İSLAM’IN PRATİĞİ

“Peygamber ve Sahabe Örnekliği”

Yüce Allah, bütün peygamberlere itaat etmeyi ve yollarını izlemeyi emretmiştir. Bu emri yerine getiren ve hem darlıkta hem bollukta, hem rahat zamanda hem en çetin savaş meydanlarında ona itaat eden ashab, Allah’a ve Peygamber’e itaatin en güzel örneğini vermiştir. Açlık ve ambargodan, en ağır ceza ve işkencelere kadar, hicret ve mahrumiyetlere kadar ona inanmanın faturasının çok ağır olduğu her aşamada sınavdan geçerek itaatini ispatlamış olan ashab dünya tarihinde itaatin eşsiz örneğini vermiştir.

Herhalde Hz. Peygamber’i veya onun sünnetini devredışı bırakarak dini anlamayı ve yaşamayı ve yaşatmayı düşünenlerin herkesten önce bu gerçeği anlaması gerekir. Çünkü bir öğreti veya sistem teorik olarak ne kadar mükemmel olursa olsun uygulamada örneği ve temsilcisi yoksa, ideal olması düşünülemez ve tam uygulanması mümkün olmayan bir sözün ötesine geçmez. Onun için Hz. Muhammed’in her alanda örnekliğini ve uygulamasını gözardı edenler, örneksiz ve temsilcisiz bir İslam hayal etmektedirler ki bu Allah’ın öğretilerine ve sosyal yasasına aykırıdır. Çünkü her inanç veya sistem öncelikle sahiplerinin şahsında temsil edilir ve başkaları ona bakarak değerlendirir.

İnsanlara ışığını gösterebilmesi ve alternatif örnek olabilmesi için İslamı’ın mutlaka somut bir toplumda temsil edilmesi gerektiğini söyleyen merhum Seyyid Kutup, emperyalizmin bunun farkına vardığı ve önemini kavradığı için kitap, dergi, sinema filmi, tiyatro, konferans gibi her türden teorik faaliyete tolerans gösterdiği halde İslam’ın somut bir toplumda/ cemaatte temsil edilmesine tolerans göstermediğini özet olarak şöyle belirtir:

“Emperyalizm, islam hakkında binlerce konuşmaya, binlerce filme, binlerce toplantıya, binlerce makaleye, binlerce kitaba tolerans gösterdiği halde, Dünya’nın herhangi bir yerinde İslam’ın somut bir toplumda temsil edilmesine tolerans göstermez. Çünkü İslam öğretilerinin somutlaştığı bir İslam toplumu, ideal örneğe susamış ve her türlü kötülük altında ezilmiş olan uluslara deniz feneri işlevi görecek ve yollarını aydınlatacaktır. İnsanlar bu topluma bakarak hak ile batılı, iyi ile kötüyü, yanlış ile doğruyu, aydınlık ile karanlığı karşılaştırıp seçim yapma imkanı bulacaklardır. Onun için emperyalizm, İslam konusunda teorik olarak her türlü faaliyete tolerans gösterdiği halde, islâmın somutlaştığı böyle bir toplumun kurulmasına tolerans göstermemektedir.” ( Bir Düşünür Olarak Seyyid Kutup, İbrahim Sarmış)

 İbrahim Sarmış, “Hz. Muhammed’i Doğru Anlamak” adlı kitabından alınmıştır.

 

Yorumlar

yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Please enter your name here