Arapça Öğrenimiİlim

Hem Üniversite hem de 5 Ayda Hafızlık ve Arapça

Allah’a hamd, Resulüne salat ve selam olsun. Bundan bir müddet evvel Arapça öğrenimimdeki tecaribim üzerine bir yazı yazmış ve oldukça olumlu geri dönüşler almıştım.

Bu yazıdan sonra bazı kardeşler hem hafızlık hem Arapça hem de üniversitenin nasıl bir arada götürülebileceğini kendi yaşadıklarıma binaen yazmamı, böylelikle bu yola girmek isteyen genç kardeşlere bu yazının bir kandil olacağını belirttiler. Hamd olsun önceki yazıma istinaden bu yazıyı daha tafsilatlı şekilde hazırlayabildim.

Yazıya başlamadan önce hafızlık ve Arapça öğreniminde izlediğim yöntemin kişiden kişiye değişebileceğini, bazı kardeşlerin bu programla nihayete ermekte oldukça güçlük çekebileceğini hatırlatmak istiyorum. Aynı şekilde Arapça hususunda az da olsa biraz ilerleme kaydetmiş kardeşlerin bu programdan daha da bir müstefid olacağını belirtmeliyim. Bununla birlikte sabit bir kararlılık ve azim ile devam edildiğinde herkesin muvaffakiyet ile itmama ereceğinin garantisini verebilirim. O zaman haydi başlayalım:

Allah’ın kitabının hafızı olma isteğimin en zirvede olduğu dönem üniversiteye başladığım yıldı. Büyük bir heyecan içindeydim. Allah Resulüﷺ’in, Kur’an’ın hıfzı ile ilgili hadislerini okuyunca apayrı şevkleniyor, heves buluyordum. Her şeyden uzaklaşıp tamamen Allah’ın kitabı üzerinde ihtisas yapma arzum zirveyi görüyordu. Üniversiteyi bir süreliğine dondurup hafızlığı tamamladıktan sonra yeniden devam etmeyi arzulasam da bu hususta ailemin rızasını hiçbir zaman alamadım. Üniversite eğitimimin hiçbir koşulda sekteye uğramasına rızalarının olmaması, beni farklı alternatifler üzerinde düşünmeye itiyordu.

Hafızlık kursuna gitme ümitlerim suya düşünce -Allah yokluğunu göstermesin- çok sevdiğim bir kardeşimle ”Belirli bir kursa gitmeden ve üniversiteyi dondurmadan hafızlığı kendi başımıza yapabilir miyiz?” diye kafa yormaya başladık.

Böylesi bir alternatif üzerinde durmamız adeta çılgınlıktı zira üniversitenin ilk yılı, hayatımızın en yoğun olduğu yılların başını çekmekteydi: Bir yandan uzun silsile derslerinin tercüme edilmesi, video montajlar-grafik tasarımlar, internet sitesi çalışmaları diğer yandan ise fecrde gidip akşam namazında döndüğümüz üniversite…

Tüm bunlara binaen böylesi bir yola çıkmamız durumunda Allah’ın zamanımızı ve azmimizi bereketlendireceğinden zerre şüphe etmemekteydik. Belki de bizi şevklendiren temel unsur buydu. Bununla birlikte Kur’an hıfzı sürecinin, normal düzeye getirdiğimiz Arapça eğitimimize çok büyük katkısı olacağına hatta belki de zirveye çıkaracağına inancımız tamdı.

El hasıl: Birkaç ilim ehli ile istişare ettikten ve sosyal mecralar da sorumluluk aldığımız mecalleri asmayacağımıza dair ahitte bulunduktan sonra Allah’a tevekkül ederek başladık.

Ezbere Başlamadan Önce Tamamlanması Gereken Son Hazırlıklar?

Öncelikle şunu iyice yedirmeliyiz nefsimize: Müslüman dakik adamdır. Zaman hususunda en küçük bir taviz, daha büyük tavizleri doğurur. Allah’ın kitabını hıfz etmeye niyetlenmiş bir Mü’min, zaman yönetiminde yeryüzünün en cimrisi olmak zorundadır. Bunun başka alternatifi yoktur. Dünyevi heveslerinizi ve rahatınızı muayyen bir müddet askıya almak zorundasınız. Ve evet uyku meselesi de buna dahil!

5 saatin altındaki uykunun düşük performans zihne müsebbip olduğunu, 7 saatin üstündeki uykunun da adeta Alkol gibi hüküm gördüğünü” nefsimize aşılamamız gerekiyor. Aynı şekilde aynı saatte uyuyup aynı saatte kalkmak da çok önemli. Selef alimlerimizin belirttiği ve modern bilimin de tasdik ettiği üzere kişinin beynindeki alarmı devreye geçirmesi gerekiyor. Bu mevzunun tamamen zihinde ve irade de bittiğini idrak etmeliyiz. Bu hususa gerekli ehemmiyet ve dikkati verirseniz beyindeki alarm zaten kendiliğinden harekete geçmiş olacak ve zaman hususunda zerre bir müşküle ile karşılaşmayacaksınız. Nitekim buna verebileceğim en güzel örnek, ziyaret ettiğim Özbek ve Uygur medreselerinde sabah 5’de ezbere kalkan çocukların hemen hemen hiçbirinin alarma ihtiyaç duymaksızın ezber saatinden 5-10 dakika önce kendiliğinden kalkmalarıydı.

Peki hangi yöntemle nasıl ezber yaptık? Bu süreci nasıl yönettik?

Erken yatma alışkanlığını kazanmak için 3-4 gün erkenden yatma girişimleriyle kısa sürede uyku düzenimizi oturttuk. Akabinde her sabah 5’de yurtta bulunan mescitte ezbere başlamaya azmettik. İlk zamanlar bu işi ciddi tutarsanız devamı çok güzel gelecektir. 7’ye kadar (2 saat) olabildiğince ezber yapmaya azmedin. Yüzüne okumada iyi olmayanlar, olabildikçe yüzüne okuma yapıp kendilerini geliştirmeliler. Günlük 3 sayfayı defalarca okumalı ve sayfa içerisindeki tecvitleri bulmaya çalışmalılar. En sonunda ise o sayfaları makamını ve kıraatini beğendikleri bir hafızdan dinleyerek hatalarını incelemeliler. Bu hususta şahsi önerim, Hafız Abdulbasit Abdussamed’in mutedil bir hızda okuduğu Kur’an hatmi serisidir. Onun eşsiz tilavetiyle bu kardeşlerimin kısa sürede tecvide ve kıraate yatkınlıkları artacaktır.

Direkt ezbere başlayacak olan kardeşlere gelince: Yarın hangi sahifeyi ezberleyecekseniz önceki geceden itibaren o sayfayı defalarca bir hafızdan dinlemelisiniz. Ben MP3 çalarım ile rahat bir 20 tekrar yapar öyle yatardım. Bu şekilde sabah sayfalarımı ezberlemem 2 saati almazdı. İnsan zihni gece yatmadan önce en son odaklandığı şeyi gece boyu işlediği için siz uyanan kadar zihin defalarca tekrar yapacaktır. Öyle ki yurtta birlikte aynı odada kaldığım ikinci öğretim arkadaşlar, ‘’Abi hemen hemen her gece uykunda Arapça bir şeyler mırıldanıp duruyorsun” derlerdi.

Fecrde yaptığım ezberleri okula gittikten sonra da sürekli tekrar ediyor, o gün içindeki tüm vakit namazlarımda sünnetler de dahil olmak üzere o günün ezberini kıraat yapıyordum. Böylelikle akşama kadar o sahifeyi zihnimde bitiriyordum. Akşam geldiğimde benimle birlikte hafızlık yapan kardeşe ezberimi dinletiyor, o olmadığında ise camii imamlarına koşuyordum. Hafta içi bu şekilde ezber yaparken hafta sonu da yaptığım ezberleri komple tekrar ediyordum. Klasik usul yerine Arap usulüyle ezber yapmam, içinde bulunduğum şartlar da en iyisiydi. İlk zamanlar koca bir günüm, yarım sayfayı ezberlemek ile geçerken çok kısa bir süre de saatler içinde 8-9 sayfanın ezberini rahat şekilde yapabildiğim oldu.

Peki Ezber ile Arapça Nasıl Gelişir?

Bunun için de ezber yaptığınız sahifenin mealini de bir bakıma ezberleyeceksiniz. Allah Azze ve celle’nin kitabını anlayıp ihya etmek hıfzımızın birincil önceliği olmalı zaten. Arapçadan az çok anlayan kardeşler bu hususta daha avantajlı olacaktır. Ezberlediğiniz ayetlerin mealini yarım yamalak da olsa verebilecek şekilde ezberlemek hem hıfzı güçlendirir, hem basireti artırır hem de ileride yaşanılabilecek unutkanlıkların önüne geçer.

Ezberinizi yaptığınız yerin mealine hakim olmak hem ufkunuzu genişletir hem de gündelik helal-haram mevzularında dikkatli olmanızı sağlar. Bu şekilde ezber yapan kişiler, aylarca süren tekrar çalışmalarına ihtiyaç duymaksızın müthiş bir ezber yaptılar. Nitekim günümüz ahir zaman hafızlarının ciddi bir çoğunluğu, ne okuduğunu bilmeyen, anlamayan, ayetlere anlam veremeyen kimselerden müteşekkil. Hem hızlı bir şekilde hafızlık belgesini alıp göreve geçme isteği hem de yöneticilerin bu husustaki kifayetsizliği, ne okuduğuna anlam veremeyecek hafızlar yetiştirilmesine sebebiyet veriyor. Ezberlediği sahife de hangi kıssanın geçtiğini, Allah’ın hangi ibretlerden bahsettiğini de aynı şekilde ezberleyen Mü’min ise kolay kolay unutkanlık ile ma’lul olmayacaktır.

Yaptığımız ezberleri unutmamak için ne yapmalıyız?

Gün içinde, fecr de yapılan ezberi sürekli tilavet yapmalısınız. Vakit namazlarda zammı süre olarak o günün ezberini kıraat yapın. Akşam 5 defa günlük ezberinizi tekrar edin. Ve yatmadan önce de sabah yapacağınız ezberi defalarca okuyun-dinleyin. En önemlisi ise ezberlediğiniz ayetleri manasını düşünerek-fehmederek okuyun. Manası aklınıza gelmeyen ayeti açın ve tekrar inceleyin. Mümkünse çevrenizdeki kişilere de ”Bugün ezberlediğim sahife de şu kıssadan söz ediliyor” diyerek faydalı olmaya çalışın. Aynı şekilde günlük tutun. Tuttuğunuz günlükte ezberlediğiniz ayetlerden en fazla müessiriyeti altında kaldığınız ayetleri yazın. O sahife ile ilgili aklınıza gelen her şeyi defterinize yazın.

İşin vitamin, protein boyutuna ise girmeyeceğim. İnternette bu konu hakkında yazılar bulabilirsiniz. Manevi boyutu da Selef-i Salihin’in hayatına ve bize bıraktıklarına baktığımızda karşımıza çıkacaktır. Gözleri haramdan sakınmak başı çekiyor. Fuhşiyata nazar eden göz, unutkan bir zihne müsebbibdir. İmam Şafii “On altı senedir, doyasıya yemek yemedim” dediğinde talebeleri sebebini sorar. Şöyle cevap verir: “Çok yemek bedene ağırlık verir, kalbi zayıflatır, anlayışı, idraki azaltır, çok uyku getirir ve böylece insanı ibadetten alıkoyar. Kulluğun başı az yemektir” der. Ve yine “Unutkanlığın en önemli sebebi, çok günah işlemektir” demiştir. Haramlardan olabildiğince uzaklaşmak, kuvvetli bir ezber kabiliyetine yol açacaktır inşallah.

Unutmayın ki hafızlığa niyet getirdiğiniz andan itibaren o güne kadar 20 şeytan peşinizden koşmuşsa bunun 5 katı daha ardınıza eklenecektir. Zerre şüpheniz olmasın. Soldan yaklaşmayı deneyip başarılı olmayan şeytan, insan nefsine daha cezbedici yollardan saldıracaktır. Evlilik görüşmeleri de buna dahil. Normal ezber dışındaki vakitleri ayırmanıza rağmen sizi ezberden ve düzenlediğiniz programa riayet etmekten alıkoyan her şeyin üstünü çizin. Eş olur, dost olur vb. Karşı taraf ilgi istiyor olabilir. Siz bu hususta tavizsiz olursanız karşı taraf zaten buna alışacaktır. Hiçbir şey Kur’an’ı hıfzedip fehmetmekten daha öncelikli olmasın.

Arkadaşlarınız, eşleriniz, aileniz ve görüşme yaptığınız eş adayları.. Hiçbiri programınızdan taviz vermeye sebep olmamalı. Küçük bir tavizin daha büyüklerini doğuracağı hakikatinden kaçmak, abesle iştigal sadece.

Ayetlerin hakkını verin!

Ezberlediğiniz sahifeleri/sureleri kuvvetlendirdikten sonra kendi üzerinizde ihya etmeye azmedin. Sesi teğanniye vurup ayetlerle gövde gösterisi yapanların mahşerde en çetin azabın muhatabı olacaklarını unutmayalım. Tevbe ve Enfal sureleri barut kokar mesela. Barut kokan ayetleri, lüks mobilyalar üzerinde tamamen dünyevi bir yaşam sürerek kıraat yapmak cesaret ister. Mukabele esnasında Tevbe suresine denk geldiğinizde vücudunuzdaki her uzuv, ayetlerin haşyetiyle titremelidir. Zira Kur’an’ı okurken ve hıfzederken neyi okuduğumuzu bilmemiz, Allah’a olan haşyetimizi arttıracağı gibi ihlasımızı da kuvvetlendirecektir inşallah.

İsra suresini ezberlemeye başlayan birinin gece namazından taviz vermesi kabul edilemez. Hafızlık talebesini gece namazına kaldırmayan ilim, ilim değil cehalettir. Bununla birlikte rahat ve lüks düşkünü de olmayın. Giydiğiniz kıyafetlerden yattığınız yatağa kadar itidalli bir yaşamı seçin. Uzandığınıza sizi içine çeken bir yatak, sizi asla 5 de ezbere kaldırmayacaktır, kendinizi kandırmayın. Bazı kardeşler abarttığımı düşünebilir ancak yer yatağı her hafızlık talebesi için ilk tavsiyemdir.

Hitamu’l Misk

Yüzüne okuma hususunda çok büyük sıkıntıları olmayan kardeşler, keskin bir azim ve sarsılmaz bir sebat ile yola çıktıklarında 5-6 ay da bu program ile hafızlıklarını itmama erdireceklerdir inşallah.

Yüzüne okumada sorun yaşayanlar ise bahsettiğim okuma geliştirme yöntemlerini uyguladıkları takdir de max. 9-10 ay içerisinde diğer kardeşlerine yetişeceklerdir biiznillah. Üniversite dersleri ve yoklama hususunda sorun yaşamayan kardeşler çok daha kısa sürede bitireceklerdir. Nitekim bir kardeş sadece Ramazan ayında hıfzını bitirmişti. Günlük 1 cüz ezberleme, bazı kardeşlerime korkutucu ve inanılmaz gelebilir ancak hıfza başlayan kardeşler tebessüm ediyorlardır şimdi:) Allah’a güvenerek ve dayanarak yola çıkan mü’min için imkansız denilen bir şey yoktur. Çünkü Mü’min bilir ki Rabbinin rızası için bir yola çıktığında kendisini destekleyen bizatihi Rabbi olacaktır.
Çünkü Mü’min, ”Ey İman Edenler! Allah’a yardım ederseniz O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır.” ayetinin idrakindedir. Mü’min bilir ki ettiği tevekküle muhakkak icabet edilecektir…

El-Azîz, Er-Rahîm olana tevekkül et. Şuarâ 217

Onlar ki; sabreder ve yalnızca Rablerine tevekkül ederler. Ankebût 59

Allah’a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter. Ahzâb 3

Salih dualarınızda kardeşinizi unutmayın.

Bera Yamanoğlu

4 Yorum

  1. Allah hayırla mükâfatlandırsın. Işık olacak gibi görünüyor bu yazınız. Bu yazıyı İngilizce’ye çevirmeniz mümkün müdür? Eğer mümkün ise paylaşımı artacaktır ve başkalarına da ışık olacaktır inşaAllah, en azından benim tarafımdan paylaşılacak ve yayılacaktır inşaaAllah.
    جزاكم الله خيرًا كثيراً

  2. MaaşAllah, boyle bir zamanda, bu genç yaşta bu iradeye sahip olmayı, Rabbim herkese nasip eylesin.

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu