Gençlere ÖzelTavsiyeler - İpuçları

Üniversiteli Müslüman Kardeşime…

Belki üniversiteye yeni başladın, belki son senen, belki diğer yıllarındasın üniversitede. Hayatının en güzel yıllarının içindesin. Başka bir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde arşın gölgesinde gölgelendirilecek gruptan biri de “Gençliğini Allah yolunda geçiren” gençtir. Sadece bu hadisten bile ne kadar önemli bir dönemde olduğunu anlayabilirsin. Peki gençlik sadece üniversite okunan dönem midir? Elbette hayır; ama gençliğine çok büyük bir ölçüde etki eden ve karakterini şekillendireceğin yıllardır.

Ya en verimli, en faydalı, en hayırla yad edebileceğin bir dönem olacak ya da en verimsiz, en faydasız, en pişmanlıkla anacağın bir dönem. Hangisi olacağına amellerin ile sen karar vereceksin. İçinde bulunduğun durumda belki sana saçma gelecektir; ama şu an hayatının kendine en çok bir şeyler katabileceğin, en az sorumluluğa, en çok boş vakte sahip olduğun dönemindesin. Bana üniversitede bu söylendiğinde “Yok canım daha neler” demiştim, üniversiteden mezun olunca ise ne demek istendiğini çok iyi anladım 😊

Bulunduğun Yerde İslam’ın Temsilcisisin

Gittiğin her yerde belki kıldığın namazla, belki sakalın, belki örtün, belki yaşıtlarının sıcak baktığı birçok şeye mesafeli olman ile İslam’ın bir temsilcisisin. Yaptığın bir hatanın senden çok sahip olduğun değerlere isnad edileceğini bilerek adım atmalısın. Kötü bir temsiliyet sadece kendimize değil, Allah’ın dinine de vereceğimiz bir zarar olacak. Bununla birlikte iyi bir temsiliyet de hayatımız boyunca, hatta biz bu dünyadan ayrıldıktan sonra bile bize ecir kazandıracak kadar büyük bir hayır kapısı olabilir. Ben üniversite yıllarında örtünen biri olarak şöyle bir örnek verebilirim. Örtünmeyi düşündüğüm zamanlarda kendi bölümümde düzgün örtülü bir müslüman kardeşimi görmek henüz onu tanımasam bile bana güç veriyordu. “Demek ki yapılabilir.” gibi. Yani sadece örtünle bile farkında olmadan güzel düşüncelere vesile olabilirsin. 😊

Derslerinde, yaptığın her işte en iyi olmayı hedefle. Müslüman yaptığı işi en güzel yapandır. Vaktinin bir bölümü her zaman Allah’ın dinine hizmete ait olsun. Bu bir sosyal sorumluluk projesi ile olabilir, bir tebliğ çalışması olabilir, içinde bulunduğun şartlara göre buna sen karar verebilirsin. Öğrenci dünyanın en zengini de olsa fakirdir, şeytanın param olunca infak ederim yalanı ile seni kandırmasına asla izin verme. Minicik meblağlar da olsa düzenli bir infağın olsun. Arkadaşlarınla birlikte bir yetim kardeşiniz olabilir mesela 😊 Ama çok dikkat etmen gereken bir husus var. İçinde bulunduğun İslami çalışmaların seni sünnetlerden, farzlardan geri kalmana sebep olmasına izin verme. Yaptığımız her çalışma bizim Kuran ile, ibadetlerimizle ilişkimize hizmet etmeli. İslam adına yaptığım çalışma sebebi ile namazımın sünnetini kolayca bırakabiliyorsam, namazım vaktin çıkmasına yarım saat kalaya kalmaya başlamışsa, karşı cinsle iletişimimde gevşeklikler başlamışsa ihlas depomda uyarı ışığı yanıyor demektir.

Okumadığın Her Gün Ziyanda Olacağını Aklından Çıkarma!

