a- Selamın Tanımı:

Ayıplardan, afetten, korkulardan emin olmadır. Şer’i anlamda selam, Allah’ın (c.c) rızasına erişmek için mü’minlerin birbirlerine yaptığı duadadır.

b- Selamın Fazileti:

– Ebu Hureyre (r)’ den Rasulullah (s) şöyle buyurdu:
“İman etmediğiniz müddetçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şeyi size söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız.’’[1]

– Ebu Yusuf Abdullah b. Selam (r)‘ den Rasulullah (s) şöyle buyurdu:
“Ey insanlar, selamı yayınız. Yemek yediriniz. Akrabalarınıza sılada bulununuz. Halk uyurken namaz kılınız. Selametle cennete girersiniz.’’[2]

–  Ebu Hureyre (r)’ den Rasulullah (s) şöyle buyurdu:
“Mü’minin mü’min üzerinde altı hakkı vardır;
1. Onunla karşılaşınca selam vermek,
2. Davet edildiğinde icabet etmek,
3. Nasihat edince nasihatini tutmak,
4. Hapşırdığı zaman ‘yerhamukellah’ demek,
5. Hastalandığında ziyaret etmek,
6. Öldüğünde cenazesine gitmek.’’[3]

c-Selam Şekli ve Adabı:

1. Selam vermede ve almada üç şekil vardır.

İmran b. El-Husayn (r)’ den Rasulullah(s) şöyle buyurdu:
“Bir kişi Nebi (s)’ in yanına geldi ve:
– ‘es-Selamu Aleykum’ dedi. Rasulullah da aynı şekilde karşılık verdi. Sonra adam geçip oturdu. Rasulullah:
– On (sevap kazandın) buyurdu. Biraz sonra bir başkası geldi ve:
– ‘es-Selamu Aleykum ve Rahmetullah’ dedi. Rasulullah da aynıyla mukabelede buyurdu. Ve:
– Yirmi(sevap kazandın) dedi. Daha sonra bir diğer şahıs geldi ve:
– ‘es-Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh’ diye selam verdi. Rasulullah buna da aynıyla karşılık verdi. Sonra (adam geçip) oturdu. Rasulullah:
– Otuz (sevap kazandın) buyurdu.’’[4]

2. Bir mekâna girerken selam verildiği gibi çıkarken de selam verilir.

Ebu Hureyre (r)’ den Rasulullah (s) şöyle buyurdu:
“Sizden biri bir meclise vardığında selam versin. Kalkmak istediğinde de selam versin. Zira birinci selamın ikinci selama üstünlüğü yoktur.’’[5]

3. Selam daha güzeli ile alınmalıdır.

Allah (c.c) şöyle buyurdu:
“Bir selamla selamlandığınızda siz ondan daha güzeli ile selamı alın veya aynısıyla karşılık verin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını hakkıyla yapandır.’’[6]

4. Selamı önce vermek daha makbuldür.

Ebu Ümame (r)’ den Rasulullah (s) şöyle buyurdu:
“İnsanların Allah katında en makbulleri önce selam verenlerdir’’[7]

5. Selamında, selamın alınışının da işitilecek sesle olması sünnettir.

– Rasulullah (s)’ in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
“Selam verdiğiniz takdirde sesinizi işittiriniz. Selamı aldığınız takdirde de sesinizi işittiriniz. Oturacak olursanız, güvenlikle oturunuz. Kiminiz, kiminizin sözünü alıp taşımasın.’’[8]

6.   Ebu Hureyre (r)’ den Rasulullah (s) şöyle buyurdu:
“Binekli olan yürüyene, yürüyen oturana, azlık da çokluğa selam verir.’’[9]

d- Selamla İlgili Hükümler:

1. Âlimler, icma ile şunu kabul etmiştir: Önce selam vermek, teşvik edilmiş bir sünnettir. Selamı almak ise, bir farizadır.

2. Bir topluluk arasından Müslüman bir kişi selamı alacak olursa, bunun yeterli olup olmayacağı hususunda görüş ayrılıkları vardır. Malik ile Şafii, bunun yeterli olacağı görüşündedir.

– Zeyd b. Eslem(r)’ den Rasulullah (s) şöyle buyurdu:
“Binek üstünde olan yürüyene selam verir. Bir topluluk arasından bir kişi selam verecek olursa, bu hepsi için yeterli olur.’’[10]

İlim adamları bu hadisin bir kişinin selamı almasının yeterli olmasına delil olduğunu söylemiştir. Ancak Kurtubi bunun çok rahatlatıcı bir delil olarak görülemeyeceğini söylemiştir.

3. Ata, Katade, Malik ve âlimlerden bazılarının kanaatine göre, hanımlara selam vermek caizdir. Ancak, şeytanın dürtmesi yahut ince bir bakış suretiyle onlarla konuşmaktan fitne korkusu dolayısıyla genç hanımlar bundan müstesnadır. Yaşlı hanımlara ise sözü edilen hususlardan yana güven altında olunduğundan dolayı selam vermek güzeldir.

– Sehl b. Sa’d (r)’ den şöyle demiştir:
“Aramızda bir kadın- diğer rivayette yaşlı bir kadınımız- vardı. Pazı köklerinden alır, çömleğe kor; biraz da arpa öğütürdü. Biz Cuma namazını kılıp döndüğümüzde kendisine selam verirdik. O da pazı yemeğini önümüze kordu.’’[11]

4. Kâfirin selamını almanın hükmüne gelince, selam verdiği takdirde ona: “Ve Aleykum’’ denilerek selamı alınır.

– Enes (r)’ den Rasulullah (s) şöyle buyurdu:
“Kitap ehli size selam verdiklerinde siz: (Yalnız) size de ve Aleykum deyiniz.’’[12]

e-Kimlere Selam Verilmez:

– Namaz kılana selam verilmez. Namaz kılan muhayyerdir. Dilerse parmağıyla işaret ederek selamı alır; dilerse namazı bitirdikten sonra alır.

– Def’i hacette bulunana selam verilmemesi gerekir. Verilecek olursa selamı alma yükümlülüğü yoktur.
Böyle bir durumda iken adamın birisi Rasulullah’ın yanına uğrar, Hz. Peygamber ona şu cevabı verir: “ Benim bu halde olduğumu görür veya bu halde beni bulursan bana selam verme. Çünkü (bu haldeyken) bana selam verecek olursan, senin selamını almam.’’[13]

– Kur’an okuyana da selam vererek okumasını kesmeye sebep olunmaz. Muhayyerdir. Dilerse selamı alır, dilerse okuması bitinceye kadar selamı almaz.

f- Selamın Faydaları:

Selam, duadır. Müslümanın Müslüman kardeşi için yaptığı dua…
Selam, Müslümanlar arasında karşılıklı kimlik tespitinde bulunmadır, Müslümanlığını ortaya koymadır.
Selam, Mü’minlerin birbirlerine ‘’Es-Selam’’ ı hatırlatmaları ve kendilerine imanı lütfeden Rab’lerine hamdi gerçekleştirmeleridir.
Selam, Kardeşlerin birbirleri için daru’s-selamı, selamet yurdu olan cenneti dilemesidir.
Selam, İslam demektir. Karşımızdakine İslam’ı ve teslimiyeti tavsiye etmektir.
Selam, kardeşlik bağlarının İslamla örülüp, Allah’a teslim edilmesidir.
Selam, konuşmalarımızın buhurudur.
___________________
Kaynaklar:
[1] Müslim
[2] Tirmizi
[3] Buhari
[4] Ebu Davud, Tirmizi
[5] Ebu Davud, Tirmizi
[6] Nisa, 86
[7] Ebu Davud
[8] Kurtubi, bu hadisin sıhhatinden emin olmadığını belirtmiştir.
[9] Müslim
[10] Muvatta
[11] Buhari
[12] Buhari, Müslim
[13] İbn Mace

 

Yorumlar

yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Please enter your name here