Kevser Suresi – Nouman Ali Khan

0
244

Birçok insanın “Allah neden bunu bana yaptı?” diyebileceği bu en acı verici durumda bile Allah “Allah için namaz kıl demedi.” “Rabbin için” dedi, seni terk etmeyen Rabbin. “Rabbin sana veda etmedi ve darılmadı.” gibi. Ne öğreniyoruz burdan? Allah’a hoşnutluğumuzu belirtmenin, O’na şükretmenin en büyük yolu “Namaz”dır. Onun bir zorunluluk olduğunu düşünmeden kılmak. Uygun olmayan bir vakitte günde beş defa, ofisten çıkıp fotokopi makinesinin olduğu odaya gitmek… Merdiven altı ya da kampüste falan bir köşe bulmak. Bu çok can sıkıcı. Neden bunu yapmak zorundayım?

Birçok insan, özellikle benim geldiğim bölgedekiler bunu sadece “yapmazsan cezalandırılacaksın” gibi bir zorunluluk haline getirmişler. Yani akıllarındaki tek düşünce şu: “Namazı kılmam daha iyi; çünkü aksi takdirde yanacağım, cehenneme gideceğim.” Bu yüzden onlar namazı çok katı bir şeyle ilişkilendirmişler. Zorba bir kanun gibi. Oysa Rasulullah (s.a.v) için sadece acısıyla baş etmenin değil, aynı zamanda acısını sevince çevirmenin yoluydu. İşte olması gereken namaz bu. Allah’ın huzurundasınız ve namaz dışında O’na şükretmenin daha iyi bir yolu yok.

Ve sonra diyor ki “Venhar” Kurban kesmek olarak çeviriliyor ama ‘weddah, zibh’ gibi kelimeler de kurban kesmek anlamına geliyor. O zaman ‘nehr’ ne? Aslında ‘zibh’ boynun ön tarafından kesmektir. ‘nehr’ sadece büyük hayvanlar için yapılan boynun arka tarafından kesmektir. Bu yüzden küçük bir şeyi kurban etme. Bu büyük bir mesele ve büyük bir kurbana ihtiyacın var. ‘Nehr’ aynı zamanda sadakatle kesilen kurban olarak kullanılır. Herhangi bir kurban ‘zibh’ olarak adlandırılabilir. İbrahim (as) bile ‘zibh’ kullanıyor.  “Rüyamda seni kurban ettiğimi gördüm.” diyor. Fakat Allah (c.c) “Hayır daha büyüğü. Büyük olanını kesmen gerekiyor.” Bu ayetteki dikkat çekici şey Allah (c.c)’ın Muhammed (s.a.v) ile İbrahim(a.s)’nin şeriatı arasında paralellik kurmasıdır. Namaz ve kurbanın bütün temeli İbrahim (a.s)’in şeriatında toplandı. Allah (c.c) İbrahim (a.s)’nin diliyle Kur’an’da şöyle buyuruyor: “Rabbim beni ve zürriyetimi namaz kılanlardan eyle.”

Bunlar İbrahim (a.s)’nin sözleri ve çocuklarını düşünürken kurban edilmek isteyeni de düşünüyor. Bütün hüküm İbrahim (a.s) ile kısa ve öz bir biçimde açıklandı. Ayrıca biz bu yüzden Hac’da daha fazla namaz kılıp zikir çekiyoruz. Namazla başlayıp kurban ile bitiriyoruz.  Biz İbrahim (a.s)’ın şeriatını yerine getiriyoruz. Bu yüzden Allah (c.c) Peygamberimiz (s.a.v)’e bu ayetle O’nun şeriatının İbrahim (a.s)’ninkiyle tamamen bağlantılı olduğunu öğütlüyor. ve İbrahim (as)’a aslında oğlunu kurban etmesi emredilmişti; senden daha azı istendi. İbrahim (a.s)’den istenen hakkında biraz düşün ve sadece senden isteneni yerine getir. Ayrıca sen Allah’ın her şeyi, hatta en zor şeyleri bile kendisi için kolaylaştırdığı Millet-i İbrahimdensin. Rahat ol ve İbrahim (a.s)’nin şeriatını yerine getir. Dışarıda seni rahatsız edip gürültü yapan, ve sözlerini her duyduğunda sana acı veren kişiye gelince, -Bazen sözler dayaktan daha fazla incitir.- Ne olacak ona? Sana karşı çıkan, senden nefret eden, ki bu nefret düşmanlıkla bir arada yani birine düşmansınız ve tamamen nefret ediyorsunuz. “Soyu kuruyacak olan yan taraftaki kişidir. Onun hakkında hiç endişelenme. Ona beddua bile etme, onun hakkında kötü düşünceler bile gelmesin aklına. Beyninde ve kalbinde seni inciten insanlar için yer işgal etme. Boşver, onlar buna değmez. Onlarla uğraşmak zorunda değilsin. Zorunda olduğun şey Allah’ın doğruladığı şeyleri yapmaktır. Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.

KEVSER SURESİ – PDF İNDİR

Yorumlar

yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Please enter your name here