Haber

Keşmir’de Neler Oluyor?

KEŞMİR’İN TARİHSEL SÜRECİ

Hindistan 15 Ağustos 1947’de, İngiliz İmparatorluğundan bağımsızlığını kazandığı zaman ülke ideolojik olarak parçalanmıştı. İmparatorluklarının kıymetli bir parçası saydıkları Hint alt kıtasından çekilirken İngilizler, klasik “böl-yönet” mantığını devreye sokmuş ve bu mantığı işlevselleştirecek bir parametre olarak da bölgedeki din faktörünü baz almıştır. Dolayısıyla söz konusu coğrafya, Hinduizm temelinde Hindistan ve Müslüman tabanında Pakistan olmak üzere genel anlamda ikiye bölünmüştür. Tarihteki en kanlı parçalanmalardan biri olan bu olayda yaklaşık bir milyon insan hayatını kaybetti.

İngiltere 1947’de Hindistan’dan çekilirken prenslikle yönetilen Keşmir’i ya Hindistan ya da Pakistan ile birleşme konusunda serbest bıraktı. Nüfusunun yüzde 90’ı Müslüman olan Keşmir halkı, 1947’de Pakistan’a katılmaktan yana tavır alsa da dönemin mihracesi (hükümdarı) Hari Singh, Hindistan ile birleşmeye karar verdi. Karara, Müslüman Keşmir halkı karşı çıktı. Mihrace çıkan isyanı bastırmak istedi. Müslümanlara saldırı olduğunu duyan Pakistan’ın kuzeybatısındaki kabile üyeleri Keşmir’e yardım gönderdi. Pakistan ve Hindistan’ın bölgeye asker göndermesiyle taraflar, 1947’de ilk kez savaştı. 1 Ocak 1949’da savaş sona erdiğinde BM destekli ateşkes hattı Keşmir’i Pakistan ve Hindistan yönetimi arasında böldü.

Anlaşmazlığın ardından Hindistan Keşmir’in yüzde 45’ini, Pakistan yüzde 35’ini, Çin ise yüzde 10’unu kontrol etmeye başladı. Hindistan kontrolündeki bölgeleri “Cammu Keşmir” eyaleti adında kendine bağladı. 1957’de Hindistan, Cammu Keşmir’i özerk bir Hint devleti olarak nitelendirdi.  Pakistan ise kendi kontrolündeki Keşmir’e “Azad Keşmir” ve “Gilgit Baltistan” olarak iki özerk bölge statüsü verdi.

Pakistan ve Hindistan Keşmir için 1965 ve 1999’da tekrar savaştı.

Hindistan Keşmir’in laik statüsünü koruduğunu iddia ederken, Pakistan çoğunluğu Müslüman olan devletin, Müslüman bir ulusun parçası olması gerektiğini savunmasıyla,  Keşmir sorunu günümüze kadar devam eden bir süreç olmuştur.

ŞİMDİ KEŞMİR’DE NELER OLUYOR?

Hindistan’ın İngiltere’den bağımsızlığını kazandığı günden bu yana, Hindistan anayasasının 370. Maddesi, 12 milyon nüfuslu Cammu Keşmir eyaletine özel bir statü tanımakta ve merkezi hükümetin eyaletteki gücünü sınırlandırmaktaydı.

Bu madde Cammu Keşmir’e, kendi anayasasına sahip olma, savunma, iletişim, finans ve dış işleri meseleleri dışında tüm konularda karar verme hakkı tanıyordu. Madde ayrıca Hindistan’ın diğer eyaletlerinden Hintlerin Cammu Keşmir’de kalıcı oturumunu, toprak satın almasını, yerel hükümet işlerinde çalışmasını ve eğitim bursları almasını yasaklıyordu.

Seçim kampanyası döneminde yaptığı konuşmalarda Cammu Keşmir’in özel statüsünün kaldırılacağına dair söz veren Hindistan Başbakanı Narendra Modi liderliğindeki milliyetçi Hindistan Halk Partisi (BJP) hükümeti, bağımsızlık sonrası bölgeye tanınan otonom yapıyı, geçtiğimiz günlerde verdiği kararla ortadan kaldırarak, Cammu Keşmir’in ayrıcalıklı konumuna son verdi.

ÖZERKLİK KALDIRILDI

Hint anayasasının Cammu Keşmir’i özerk kılan 370. maddesinin değişimini öngören yasa tasarısı,  Parlamento’nun üst kanadı olan Rajya Sabha’da (Eyaletler Meclisi) 61 ret oyuna karşın 125 evet oyuyla, alt kanat Lok Sabha’da (Halk Meclisi) ise 70 ret oyuna karşın 370 evet oyuyla Salı günü kabul edildi.

Alınan kararın ardından Cammu Keşmir’de artık Hindistan yasaları geçerli olacak. Dolayısıyla Cammu Keşmir’in kendi anayasasına sahip olmak, savunma, iletişim ve dış ilişkiler dışındaki tüm meselelerde karar alma hakları ortadan kaldırılmış oldu. Aynı zamanda, bölge dışından gelen Hint vatandaşlarının daimi olarak yerleşmesi, toprak satın alması, yerel yönetim işlerini elinde tutması ve eğitim bursları kazanmasının da önü açıldı. Bunun beraberinde Ladakh Yeni Delhi tarafından doğrudan yönetilen bir idari bölgeye dönüştürülmüş oldu.

Gerçek şu ki Hint hükümetinin gerçekleştirmiş olduğu “yeniden yapılandırma” hamlesi, ülkedeki en kalabalık Müslüman nüfusun yaşamakta olduğu bölgenin demografik yapısının değiştirilebilmesine epey güçlü bir olanak sağlıyor. Cammu Keşmir’in kendine özgü Müslüman kimliğinin anayasal teminatı olan 370. maddenin yok edilmesi, aynı zamanda bölge dışındaki Hint vatandaşlarının bölgeye yerleşebilmesine ve eyalet hükümetindeki kamu görevlerinde bulunabilmesine imkan veren tüm kapıların da ardına kadar açılmış olması anlamına geliyor. Kısacası, Hindistan’ın bu adımı, “Keşmir’in Hintleştirilmesi” yolunda bir hazırlığın yapılıp yapılmadığı kaygısını uyandırmıyor değil. Bu noktada en muhtemel felaket senaryosu ise bölgedeki Müslüman nüfusun sistematik bir şekilde eritilerek Hindistan’ın kronik Keşmir sorununu kendince “çözüme” kavuşturmasıdır. Dolayısıyla Hindistan hükümeti, kontrol ettiği bölgeyi Hindistan’ın geri kalanına kalıcı olarak dâhil etme düşüncesini de gerçekleştirmiş oldu.

BÖLGEDE SIKI YÖNETİM

Hindistan’ın, Pakistan ile aralarında yıllardır ihtilafa neden olan ve Müslümanların çoğunlukta olduğu Cammu Keşmir’in özerkliğini iptal etmesi sonrası bölge dünyadan tecrit edildi. Bölgedeki siyasetçiler ev hapsine alındı. Yeni Delhi’ye bağlı güvenlik güçlerinin Cammu Keşmir bölgesinde devriye geziyor. İşlek caddeler üzerinde kepenkleri kapalı mağazaların önüne çelik bariyerler yerleştirildi. Bölgedeki mahalleler dikenli teller ve kontrol noktalarıyla birbirinden ayrılmış, iletişim hatlarının tamamına yakını kesilmiş durumda. Sabit ve mobil hatların kesintiye uğradığı bölgede, internet hattı da çalışmıyor. Bu da bölge halkının birbirleriyle ve bölge dışındakilerle iletişim kuramadığı anlamına geliyor. Bölgede yalnızca sınırlı sayıda kablolu televizyon ve yerel radyo yayını mevcut. Bölgede ayrıca kamuya açık toplantılar yasaklandı ve okullar, alışveriş merkezleri, klinikler kapatıldı.

PAKİSTAN VE ÇİN’İN TEPKİSİ

Hindistan tarafınca hayata geçirilen söz konusu radikal karar kuşkusuz en başta Pakistan ve Çin’in tepkisine yol açtı. Attığı adımla “Bölgede yeniden bir Hindistan-Pakistan savaşı tetiklenir mi?” sorusunu akıllara getiren Hint hükümeti, özellikle Çin’e karşı oldukça sert bir uyarıda bulundu: Çin’in 8 bin kilometrekarelik kuzeybatı toprağını işgal etmiş olmasına dikkat çeken Hindistan, Keşmir’in bir “iç mesele” olduğunun altını çizdi. Bununla birlikte, başka ülkelerin içişlerine karışmayan Hindistan’ın, benzer şekilde diğer ülkelerden de aynı davranışı beklediğine vurgu yapıldı.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı, Keşmir’in uluslararası alanda ihtilaflı bir bölge olarak tanındığını belirterek “Bu uluslararası anlaşmazlığın tarafı olan Pakistan, burada atılacak tüm yasa dışı adımlara karşı mümkün olan her türlü karşılığı verecektir” açıklamasını yaptı.

gencmuslumanlar.com

 

Hilal Dereli

Site Yazarı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı