İlimKuran - Tefsir

Bakara Suresi Tefsiri 7. Bölüm – Nouman Ali Khan

Nouman Ali Khan’ın 2016 Ramazan ayında 30 gün boyunca yapmış olduğu Bakara Suresi tefsir serisi. 7. Ders

Bakara Suresi Tefsiri 7. Dersden bir bölüm:

Rasulullah (sav) Kur’an’la birlikte gelince iki inatçı adamı karşısında buluyor. İlki Arapların en elit olanı ve bunun insan işi olamayacağını biliyor. En iyi pozisyonda olanlar Kur’an’ın kesinlikle Allah’ın kelamı olduğunu biliyordu ama gururları Kur’an’ı kabul etmekten onları alıkoydu. Ahnes bin Şerik ve Ebu Sufyan’ın hadislerini bilirsiniz. Ebu Cehil de var tabii. Gece gelip Rasulullah (sav)’in evinin duvarlarında saklanırlardı. Gece namazı kılarken Kur’an’ı dinlemeye bağımlı hale gelmişlerdi ama sabah kimseye söylemezlerdi.

Bir gece birbirlerini yakaladılar. “Ne yapıyorsun burada? Asıl sen ne yapıyorsun?” Kur’an’ı dinlememek ellerinde değildi. Ve birbirlerine bir daha gelmeyeceklerine dair yemin etmişlerdi ve ertesi gece ve ondan sonraki gece tekrar birbirlerini yakalamışlardı. Sonra ciddileşip “Bakın, eğer Mekke’deki gençler bizim gece Kur’an’ı dinleme bağımlılığımızı gündüz de hakaret ettiğimizi yakalarsa itibarımızı kaybederiz. Bir daha gelmeyelim.” dediler.

Bunu Ebu Sufyan müslüman olduktan sonra anlatıyor. Eskiden yaptığımız buydu, diye. Velid bin Muğire’nin dediklerini de anlatayım, dedikleri akılalmaz derecede. Rasulullah (sav)’e Kur’an dinlemeye gidiyor. En iyi şairleri o çünkü. “Hallederim ben, bu iş bende, siz Kur’an’ı eleştirdiğinizi mi sanıyorsunuz? Bir de beni izleyin” diyor. Gidip Kur’an’ı dinliyor ve döndüğünde susup hiçbir şey söylemiyor. İnsanlar “Hiçbir şey demedin? Bir şey söyle, o kadar gittin dinledin, bize bir profesyonel bir eleştiri öğret ki biz de Kur’an’a karşı bunu kullanalım” diyorlar.

Konuşması şöyle; O da: “Allah’a yemin ederim ki aranızda şiiri benden daha iyi bilen bir adam yok.” diyor. Bilirsiniz belli hecelerde belli uyak düzeni olur. Kimse bunu anlamıyor, şiirin uzunluğunu, kasideyi kimse bilmiyor. Kimse cinlerin bile şiirlerini benden iyi bilmiyor. Yani “bu benim alanım yani eğer bir şey söyleyeceksem iyi dinlemeniz lazım” demek istiyor. “Allah’a yemin ederim ki O’nun okuduğu şey bunlardan hiçbirine benzemiyor. Şu ana kadar duyduğum hiçbir şiire benzemiyor.” “Allah’a yemin ederim ki söylediği kelimelere hakim olan bir görkem ve güzellik var. O sözün üstü meyvelidir, kökünün suyu boldur. bu kelimeler alt edilmez, alt eder.” diyor. Bu bir müslüman konuşması değil İslam’ın bir numaralı düşmanlarından Velid bin Muğire! Kur’an’a tepkisi bu.

“Altından olan her şeyi de ezip geçer.” Onlar da “Bak, seninkiler Kur’an’la ilgili bir eleştiriyle gelmediğin sürece senden memnun olmayacaklar. Bu bir eleştiri değil… biraz şey bekliyorduk… bunu Fox’ta yayınlayamayız yani.” “Daha iyi bir şey bekliyorduk” dediler. O da “Tamam, düşüneyim” diyor ve düşündükten sonra “İnsanlara bunun sihir olduğunu söyleyin” diyor. Bunu duyan ondan etkileniyor ve hipnotize ediliyor. Neden sihir diyorlar biliyor musunuz? Çünkü biri sihir yaptığında açıklayamıyorsunuz. Mantıklı bir açıklaması yoktur. O da bunun uydurma bir şiir olabileceği ile ilgili mantıklı bir açıklama bulunmadığını biliyor.

Yani insanlara bunu kabul ettirmenin tek yolu görülmeyene inanmalarıdır, Çünkü Allah’a iman da sihir de, görülmeyene inanmaktır. Yani o yüzden hiç değilse yanlış olan görülmeyene inandırıyorlar. O kadar yeter. “Ama doğaüstü olduğuna inanmaları gerekiyor, bununla ilgili çok yardımcı olamam, çünkü gerçekten büyüleyici” diyor. SubhanAllah. Bu konuşmayı çok sonradan öğreniyoruz.

Dersi PDF olarak indir:

PDF İNDİR – DRİVE

PDF İNDİR – YANDEX

Önceki bölümler için: https://gencmuslumanlar.com/tag/bakara-suresi/

Etiketler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı