Bu serinin 2. bölümünde, Yüce Kur’an’da bahsedilerek onurlandırılan 2 kadını öğreneceğiz: Belkıs (ra) ve Hz. Musa (as)’ın annesi.

Belkıs (ra)

Belkıs (ra), milattan önce 6. yüzyılda Sebe Melikesiydi. Sebe toprakları günümüzün Yemen bölgesinde yer alıyordu. Yüce Kur’an Belkıs’ı (ra) başkalarıyla istişare eden ve savaştan hoşlanmayan bilge bir yönetici olarak tasvir eder. Belkıs (ra) ve halkı güneşe tapmaktaydılar. Süleyman Peygamber (as), hüthüt kuşundan Belkıs hakkında işittiklerinden sonra ona bir mektup göndererek tek ve gerçek Yaratıcı’ya tapmasını söyler. Belkıs (ra) mektubu saygıyla alır ve danışmanlarıyla istişare eder: Der ki,

(Süleyman’ın mektubunu alan Sebe’ melikesi,) «Beyler, ulular! Bana çok önemli bir mektup bırakıldı» dedi. «Mektup Süleyman’dandır, rahmân ve rahîm olan Allah’ın adıyla (başlamakta) dır. «Bana baş kaldırmayın, teslimiyet gösterip bana gelin, diye (yazmaktadır)». (Sonra Melike) dedi ki: Beyler, ulular! Bu işimde bana bir fikir verin. (Bilirsiniz) siz yanımda olmadan (size danışmadan) hiçbir işi kestirip atmam.

(Kur’an 27:29-32)

Belkıs’ın (ra) danışmanları savaşa girmeyi tavsiye ederler, fakat o, savaşın yıkıma ve asil kişilerin ölümüne neden olduğunu söyleyerek barışı tercih eder:

Onlar şu cevabı verdiler: “Biz güçlü kuvvetli kimseleriz, çetin savaşçılarız; buyruk ise senindir, artık ne buyuracağını sen düşün.”(Melike) dedi ki: “Doğrusu, hükümdarlar bir memlekete girdiler mi orayı perişan ederler ve halkının büyüklerini küçük düşürürler. Evet, böyle yaparlar.”
(Kur’an 27: 33-34)

Belkıs (ra), Süleyman Peygamber’e hediyeler göndermeye karar verir, ama o reddeder. Sonra Melike, Süleyman Peygamber ile tanışmak için Kudüs’e gider. Hz. Süleyman’a hizmet eden bir cin Belkıs’ın tahtını o saraya varmadan Süleyman Peygamber’in sarayına getirir. Belkıs, tahtını Süleyman Peygamber’in sarayında görünce şaşırıp kalır. Saraya girmek üzereyken, her tarafta su olduğunu görür. Islandığını sanarak eteğini kaldırır. Süleyman Peygamber (as) bunun, altında su bulunan cam bir zemin olduğunu açıklar. Belkıs’ın yanlış hükmü, onun gözlerini Süleyman Peygamber’in mesajının gerçekliğine açmasını sağlar ve Müslüman olur:

Ona: Köşke gir dendi. Melike onu görünce derin bir su sandı ve eteğini yukarı çekti. Süleyman: Bu, billurdan yapılmış şeffaf bir zemindir, dedi. Melike dedi ki: Rabbim! Ben gerçekten kendime yazık etmişim. Süleyman’la beraber âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum.
(Kur’an 27:44)

Belkıs (ra) kendini tek ve gerçek Yaratıcı’ya teslim ettiği için onurlandırılmıştır. Allah (svt) tarafından yol gösterilen kimselerden olmuştur:

(Süleyman devamla) dedi ki: “Onun tahtını bilemeyeceği bir hale getirin; bakalım tanıyacak mı, yoksa tanıyamayanlar arasında mı olacak.”
(Kur’an 27:41)

Hz. Musa’nın Annesi

Musa Peygamber’in (a) annesi, Allah (svt) tarafından vahiy almış ve avutulmuştur. Firavunun yeni doğan tüm erkek bebeklerin öldürülmesini emrettiği yılda Hz. Musa’yı doğurmuştur. Yeni doğmuş bebeğiyle ne yapacağını bilmez haldedir. Allah (svt), ona bebeği nehre atması için vahyeder:

Musa’nın anasına: “Onu emzir, kendisine zarar geleceğinden endişelendiğinde onu denize (Nil Nehrine) bırakıver, hiç korkup kaygılanma, çünkü biz onu sana geri vereceğiz ve onu peygamberlerden biri yapacağız, diye bildirdik.”
(Kur’an 28:7)

Kartondan bir beşik yapar ve bebeğini Nil Nehrine bırakır. Bebek Musa Firavun’un hizmetçileri tarafından bulunur ve Firavun’un karısı Asiye’ye götürülür. Kısa süre sonra Musa’nın annesi üzüntüsünü yener. Allah (svt) onun kalbini güçlendirmiştir:

Musa’nın anasının yüreğinde yalnızca çocuğunun tasası kaldı. Eğer biz, inanlardan olması için onun kalbini kuvvetlendirmemiş olsaydık, neredeyse işi meydana çıkaracaktı.
(Kur’an 28:10)

Sonrasında Musa’nın annesi, Musa’nın ablasından bebeği takip etmesini ve onu uzaktan izlemesini ister. Allah (svt), bebek Musa’nın gerçek annesi dışında birinden süt emmemesini buyurmuştur. Musa Peygamber’in ablası, Asiye’ye annesinin bebeği emzirebileceğini söyler. Annesinin, bebeğin gerçek annesi olduğunu saklamaya devam eder:

Annesi Musa’nın ablasına: Onun izini takip et, dedi. O da onlar farkına varmadan uzaktan kardeşini gözetledi. Biz daha önceden (annesine geri verilinceye kadar) onun sütanalarını kabulüne (emmesine) müsaade etmedik. Bunun üzerine ablası: Size, onun bakımını namınıza üstlenecek, hem de ona iyi davranacak bir aile göstereyim mi? dedi.
(Kur’an 28:11-12)

Allah (svt), Musa’nın annesine verdiği sözü yerine getirir ve onu bebeğine kavuşturur. Üstelik Musa’nın annesi bu hizmeti karşılığında Asiye’den ücret ve hediyeler alır. Musa’nın annesinin hikâyesi Allah’ın (svt) kadın kullarına olan merhametini göstermektedir:

Böylelikle biz onu, anasına, gözü aydın olsun, gam çekmesin ve Allah’ın vaadinin gerçek olduğunu bilsin diye geri verdik. Fakat yine de pek çoğu (bunu) bilmezler.
(Kur’an 28:13)

Bu yazı Quran Academy sitesinden alınarak “Genç Müslümanlar” ekibi tarafından tercüme edilmiştir. 

Kuran’ı Kerim’de Övülen Hanımlar – 1. Bölüm

Yorumlar

yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Please enter your name here