Yazının başında en az sorumluluğa, en çok boş vakte sahip olduğun bir zaman içerisinde olduğundan bahsetmiştik. Bu zamanları kaliteli okumalarla değerlendir. Temel İslami bilgiler, temel İslam tarihi, temel İslam kavramları okumalarının ayrılmaz parçası olsun. Sahip olduğu değerlerin tarihini, öncülerini, kavramlarını bilen biri kendi hayatına başkalarının etkisi ile değil Allah’ın kelamı, salih kimselerinin örnekliği ile yön verir. İçinde bulunduğu durumu analiz etmesini bilir. Kolay kolay manipüle edilmez. Okumalar yaparken de bu okumaların seni nelere yönlendirdiğine dikkat et. Faydasız, seni ilgilendirmeyen tartışmalara mı giriyorsun yoksa Kuran’a daha çok yaklaşıp, namazını daha güzel mi kılmaya çalışıyorsun?

Kendi dilinin inceliklerine hakim olmalısın. Bununla beraber okul bitene kadar en az bir dili öğrenmiş ol. Her dil farklı kültürlere açılan kapılardır. İngilizce ve Arapça önceliklerin olsun.

Seni İlgilendirmeyen Şeyleri Terk Et

“Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler.” (Muminun/3)

Ebü Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Kendisini ilgilendirmeyen şeyi terk etmesi, kişinin iyi müslüman oluşundandır.” 

(Tirmizî, Zühd 11. Ayrıca bk. İbni Mace, Fiten 12)

Şeytanın hayatının en güzel, en verimli yıllarında sana yapacağı en büyük saldırılardan biri de seni faydasız, boş şeylerle meşgul etmesidir. Ümmet içerisinde yüzyıllardır ihtilaf halinde olan konularla, gereksiz tartışmalarla seni meşgul etmeye çalışıp, müslüman kardeşlerinle arana mesafe koymaya çalışması, gece boyu süren tartışmalar sonucu seni sabah namazından aciz bırakması bunlardan bazılarıdır. Sana dünyevi ve uhrevi bir konuda fayda vermeyecek konuşmalardan uzak dur. Bilerek, bilmeyerek elinle, dilinle, tweetinle, facebook postunla, instagram gönderinle bir müslümana zarar vermekten kaçın. Velev ki o müslüman büyük günahlara batmış olsun. Günahlara buğz et, müslüman kardeşinin kendisine değil.

Salihler Yoldaşın Olsun

Sabah akşam Rablerine, O’nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte candan sebat et. Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan çevirme. Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, kötü arzularına uymuş ve işi gücü aşırılık olan kimseye boyun eğme. (Kehf/28)

“Kişi dostunun dini üzeredir. Öyleyse her biriniz, kiminle dostluk kuracağına dikkat etsin.” 

(Ebu Davud, Edeb, 19, Tirmizi, Zühd, 45)

Aranızda birçok ihtilaf olsa da, her davranışını takdir etmesen de en yakın çevren hep hem senin bir şeyler kattığın, hem de sana bir şeyler katabilen müslüman kardeşlerinden oluşsun. Kimlerle oturup kalkıyorsan sen onların ortalaması kadarsın bunu unutma. Bu tabi farklı hassasiyetlere sahip insanlarla iletişim kurmamalıyız anlamına gelmiyor; bahsettiğimiz en yakınında olan, tavsiye alacağın, yoldaşın olan kimselerin Allah’a yakın kimseler olması. Sana tavsiye verebilecek, tecrübelerinden yararlanabileceğin büyüklerinin ders halkalarına, konferanslarına katıl. Onlardan sana tavsiye vermelerini iste. Verdikleri tavsiye nefsine ağır geldiğinde de uygulamaya çalış. Şeytanın büyüklerine karşı kötü zanda bulunmana sebep olmasına izin verme.

Karşı Cins Meseleleri

Zinaya yaklaşmayın! Çünkü o hayâsızlıktır, çok kötü bir yoldur. (İsra/32)

Şeytanın en büyük tuzaklarından biri de şüphesiz ki karşı cins konuları ile sana yaklaşmasıdır. Şunu unutma ki şeytan sana asla karşındaki kişi ile zina yap, yakınlaş demeyecek. Belki ders notları alabileceğin onlarca kişi varken ondan not aldıracak, belki sosyal medyada takip ettirmekle başlayacak sonra birden ortak alanlarınızın çoğaldığını fark edeceksin. Sonra bir bakmışsın “biz zaten evleneceğiz, ayrıca biz birbirimizi sabah namazına kaldırıyoruz” demeye başlamışsın 😊 Bu fitne çağında rabbimize her zaman göz aydınlığı bir eş için dua et ve hazır olduğunda rabbinden onu sana hayırla, helal yolla göndermesini iste. Unutma; “Kötü kadınlar, kötü erkeklere; kötü erkekler de kötü kadınlara; temiz kadınlar temiz erkeklere, temiz erkekler de temiz kadınlara lâyıktır. O temiz olanlar, iftiracıların söyledikleri şeylerden uzaktırlar. Onlar için bir bağışlanma ve bolca verilmiş iyi bir rızık vardır.” (Nur/26)

Rabbimizin dilemesi ve imtihan etmesi müstesna, ne kadar temiz biriyle evlenmek istiyorsan o kadar temiz kalmaya özen göstermelisin.

Üzerindeki Büyük Sorumluluğun Farkına Var

“Allah uğrunda gereği gibi cihat edin. O, sizi seçmiş, babanız İbrahim’in yolu olan dinde sizin için bir zorluk kılmamıştır. Daha önce ve Kuran’da, peygamberin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için size müslüman adını veren O’dur. Artık, namaz kılın, zekat verin, Allah’a sarılın. O sizin sahibinizdir. Ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır!” (Hac/78)

Ebu Hureyre (r.anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir mezarlığa gitti ve: ‘Selam sizlere ey mü’min topluluklar yurdunun sakinleri! Şüphesiz bizler de inşallah size kavuşacağız’ dedi, sonra ‘Kardeşlerimle görüşmeyi çok arzu ediyorum, onları çok özlüyorum’ diye iç çekti. Sahabeler: Ey Allah’ın Rasulü! Biz senin kardeşlerin değil miyiz? diye sordular! Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): ‘Hayır, siz benim ashabımsınız. Kardeşlerimiz ise, daha sonra gelecek, görmedikleri halde bana iman edecek olanlardır. Ben, onlardan önce havuzun başına varmış olacağım’ dedi.

Sahabeler: Ey Allah’ın Rasulü! Henüz senin ümmetinden gelmemiş olanları nasıl tanıyacaksın? diye sordular! Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): ‘Sizden herhangi bir adamın, alnında ve ayaklarında beyazlıkları bulunan atları olsa ve bu adamın atları siyah atlar arasında bulunsa, adam kendi atlarını tanımaz mı?’ dedi. Sahabeler: Elbette tanır, ey Allah’ın Rasulü! dediler. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve Sellem): ‘Onlar kıyamet gününde abdest almalarından dolayı alınları, kolları ve ayakları parlak geleceklerdir.’

Rasulullah (sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu sözlerini üç defa tekrarladı ve şöyle devam etti: ‘Ben onlardan önce havuzun başına varmış olacağım. Dikkat edin aranızdan birtakım kimseler havuzumdan, kaçkın devenin uzaklaştırıldığı gibi uzaklaştırılacaklar. Ben onlara buraya geliniz, buraya geliniz diye sesleneceğim ve bana şöyle denilecek: Onlar senden sonra bid’atlar yaptılar ve hep ökçeleri üzerine gerisin geri dönüp durdular. Bunun üzerine ben de: O halde benden uzak dursunlar, benden uzak dursunlar diyeceğim’ buyurdu.”

(Müslim 1/150, 151, Malik 1/49, 50, Nesei 1/35, İbni Mace 2/580, Beyhaki 4/78, Ahmed 2/300, 408)

Son söz…

Aldığımız her nefes, attığımız her adım ile bir tablo çiziyoruz adeta. Öldüğümüzde arkamızda nasıl bir tablo bıraktığımızı göreceğiz. Atası İbrahim, peygamberi Rasulullah sallallahu aleyhi vessellem olan bir dinin varisi olduğunu unutma. Rasulullah’ın bize şahit olduğu gibi, bizim de insanlığa şahit olma görevimiz var. Ait olduğumuz ümmete ve ümmetin her bir bireyine karşı ayrı sorumluluklarımız var. Böylesine büyük bir mirasa sahip olan, böylesine fazla göreve sahip olan biri nasıl olur da hayatının en kıymetli yıllarını boş sözler konuşarak, amaçsız insanlarla oturup kalkarak geçirebilir, hiçbir amacı yokmuş gibi davranabilir?

Rasulullah sallallahu aleyhi vessellem seni özlediğini söylüyorken nasıl olur da O’nun hayatını öğrenmeyi istemeden günler aylar geçebilir? Rasulullah sallallahu aleyhi vessellem ümmet bir beden gibidir derken, dünyanın her yerinde zulme uğrayan kardeşlerimiz nasıl olur da duamızda bile yer almaz, canımızı acıtmaz? Nasıl gelecek planlarımızın bir kısmında bile bu zulmü sonlandırmak yer almaz?

Mesleki plan yaparken, evlilik ve daha nice dünyevi kararlar verirken bu sahip olduğun mirasın hakkını verebilme amacına sahip olmalısın. Ne işlediğin günahlar, ne insanların “bu gençlik çok kötü ya” demesi seni yıldırmasın. Rasulullah sallallahu aleyhi vessellem’e en çok yardım eden hep gençler oldu. Öyle de olacak biiznillah. Geleceğin İslam toplumunu oluşturacak kişi sensin. Nasıl bir toplulukta yaşamak istiyorsan öyle bir birey olmak için çabalamalısın. Bol istiğfarlı, salih amelli, okul yılların bittiğinde elhamdulillah ne bereketli yıllar diyebildiğin yılların olması duası ile…

Elif Nisa

Site Yazarı

11 Yorum

  1. Allah razı olsun çok güzel keyifle okudum. Rabbim bizleri gençleri korusun. Ve isteyen herkese helal hayırlı eşler nasip etsin. Amin.

  2. Allah sizden razı olsun kardeşim. Bu yazınızı okuyan insanların düşüncelerine ” ben de İslam için bir örnek olacağım.” ı yerleştirdiniz belkide. Benim için öyle oldu. Örnek olmaya çalışırken buna daha da fazla özen göstermemi sağladınız. Teşekkür ederim ve Allah sizden razı olsun. Bunu yazarken öylesine söylemiyorum. Gerçekten Allah sizden razı olsun. .

  3. Çok yararlı oldu bana. Allah razı olsun, ellerinize sağlık, güzel bir yazı kaleme almışsınız.

  4. Rabbim ilmini arttırsın ve o ilimle salih ameller biriktirmeyi nasip etsin inşaallah.Diline sağlık…

  5. Allah razı olsun kardeşim. Bende bir zamandır İslama nasıl daha faydalı olabilirim diye düşünüyorum. Yakın arkadaşımın sevgilisi var ve onların zinasına ortak olmuş oluyorum. Arkadaşım islamiyete sıcak bakan biri değil. Ona doğrudan söylediğimde ters tepiyor. Alkole ve zinaya karşı ne hissettiğimi biliyor. Onu bırakmak istemiyorum. Çünkü haram işleri bıraksın istiyorum. Bu konuda tavsiyenizi alabilir miyim? Dolaylı yoldan islama yaklaşmasına nasıl vesile olabilirim?

    1. Haram sevdaya bulaşmış arkadaşlarımı sürekli uyarmalı mıyım?

      *Arkadaşlarım arasında ‘sevgilisi’ olanlar var niyette hepsi ciddi, evlenecekler, okurken evlenemeyeceklerini bahane ediyorlar. Ben kendimi mesul hissettiğimden zaman zaman uyarıyorum ama zaten kendileri de biliyor. Ben uyardıkça da bir yararı olmuyor onlara, daha da soğukluk giriyor araya. Ben onları devamlı uyarmakla mı yükümlüyüm?

      **Öncelikle kendini korumalısın bu durumdan. İkaz ederken bile bulaşabilecek bir mikrobu tarif ediyorsunuz. İlk hedefin kendini korumak olmalıdır. Kendini koru önce. Sonra da dinleme ihtimali olan birine ikaz et. İkazının etkisi olursa tekrar edersin. Bu durum, büyük bir yangına benzemektedir, söndürmeye çalışanı bile yakabilir. Allah yardımcımız olsun.

      Nureddin Yıldız

  6. Allah yapmış olduğunuz bu hizmetten dolayı sizi hayırla mükafatlandırsın. Bizleri İslam’ı hem yaşayan hem de yaşatan ve kendine yol arayan bu başıboş gençlere önder olanlardan eylesin. Allah cümlemizden razı olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı