KURAN MEALİ OKUMA YÖNTEMİ

Allah’tan sakınan kimseler için bir doğru yol rehberi olan Kuran’ı Kerim’i anlamak en önde gelen sorumluluğumuzdur. Biz mutlaka ondan sorguya çekileceğiz. Okuyup, okumadığımızdan, anlayıp anlamadığımızdan, yaşayıp yaşamadığımızdan…

Kur’anı anlamada aile, çevre, bağlı olunan cemaat, yaşanılan toplum, kültür, bilgi seviyesi, kişinin karakteri, bakış açısı v.b etkilidir.

Önyargısız, tamamen objektif bakmak ve anlamak neredeyse imkansız gibidir. Tüm etkenleri en aza indirgemek için çokça Kuran (mealini) okuyup daha bütüncül, daha Kur’an’a has bir bakış açısı kazanmak gerekir. Bundan sonra Kur’an’ın açıklaması niteliğinde olan hadislere ve alimlerin görüşlerine müracaat etmek ve doğruyu bulmak daha kolaylaşır.

Kur’an mealini nasıl okuyabiliriz, birkaç tavsiye yöntem;

1- Önce Kuran’ı nüzul (iniş) sırasına göre okumak. İkinci olarak tertip (şuandaki) sırasına göre okumak. Üçüncü olarak konularına göre Kur’an okumak.

2- Anlaşılmayan ayetleri birkaç farklı tefsir okuyarak anlamaya çalışmak.

3- Birkaç farklı mealden karşılaştırmalı okumak. (Özellikle anlaşılmayan ifadelerde, başka meallere bakmak)

4- Araştırma yapacağımız bir konuyu zihnimizin merkezine koyarak meali bu şekilde okumak. (Sadece o konuyla ilgili ayetleri değil, tüm Kuran’ı o konu bağlamında okumak.)

Bir kere okuyup “bitirdim veya anladım” diyerek meali bırakmamalı, sürekli okumaya çalışmalıyız.

Kur’an’ın bütününe ne kadar vakıf olursak tek tek sureleri anlamakta da o kadar başarılı oluruz.

Her meal okuyuşumuzda ayetleri anlayışımız daha bir gelişecektir. (Hatta bakışımızın, anlayışımızın değişmesinden dolayı ayetleri yeni okuyormuşuz, yeni duyuyormuşuz gibi hissedebiliriz.)

Kur’an peygamberimize Allah’ın onunla müşriklere karşı meydan okuduğu bir mucizesidir. Ayet bilgimiz ne kadar fazla olursa Kur’ana itiraz edenlere aynı şekilde Kur’an’dan ayetler ile cevap verebiliriz.

Tavsiye ettiğimiz Mealler;

1- Diyanet Vakfı Kuran Meali

2- Kuran Meali – Ali Bulaç

3- Kısa Tefsirli Kuran Meali – Mahmut Kısa

3- Tefsirli Kuran Meali – Hasan Basri Çantay

“Oku” Der Kuran Okumaları ve Araştırmaları Derneği’nin hazırlamış olduğu “Kur’an Meali Okuma Klavuzu” bu alanda yararlanabileceğiniz bir çalışma olmuş. Aşağıdan pdf şeklini indirebilirsiniz.

Kitaptan bir alıntı:

Kuran’ı Kerim’i Nasıl Okumalıyız?

1- Allah kelamı (İlahi Kitap) olduğu inancı ile

Kerim, Kelamullah’tır. Allah’ın sözleri, bizi muhatap alması, bizimle konuşmasıdır. Kuluna sunduğu bir hayat önerisi, kendi aklına davetidir. Farklı değer yargılarını düşünen, sorgulayan, araştıran ve yüzleşen insan, Yaratıcı’sının değer yargılarını da merak etmelidir. Sevdiklerinin düşüncelerine değer veren insan, Rabbinin hayat önerilerine de kulak vermelidir. İnsan, Yüce Aklın ışığında aydınlanmak için Rabbinin kelamını (konuşmalarını) duymalıdır. Bu Kitap, Yaratan tarafından gönderilmiştir. Onu okuyan, Allah ile konuşmuş gibi olur. Kur’an Yaratanı ile konuşma imkanını bize veren ve içinde sadece Allah’a ait cümlelerin yer aldığı bir kitaptır.

2- Allah’a sığınarak

“Kuran okuyacağın zaman, hemen o kovulmuş şeytana karşı Allah’a sığın. Nahl 98”

İstiaze “euzu” kelimesiyle başlayan ve her zaman besmeleden önce söylediğimiz cümledir. (Eûzu billâhi mine’ş şeytan i’rracîm – Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım) İstiaze, Allah’ın -insan aklı değmemiş- sözlerinin konacağı zihni, şeytani gürültülerden ve yanlış fısıltılardan arındırarak sükûnetle okumaya hazırlayan, düşünsel bir sığınmadır.

3- Allah’ın adı ile Her işe başlarken

“Oku yaratan Rabbin adına… Alak 1”

“Rahman, Rahim Allah adına…  Fatiha 1”

“Bismillahirrahmanirrahim – Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla” ile başlamak, İslam kültürünün bir parçası olmuştur. Besmele Allah’ın beğenisine uygun olarak yaşamanın ilanıdır. Yazarının kim olduğu, herhangi bir kitabı okurken ve anlamaya çalışırken göz önüne aldığımız bir kriterdir. O halde Kur’an-ı Kerim’i okurken Allah’ın adı ile başlamak “kimin” kitabını okuduğumuz bilincinin telkinidir.

4- Anlama niyeti ile

“Ey Muhammed! Sana indirdiğimiz bu kutsal İlahi Kelam’da her şeyi açıkladık ki; insanlar onun mesajı üzerinde iyice düşünsünler ve akıl iz’an sahipleri ondan ders alsınlar. Sad 29”

Her kitap anlamak için okunmalıdır. Anlaşılmadan okunan bir kitap işlevi olmayan bir metindir. Hayata herhangi bir katkısı olamaz. Hiçbir şeyi boş ve anlamsız yere yaratmayan Allah’ın bize sunduğu bu Kitap, bir anlam arayışı içinde okunmalıdır.

5- Tertil (akıl-dil-kalp iş birliği) ile 

“Onu, insanlara yavaş yavaş okuyasın diye bir Kuran, temel bir okuma metni olarak bölüm bölüm açıkladık, ayet ayet indirdik. İsra 106″

” Ağır ağır, duyarak Kur’an oku. Müzemmil 4″

Tertil; düşüne düşüne, sindirerek, acele etmeden, usulüne uygun, anlayarak, akıl ve kalp süzgecinden geçirerek içselleştirmek ve zihinsel özümseme ile Kitap’ın özünü benliğe katma eylemidir. Tıpkı bir besinin insan vücuduna, hücrelere, ardından yaşamın canlılığına katılması gibi…

6- Aceleci yaklaşımlardan uzak durarak 

“Allah, var olan her şeyin ötesindeki yüceler yücesidir; mutlak ve nihai egemenlik sahibi, mutlak ve nihai Gerçek’tir; dolayısıyla, Kuran’ın vahyi sana bütünüyle ulaştırılmadan önce onun hakkında görüş bildirmekte tezlik gösterme; fakat daima Ey Rabbim, benim ilmimi artır! de. Taha 114”

Söz konusu ayetlerde geçen Hz. Peygamber (s.a.v)’e hitaben “Kur’an’ı okurken acele etme!” uyarısını, muhatap biz olduğumuzda, “Kur’an’ı anlamaya çalışırken aceleci yaklaşımlarda bulunma!” şeklinde anlayabiliriz. Kur’an’ın tek tek ayetlerinden veya ifadelerinden aceleyle sonuçlar çıkarmaya çalışmak kişiyi hatalı yaklaşımlara götürebilir. Kur’an ayrıntılara takılmaksızın, bütüncül bir bakış ile okunması halinde daha doğru anlaşılabilir. Kur’an’ın bütününü içine alan kapsamlı bir öz vardır. O özü kavramadan ayrıntılara takılmak, ayrıntıların anlamsızca büyümesine ve asıl gerçeği göremememize yol açabilir.

7- Devamlılık içinde 

“Güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbinin sınırsız kudret ve yüceliğini övgüyle an; ve gecenin bazı saatlerinde ve gündüzün belli vakitlerinde yine Rabbinin kudret ve yüceliğini an ki hoşnutluğa, esenliğe erişesin.” Taha 130

Hayat ve onun getirdikleri, ihtiyaçlar, hak ve ödevler, acılar ve sevinçler ve bütün bunların sürekliliği, hayat kitabı olan Kur’an’ın mümkün olduğunca devamlılık gözetilerek okunmasını gerekli kılar. İnsan, yaşamın hızından veya sıradanlığından dolayı öğütleri unutabilir. Hatta bu unutkanlık onu duyarsızlaştırıp doğrulardan uzaklaştırabilir. İşte bu noktada bir hatırlatıcıya ihtiyaç vardır. Kur’an, başka hatırlatıcının varlığına ihtiyaç duyurmayan bir zikir (öğüt) kitabıdır.

8- Hayata yansıtmaya çalışarak

“Sen, üstün bir hayat tarzına sahipsin; Kalem 4 Siz kendinizi unutarak diğer insanlara erdemli olmayı mı öğütlüyorsunuz. Hem de İlahi Kelam’ı okuyup durduğunuz halde? Siz hiç aklınızı kullanmaz mısınız? Bakara 44”

Kur’an “yap” ya da “yapma”ları ile hayatı şekillendiren bir kitaptır. Gönüllü olarak Allah’ın hayatlarına karışmasını isteyenler için bir hayat programıdır. Kitap’ı ilk olarak kendine hayat programı kabul eden Hz. Resul’ün nasıl yaşadığı sorulduğunda Hz. Ayşe’nin verdiği cevap, “Siz Kur’an okumuyor musunuz? O’nun ahlakı Kur’an’dı” (Müslim) olmuştur. Hz. Peygamber (s.a.v.)’in arkadaşları da öğrendiklerini en kısa sürede hayata dönüştürür ve böylece öğrenmeye devam ederlerdi.

9- Paylaşarak 

“Düşün zamanın akıp gidişini! Gerçek şu ki, insan ziyandadır; Meğer ki, iman edip doğru ve yararlı işler yapanlardan olsun ve birbirine hakkı tavsiye edenlerden, birbirine sabrı tavsiye edenlerden… Asr  Suresi”

“Belki içinizden iyi ve yararlı olana davet eden, doğru olanı emreden, eğri ve yanlıştan alıkoyan bir topluluk çıkar: Nihai kurtuluşa erişecek kimseler, işte bunlar olacaktır. Ali İmran 104”

Hayat tarzı edinmiş olduğu Kitap’ın kendi hayatı üzerindeki olumlu etkilerini gören kişinin bu güzelliği yaygınlaştırmak istemesi, insanların hayatlarına müdahale etmek şeklinde değil, salt bir paylaşma arzusuyla olmalıdır.

10- Bilgilenerek

“De ki: Hiç bilenler ile bilmeyenler bir olur mu? Yalnızca akıl iz’an sahipleri bunun farkındadır! Zümer 9”

Her ilim dalının kendine ait bir terminolojisi, daha iyi anlaşılmasını sağlayacak anahtar kelimeleri, şifresi sayılabilecek terimleri vardır. Kitap’ın indiği çağın koşulları, surelerin iniş nedenleri gibi Kitap’ın daha iyi anlaşılmasını sağlayacak konularda bilgilenmek, kişiye anlam kapılarını daha fazla aralayacaktır.


11- Kendi şartlarına uygun okuma yöntemi geliştirerek

“Ey Peygamber! Rabbin, senin ve beraberindekilerin gecenin üçte ikisini, yahut yarısını, yahut üçte birini namaz için uyanık geçirdiğini bilir. Gecenin ve gündüzün ölçüsünü koyan Allah, sizin onu küçümsemeyeceğinizi bilir ve bu sebeple O rahmetiyle size yaklaşır. O halde Kur’an’ın kolayca okuyabileceğiniz kadarını okuyun. Allah, zaman zaman içinizde hastalar, Allah’ın lütfunu aramak için yola koyulanlar ve Allah yolunda savaşa çıkanlar olacağını bilir.

Öyleyse ondan yalnızca kolayca okuyabileceğiniz kadarını okuyun, namazınızda devamlı ve dikkatli olun ve karşılıksız harcamada bulunun ve böylece Allah’a güzel bir borç verin çünkü kendi adınıza güzel ne iş yaparsanız karşılığını aynen Allah katında görürsünüz; evet, daha iyi ve daha zengin bir ödül olarak. Ve daima Allah’ın bağışlayıcılığını arayın. Kuşkusuz Allah çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.

Müzemmil 20”

Her insanın farklı okuma şekilleri, kendine özgü olarak geliştirdiği okuma yöntemleri vardır. Önemli olan kişinin okuma eylemini ciddiye almasıdır. İnsanların hayat şartlarının farklılığı, Kitap’ı okumaya ayıracağı zamanları da farklı kılar. İnsan Kur’an’ı kendi okuyabildiği kadarıyla ve uygun olan zamanlarında okumayı prensip haline getirebilir.

“Bakın, Bize düşen doğru yolu göstermektir; ve hem öteki dünya, hem de hayatınızın bu ilk bölümü üzerindeki hakimiyet Bize aittir.” Leyl 12-13

 Kur’an Meali Okuma Klavuzu (PDF) İndir

 (Linke tıkladığınızda açılan pencerede sağ üst köşede indirme butonu ile indirebilir veya sağ tıklayıp farklı kaydet yaparak da indirebilirsiniz.)

 

Yorumlar

yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Please enter your name here