Rafine şeker (şu hepimizin evindeki beyaz pırıltılı şey)in ne kadar zararlı olduğunu mutlaka duymuşsunuzdur. Hala duymamışsanız sizi önce şuraya alalım:

http://www.kemalozer.com/rafine-sekerin-olduren-hikayesi-697h.html

Bir yıl kadar önce, 40 gün boyunca rafine şeker diyeti yapma kararı almıştım. Şekeri bırakmışken katkı maddeli bir şey de yemeyim tam olsun deyince inanılmaz zorlandım. 40 günün bu kadar uzun bir süre olduğunu bilmezdim.Hadi katkı maddeleri neyse, ama şeker herşeyin içinde vardı! 40 günün tamamlanacağı gün arkadaşlarımla birlikteydim. Yaş pasta ve içinde şeker olduğunu öğrenince ağlamaklı olduğum poğaçadan arkadaşlarım paket yapıp vermişlerdi. Son gecenin geçmesini ve sabah uyanıp ilk iş olarak o pastaları yemeyi çocuk gibi bekledim. Sabahsa çok ilginç bir şey oldu, canım hiç birini istemiyordu, bir lokma bile!

O kırk günün etkisinin bozulmasına izin vermesem belki şimdiye kadar devam edebilirdim. Bunu yapamasam da şeker diyetinin bana getirisi büyük oldu. Artık vasat oranda yapılmış tatlılar bile bana şekerli geliyor.

That Sugar belgeseliyle yeni karşılaştım. İkinci bir 40 güne ikna edecek güçte değil 🙂 fakat çok eğlenceli bir belgesel. Gıda konusuna önem veren herkesin izlemesi gereken bir yapım. Zararlarından dolayı şekeri tamamen hayatından çıkaran bir adamın deney amaçlı (2 ay boyunca) tekrar şeker kullanmaya başlaması ve vücudunda meydana gelen değişimlerin gözlemlenmesini konu alıyor. Bir Avustralyalının günlük olarak tükettiği ortalama 40 çay kaşığı şekeri iki ay boyunca gıdalarla alıyor. Şeker yoğunluklu hazır gıdalar düşünüldüğünde aslında bu miktarı almanın o kadar da zor olmadığını görüyor. Ve vücudundaki tüm değişimler kaydediliyor. Aynı zamanda şekerin neden yediğimiz herşeyin içine konulduğu, şekersiz yaşayamaz hale gelişimizle ilgili de ilginç konulara değiniyor. Şekeri bırakmaya niyetiniz olmasa bile, siz yine de izleyin 🙂

Not: Birkaç sahnede uygunsuz görüntüler mevcut.

Yorumlar

yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Please enter your name here