Kuran - TefsirVideo

Bakara Suresi Tefsiri 6. Bölüm – Nouman Ali Khan

Nouman Ali Khan’ın 2016 Ramazan ayında 30 gün boyunca yapmış olduğu Bakara Suresi tefsir serisi.
6. Ders

Bakara Suresi Tefsiri 6. Dersden bir bölüm:

Araplar Kur’an’ın dilini, Rasulullah (sav)’in nasıl böyle konuştuğunu çözememişlerdi. Arapça’yı biliyor olsalar bile. Kur’an’da, kendileri Arapça’ya hakim olmalarına rağmen, bazı şeyleri açıklayamıyorlardı. Tamam mı? Ve şimdi de Türkçe bilen kitleye bunlardan birkaçını anlatmak zor ama onlardan birini deneyeceğim. Kur’an kaç yılda tamamlandı? Bilen var mı? 23 yılda. 23 buçuk yıl kadar. Bu, Kur’an’ın vahiy süreci. Yaklaşık 600 küsür sayfa var ve hepsi bir anda inmedi. Ve bu vahiylerden ayrı olarak aynı zamanda Rasulullah(sav)’in kendi söylevi, hadis-i şerifleri var. Rasulullah (sav) konuşurken, bazen ağzından Kur’an, bazen de kendi hadisleri çıkıyor.

Yani kelimenin tam anlamıyla yüz binlerce şey aynı kişi tarafından (sav) söyleniyor. Bazıları Kur’an bazıları hadis. Dilbilimsel açıdan bile baktığımızda, eğer tüm hadis kavramını toplasanız, ki bazı ulema, araştırmacı alimler yapmıştır. Hepsi tüm hadisleri Rasulullah’ın nasıl konuştuğunu tespit etmek için bir külliyat haline getirdiler. “O’nun konuşma tarzı nasıldı?” Kur’an’la karşılaştırıldığında kıyaslanamaz bile. Kulağa benzer gibi bile gelmiyor. Kaynaklar apaçık bir şekilde farklı. Müellifler aynı değil yani. Aynı ağızdan çıksa bile. Kur’an’da Allah bir insan için imkansız olan şeyler yapmıştır. Size onlardan bir tanesini söyleyeceğim.

Arapça’da “medde” “sunmak” demektir. Başka bir kelime de “emedde”dir, o da “sunmak” demektir. “medettuhu” “emdettuhu” kabaca aynı anlamdadırlar: “sunmak.” Tamam mı? Biri diğerinden daha vurguludur ama o kadar. Araplar manaya göre, değiştirilebilir şekilde kullanırlar. İki kere düşünüp “medde” ya da “emedde” demezler. Pek fark etmez onlar için. Kur’an’a baktığımızda, Allah “medde” de “emedde” de kullanmıştır. Ama Allah’ın yaptığını hiçbir insan daha önce yapmamıştı. Tüm kitap boyunca Allah insanlara verdiği şeylerden bahsederken “emedde” kalan diğer şeyler içinse “medde” kullanmıştır. Bize verişini kullandığı kelimenin yapısıyla “sunmuştur.”

وَيُمْدِدْكُمْ بِاَمْوَالٍ وَبَن۪ينَ
“Sizi mallarla, oğullarla desteklesin” (Nuh, 12)

يُمْدِدْكُمْ رَبُّكُمْبِخَمْسَةِ اٰلَافٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ
“Rabbiniz nişanlı beş bin melekle size yardım eder.” (Ali İmran, 125)

وَاَمْدَدْنَاهُمْ بِفَاكِهَةٍ وَلَحْمٍ مِمَّا يَشْتَهُونَ
“Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.” (Tur, 22)

نُمِدُّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ مِنْ عَطَٓاءِ رَبِّكَۜ
“Hepsine, onlara da bunlara da Rab’binin ihsanından veririz.” (İsra, 20)

Tüm kullanılanlar “emedde” “sunmak” anlamındakiler. Sunulan kelime Allah’ın kullarına rahmetini sunduğu zaman kullanılıyor. Diğer her yerde, mesela okyanusların yayılmasında belli kıssalarda ya da bir cezanın sunulmasında, mesela burada Allah onların isyanlarını sunacak; o yüzden “medde” kullanmıyor, وَيَمُدُّهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ” diyor, az olan “emedde” yani. 23 yıl boyunca bu tutarlılıkta! Tüm fiiler bir paragrafta geliyor, onu şuraya koyayım, bunu da buraya koyayım gibi değil. Böyle olmadı. Allah’ın tüm vahiy boyunca bunu yapması…subhanAllah. Ve dilbilimcilerin bunu asırlar sonra incelemesi ve “Vay canına, nasıl oldu bu?” demesi… Bu kazara olamaz.

Dersi PDF olarak indir:

PDF İNDİR – DRİVE

PDF İNDİR – YANDEX

Önceki bölümler için: https://gencmuslumanlar.com/tag/bakara-suresi/

Etiketler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı