Gençlik Çalışmaları yazı dizimize devam ediyoruz. 3. Bölüm de Üniversitede neler yapabiliriz kısaca inceleyeceğiz. Yazıyı üniversitede faaliyetler yapan bir kardeşimiz yazdı. Sizlerin de önerilerini bekliyoruz.

Öncelikle şunu söylemek gerek; tebliğ yalnız bir saat anlatılan sohbetlere sıkıştırılamaz. Tebliğ, bireylerin hayatlarının tamamında uygulayabilecekleri bir sistem bir hayat tarzı haline gelirse amacına ulaşacaktır. Dolayısıyla tebliğ faaliyetleri yalnız mescidlerde değil, kafeteryalarda; yalnız camilerde değil üniversite koridorlarında ve yalnız kitlelere yönelik değil bireysel bir yaklaşım üzerinden yürümeli. Kişilere kazanılacak taraftar gözüyle bakmadan kurduğumuz özel ve samimi bağlar sayesinde bir saatlik sohbetin veremediği meyveyi dört yıllık bir arkadaşlıktan bekleyeceğiz.

Arkadaşlarımızla kurduğumuz bu yakın bağ ise bir görev olarak değil, cennete adam kazanma derdine düşmüş kişilerce bir nimet olarak taşınmalı. Davetçi kısa vadeli planlardan yahut günü kurtarma heveslerinden uzaktır. İnsan yaşamına etki etmek için o yaşamın içine girmek gerekir.

Ferdi tebliğ’de ilgilenilen kişiye bir ortam sunulması önemlidir, muhatabın çok katılım göstermeden rahatça gözlem yapmasını sağlar. İslami hassasiyetlerle dertlenmiş bir grup arkadaşın samimiyeti, olaylara/topluma/düşünce sistemlerine kör bir şekilde bakmadıkları, fanusta yaşayan can sıkıcı dindarlar olmadıkları ilgilenilen kişiye çok daha kolay hissettirilir. Elbette amacımız kimseye kendimizi ispatlamak değil, fakat üniversite gençliğinin geleneksel dine ve dindarlara duyduğu önyargının kırılması açısından bu önemli.

Aynı üniversitede bulunan kardeşler birbirleriyle tanışarak bu topluluğu oluşturabilir, yardımlaşarak bu ortamı hazırlayabilirler. Okulda belli bir bölgenin toplanma noktası olarak kullanılması faydalı olacaktır. Bu bir mescid, kulüb odası yahut kullanmaya elverişli farklı bir yer olabilir. Mescid/oda ayetlerle, ‘biz’ e ait olan kitaplarla, yazılarla ve afişlerle harmanlanıp kurtarılmış bölge ilan edilebilir. 🙂

Üniversitenin mekanikliğinden uzaklaşmak, kim olduğumuzu hatırlayıp soluk almak, çalışmalarda kullanmak ve istikrarı sağlamak için epey faydalı olacaktır. Özellikle okula yeni başlayanlar ve alt dönemlerle ilgilenilmeli, okuldaki ihtiyaçlarına ve sorularına cevap verilmeli.

İslami çalışmalarda aktif olabilecek topluluk oluşturulduktan sonra ütopik olmayan faaliyet planı yapılmalı. Başta heyecanla oluşturulan planlar gerçeklikten uzak olursa geriye sadece hayal kırıklığı kalacaktır. Örnek olabilecek birkaç çalışma;

Konulu Tefsir Okumaları; Topluluğun genel seviyesine göre seçilecek konuyla bir tefsirden haftalık okumalar ve okuma üzerine konuşma şeklinde dersler yapılabilir. Genel seviye düşükse sadece meal okuması yapmak düşüncelerin sığlaşmasına sebep oluyor verimli olmuyor. Böyle durumlarda Tefhimul Kuran gibi üslubu akıcı tefsirler üzerinden dersler yapılabilir. Yahut verimli olacağına inanılan bir hocanın tefsir dersleri toplu halde dinlenilebilir.

Hadis/Siyer/İslam tarihi okumaları;
Tefsir derslerine ek veya alternatif olarak yapılabilir. Hadislere yorum getirme durumu daha az olduğu için yapılan bir dersin sonunda belli sayıda hadis okuması konulabilir. Riyazussalih’in kolay bulunduğu ve okunduğundan hadis derslerinde daha efdal. Siyer ve İslam tarihi anlatılması kolay konular olduğu için güncel hayata değen noktaları vurgulanarak ve aktüelden örnekler verilerek, her hafta bir arkadaşın anlatmasıyla ders yapılabilir. Bu hem katılımı hem verimi artırır.

Kitap okumaları;
Belirlenen kitaplar üzerinden haftalık okuma yapıp üzerine konuşma şeklinde dersler yapılabilir. Özellikle toplulukta İslami hassasiyetleri yeni yeni sahiplenmeye başlayan arkadaşlar varsa onları okumaya teşvik etmek ve doğruları dayatmadan kendilerinin bulmasını sağlamak için güzel bir yöntem, okuma yapmak. Topluluğun genel seviyesine göre ortak zemin oluşturarak roman/fikir kitabı/makale okumaları yapılabilir.

Temel Kavram Dersleri; Artık sistemin dayatmasıyla anlamını unutmaya yüz tuttuğumuz kavramlar üzerinden dersler yapılabilir. İman, ihlas, tevhid, şirk, nifak, Salih amel, cihad, azimet, ruhsat vs. Anlatılan topluluğa göre, kişi bazında politik örneklere fazla girmeden günümüz hayatına uyarlanarak bu kavramlar anlatılmalı. Amacımız özünde insanları kula kulluktan kurtarmaktır ve tevhidi anlayıştan yoksun yalnızca bireyin kişisel hayatına hitab eden din algısıyla bu başarılamaz. Topluluğun genel seviyesine göre ifrat ve tefritten uzak durarak aşama aşama bu kavramlar yerleştirilmelidir.

Sosyal Sorumluluk Projeleri;
Yaşadığımız dünyaya yabancı kalmadığımızı göstermek, vicdani yapılanmalarla bağ içinde olmak ve bu sayede islami hassasiyete sahip olmayan ancak güzel niyetli insanlarla tanışıp davet yolunu açmak için sosyal sorumluluk projeleri düzenlenebilir. Bunlar yalnızca kermeslerden ibaret olmamalı. Sağlıkçı arkadaşlar için; mültecilere, zor durumda olanlara imkanlar elverdiği ölçüde sağlık taraması yapmak gibi fikirler üretilebilir mesela.

Her düşüncenin bilimle sınandığı günümüz dünyasında, hele ki üniversite gibi bir ortamda ateşli ve duygusal konuşmalar/dersler yapmak yeterli olmaz. Materyalist görüşlere sahip bu insanlara etki etmek istiyorsak, dinin bilimle/çağdaşlıkla bağdaşmadığını düşündükleri yerlere de temas etmeliyiz. Örneğin erkeğin dört eşliliği, kadının özgürlüğü, yaratılmayı irademizle seçip seçmediğimiz, gibi konularda açıklama yapabilecek birikimde olmalıyız; ki bu zaten kendi iç çelişkilerimizden kurtulmamız için de gereklidir.

Genelin ilgisini çekebilecek çalışmalar da yapılabilir. Mesela,
– Bölümde uzman bir akademisyen çağrılabilir, bu okuldaki nüfuzu artırır.
– Aylık veya haftalık bülten gibi bir mecmua çıkarılabilir.
– İslam felsefesi, sosyoloji, şiir ve edebi okumalar yapılabilir.
– Asılması için ayetlerden veya güzel sözlerden tasarım yapılabilir (idare izin vermez muhtemelen, o yüzden bu tarz şeyler biraz illegal ama üniversite hayatları da az aksiyonlu geçsin kardeşim! 🙂

 

Nereden Başlamalı? (Gençlik Çalışmaları 1. Bölüm)

Neler Yapılabilir? (Gençlik Çalışmaları 2. Bölüm)

Yorumlar

yorumlar

1 YORUM

  1. Öncelikle böyle bir paylaşım yaptığınız için sonsuz teşekkürler. Okuduğum üniversitede bu tarz tebliğlerin azlığı beni ne yazık ki üzüyor. Ben de kendimce bir şeyler yapmak istiyorum ancak bu yazıyı paylaşan kişiyle bire bir konuşsam, vereceği fikirler ve bulunduğum durum açısından çok daha uygun olur diye düşündüm. Ancak yazarın adı ya da mail adresini göremedim. Yorumumu görüp, mail adresimden bana ulaşabilirseniz çok memnun olurum. Şimdiden teşekkürler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Please enter your name here