Şeyh Muhammed Müneccid’in Halep’teki katliam hususunda yaptığı açıklamalar:

1- Halep musibeti gibi Müslümanların başına gelen büyük musibetlerde, bir takım birimler, henüz böyle bir durum vukuu bulmamış olmasına rağmen, ortada külliyen bir düşüş ve nihai bir hezimet varmış gibi haberler yayıyor.
2- Yine bazıları korkunç resim ve videoları yayma işini abartıyor ve düşmanlar tarafından çekilmiş fotoğrafları ulu orta sunuyor. Şüphesiz bu ümmette yeis ruhunu yaymak için kasıtlı yapılıyor.
3- Aynı şekilde, açıktan ağlayıp feryad-ı figan etme tavrının, ümit kırıklığı ve takdire itiraz etmeye yol açtığı görülüyor, “İnna lillahi ve inna ileyhi raciun” ve “Hasbunallahi ve ni’mel vekil” sözü zar zor duyuluyor.
4- Yine düşmanların ümmetin âlim ve davetçilerinin konumu hakkındaki yanıltıcı açıklamaları ve onların da maddi imkanlar yönünden tıpkı diğerleri gibi olmasına rağmen aksi yönden itham edilmeleriyle bu âlimlerin halk nazarında itibarlarının düşmesini amaçladıkları görülüyor.
5- Yine böyle musibet anlarında şehitliğin, mazlum olarak öldürülmenin ve Allah yolunda yaralanmanın ya da düşmanın kişiye ulaşmasının ecrinden habersiz olunduğu gibi, bir kişinin malına, canına ya da evladına gelen musibete sabretmesinin faziletinden de gaflet içinde olunduğu görülüyor.
6- Yine bu büyük musibetlerde Allah indinde en büyük zaferin, kişinin tevhid üzere ve Allah’a ve âhiret gününe iman ederek kendisine ölümün gelmesi olduğunu hatırlatmak gerekiyor. Zira Ashab-ı Uhdud olayında belde halkının tamamı yakılarak katledilmiştir.
7 – Düşmanların yazılarında, Müslümanlara topluca küfretme ve sövgü içeren ve “olanlara onların sebep olduğuna” dair olumsuz etkiler görülüyor. Halbuki şimdi Müslümanların hasarı telafi etmesi ve bu yolda çalışması için gayretlerini harekete geçirmeleri gerekiyor.
8- Bu musibette ecir bakımından insanların en üstünü, haykırışı, feryadı ve yeisi faydalı amel potansiyeline dönüştürmeye çalışandır ki Kuran’ın yöntemi de böyledir; gevşemeyin üzülmeyin, ayağa kalkın ve harekete geçin.
9- Halep musibeti üzerinden Al-i İmran suresinde Uhud musibeti ile ilgili Allah’ın neler indirdiği üzerinde düşünmek oldukça faydalıdır; bunlar akide ve iman esaslarının açıklanması, müminlerin teselli edilmesi ve onların yönlendirilmesidir.
10- Bizler Allah’ın vadine ve İslam’ın Şam toprağında ve yeryüzünde zuhur edeceğine inanıp güveniyoruz. Şüphesiz Timurlenk, Cengiz Han, Hülagu, Haçlılar, Karmatiler ve Safeviler gittiler ama Halep İslam toprağı olarak kaldı.
Bu gibi durumlarda Nebevi dualar üzerinde dikkatle inceleme yapan bir kişi, Nebi (as)’ın dualarının iki hususu vurguladığını görür:
-Allah’ım mustazafları kurtar!
-Allah’ım mücrimleri sana havale ediyoruz!
Biz de Allah’a dualarımızı bu yönde artıralım.

| Tercüme: Rabia Öztürk/ Kulliyetu Nevâ

Yorumlar

yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Please enter your name here