgili.
Sizlere sesleniyorum dostlarım.
Zaten buradasınız (örneksiniz).
İnsanlık için örnek olduğunuzu fark etmiyorsunuz.
Sizler, “شُهَدَاء عَلَى النَّاسِ”sınız.
Eğer “Bana ilham verecek, değiştirecek birini bulmalıyım” fikrinin arkasına saklanmaya devam ederseniz,
Dinleyin, duyabileceğiniz en büyük ilham zaten burada.
Ömer’in en büyük ilhamı annesi.
O hikayeyi duyunca ben kendi annemden ilham aldım.
Allah anne babamızı korusun.
Her bağış yaptığımda aklıma ilk ne gelir biliyor musunuz?
İkinci sınıfta babam beni cumaya götürdü ve dedi ki, “Asla cimri olma.”
“Her zaman sadaka ver.”
Parayı bağış kutusuna atmazdı, bana verirdi.
Ben atardım ki önemli olduğu zihnime kazınsın.
Bugün babam emekli ve benim kendi çocuklarım var.
Her ne zaman sadaka verecek olsam babamın sesi aklıma gelir.
İşte bu örnek olmaktır.
Onlara (örneğe) zaten sahibiz.
Sadece henüz bakmadık.
Bu nesil doğduğunda, sadece muhteşem bir Müslüman toplum oluşturmakla kalmayacak,
Sadece özenle hazırlanmış mescidler inşa etmekle kalmayacaklar,
Bu mescidlerin sabah namazında dolu olması da yetmeyecek,
Bu yeterli olmayacak,
Bu insanların girişimci olması yetmeyecek,
Her türlü güzel şeyin başlangıcı olacaklar.
Onlar başlatacaklar.
Müslüman hastaneleri, klinikleri, tıbbi sistemleri ve ilaç şirketleri kuracaklar.
İnsanların parasını alıp iyileştiriyor gibi yapmayacaklar. Bu olmayacak.
Yeni bir tıbbi ekonomi sistemi kuracaklar.
Yeni bir finansal ekonomi sistemi kuracaklar.
Dünyayı sadece kendileri için değil tüm insanlık için daha iyi bir yer haline getirecekler.
Amerika’yı bizzat kendinden kurtaracaklar.
Bunu yapacaklar.
Medyada öncü olacaklar.
Amerikadaki en büyük gazeteciler onlar olacak.
Bu insanlar böyle insanlar olacaklar.
Ve de o insanlar, şu an bunu seyredenler arasında bulunuyor.
Onlar şu anda “Anne ben bu adamı youtube’da gördüm” diyen, koşuşturan çocuklar.
Bir gün, ben o çocuğun imzasını isteyeceğim.
Diyeceğim ki, “Bayım, sizinle gurur duyuyorum.”
“Pulitzer Ödülünü (Amerikada verilen prestijli bir ödül) alarak Müslümanları gururlandırdınız, teşekkürler.”
Bu gerçekleşecek.
Bizler bu şekilde düşünmek zorundayız.
Bunları yapmak milyonlar, milyarlar gerektirmiyor.
Gereken tek şey, zihniyet.
Sürekli savunma amaçlı düşünmeyi bırakmamız gerekiyor.
Bu konuşmayı bununla bitirmek istiyorum.
Allah’ın Rasulü’ne (sallallahu aleyhi ve sellem) gaye ve görev konusunda Kur’an’dan en güzel ayetler bahşedilmiştir.
“قُلْ هَذِهِ سَبِيلِي”
De ki: “İşte bu benim yolumdur.”
Bir yolun her zaman bir varış noktası vardır, değil mi?
Elçi (sallallahu aleyhi ve sellem) insanlara “Bu benim yolumdur” diye beyan ettiğinde,
Çoktan insanlara bir varış yeri olduğunu bildirmiş oluyor.
Henüz orada değiliz, dikkat edin.
Ve; “أَدْعُو إِلَى اللّهِ عَلَى بَصِيرَةٍ”
“Basiret üzerine Allah’a çağırırım.”
Bu ne demek biliyor musunuz?
O (sallallahu aleyhi ve sellem) öngörülü bir kimsedir. Allah O’na büyük şeyler için bir öngörü bahşetmiştir.
Allah O’na muazzam şeyler için bir öngörü bahşetmiştir.
Savunma & Saldırı hakkında bir fikir ile bırakmak istiyorum.
Sporda ne diyorlar? En iyi savunma nedir?
Saldırıdır.
Sürekli İslam saldırı altında diye endişeleniyoruz.
“İslam’da neden poligami var?”
“Kur’an’da neden şiddet ayetleri var?”
“Neden bunu yapıyorsunuz, neden şunu yapıyorsunuz?”
Artık bu konuşmaların çehresini değiştirme vakti geldi.
Neden ‘sen’in hayatta hiçbir amacın yok?
Neden ‘siz’in gençleriniz bizimkiler gibi değil?
Neden ‘siz’in aileleriniz bizim ailelerimizdeki ahengi tadamıyor?
Neden görmeye geldiğimiz bu güzel hayatın tadına varamıyorsunuz?
Bu konuda durumları tersine çevireceğiz.
Soruları soran kişiler bizler olacağız.
Neden adaletsizlikle yaşıyorsunuz? Neden buna sesinizi çıkarmıyorsunuz?
Neden güçlü bir gençlik yetiştirecek topluluklar kurmuyorsunuz?
Alkol endüstrisini harap edecek kişiler bizleriz.
Ama haram diyen fetvalar sebebiyle değil, Allah zaten haram demiş.
Onun kötülüklerini, sebep olduğu fenalıkları ortaya çıkaracağız.
İnsanları kendilerine zararlı olan şeyler konusunda bilinçlendireceğiz.
Çünkü bu sadece Müslümanlara değil, tüm topluma zararlı bir şeydir.
Ki İslam, insanları zarardan kurtarmak için gelmiştir.
Gayrimüslimleri bile. (Yani sadece Müslümanları değil.)
Örnek, bizler olacağız.
Bu şekilde düşünmek zorundayız.
Bu toplantı bittiğinde birçoğunuz çocuklarınızla arabaya binip gideceksiniz.
Otoyola gireceksiniz.
Ve müstehcen bir reklam panosu göreceksiniz.
Bir kumarhanenin olabilir.
Bira vs. için bir pano da görebilirsiniz.
Diyeceksiniz ki, “Çocuklar, başka bir yere bakın. Haram. Oraya bakmayın.”
Ama şöyle ki, zihniyetiniz değişecek.
Diyeceksiniz ki, “Bakmadığımız o şey var ya?
Bizim işimiz onu oradan indirip daha güzel bir şey koymak. Bu yüzden buradayız.
Allah bizi buraya gönderdi ki, burayı güzelleştirelim.”
Örnek olmak bunu gerektirir.
Sizinle paylaşacağım son şey ise; bunu paylaştıktan sonra bitireceğim.
Şu anda daha çok gençlere, özellikle evli olmayan gençlere (kız ve erkeklere) sesleniyorum.
Size kız ve erkek diye sesleniyorum çünkü henüz kadın-adam gibi davranmıyorsunuz.
Eğer öyle olsaydı, kadın ve adam diye seslenirdim.
Size kız ve erkek diye sesleniyorum ve umuyorum ki bu konuşmadan kadın-adam (olgun olarak) olarak çıkarsınız.
Çünkü küçük kız ve erkekler (10, 11 yaş) size bakıp diyorlar ki;
“O bacağında sıkıntı var gibi yürüyor, neden ben yürümeyeyim?”
“Abim öyle yapıyor, ablalarım tuhaf tuhaf giyiniyor. Neden ben yapamayayım?”
“O erkeklerle konuşuyor, ben neden konuşamayayım?”
Kabul etseniz de etmeseniz de onlara çoktan birer örneksiniz.
Davranışlarınızın sorumluluğunu almanız gerekiyor.
Konuşmanızın, mesajlaşmalarınızın, paylaştıklarınızın, trollerinizin, attığınız etiketlerin…
Bunlar için sorumluluk almanız gerekiyor.
Yapmalısınız, çünkü çoktan birer örneksiniz.
Bir dahaki sefere örnek aradığınızda aynaya bakın.
Aynaya bakın.
Allah çoktan sizleri birer lider konumuna koydu.
Siz Müslümanlarsınız.
Allah sizlere çoktan bu sorumluluğu verdi.
Sizler Muhammed’in (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ümmetisiniz.
“لِّتَكُونُواْ شُهَدَاء عَلَى النَّاسِ” (Bakara, 143)
“Böylece insanların üzerine (hak) şahitler olun diye”
Bu mücevher değerindeki kelama sahip olmamız, Allah’ın bizlere hediyesidir.
Bu kelama paha biçemezsiniz.
Bu “La ilahe illallah”,
Bu “Muhammedun Rasulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sahbihi ve sellem”,
Bu kelimelerin bedeli yoktur.
Bu kelimeleri söyleyebiliyoruz, bu hediyedir.
Dünyadaki insanların çoğu bu hediyeye sahip değil.
Bizler bu hediye sahibiz;
Bununla müşerref insanlarız;
Allah bize bu şerefi bahşetti ki, dünyaya örnek olabilelim.
Allah bizlere bu dünyadaki yerimizi anlamamızı nasip etsin.
Allah, bizlere bahsettiğim bu geleceği, hatta ilerisini tasdik etmeyi nasip etsin.
Ki, böylece bu dinin daha önce görülmemiş güzelliklerini gösterebilelim.

Yorumlar

yorumlar

Genç Müslümanlar

Genç Müslümanlar, müslüman davetçilere her türlü içerik, materyal, fikir ve bilgi sunmaya çalışan bir blogdur.

Son Yazılar
0
Bir cevap bırakın

Note: Your password will be generated automatically and sent to your email address.

Forgot Your Password?

Enter your email address and we'll send you a link you can use to pick a new password.