Vakit nakit midir? -Değildir. Vakit bir miktar para değil ki onu istediğimiz zaman harcayalım. Zaten bu sözün sahibi 100 Amerikan dolarının üstünde resmi bulunan Benjamin amcadır. Materyalist zihinlerin zamana yaklaşımı tabii ki yine materyalisttir. O zaman söze başlamadan şurada bir anlaşalım “Vakit, nakit değildir.” Başlamadan önce son olarak şunu bilmenizi isterim ki bunu yazan kardeşiniz sizden biri. Yani bir zamanlar günde 8 saatini telefona, Twitter’a, Instagram’a ve başka başka boş uğraşlara harcayan biriydim. Evet, 8 saat! Yani günün 3’de 1’i! Şaka gibi değil mi? Evet. Yani isteğim beni bir kardeşiniz olarak görmeniz.
‘Boş vakit’ kavramına gelecek olursak söze Kelâmullah ile başlamak gerekir ki Allah Teala şöyle buyurmuştur:

“Asra (zamana) yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak îmân edip sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnâdır.” (el-Asr, 1-3) buyurmaktadır.

Bu ayetler hakkında Osman Nuri Topbaş Hoca şunları söylemiştir: ”Zamana yemin ile başlayan bu sûrede; îman, amel-i sâlih, hakkı ve sabrı tavsiye ile ihyâ edilmeyen zamanların israf edildiği ve bir hüsran vesîlesi olduğu bildirilmektedir. Zamanı hakkıyla değerlendirebilenlerden istisnâ kaydıyla bahsedilmesi de, insanların bu hususta ekseriyetle aldandıklarına işâret eden acı bir hakîkattir.“

Bir hadisde ise Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Kişinin kendisini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesi, müslümanlığının güzel olmasındandır.” buyurmuştur. (Tirmizî, Zühd, 11)
Bugüne kadar bizim için önemsiz bir şeyi terkettik mi? 5 dakika sonra yaşayıp yaşamayacağımızı dahi bilemediğimiz bir dünyada nasıl olur da sonsuz yaşayacakmış gibi yaşarız? Zaman geçip gidiyor ve geçen hiçbir an bir daha asla geri gelmiyor. Durum böyle iken ve bunu düşünmüşken nasıl hala daha zamanımızı boşa harcayabiliriz, düşünme yetisini kaybetmemiş bir akıl bunu asla almıyor. “Ne yapalım daha kardeşim okul var, dershane var, iş var, güç var” deme, çünkü bu ümmetin alimlerinden olan İbn Cerir’in yazdığı toplam sayfa sayısı tam olarak 718.000’dir. 718.000 sayfa yazı yazan İbn Cerir fazladan vakit mi satın aldı? Hayır. O zaman senin “Vaktim yok.“ demeye hakkın yoktur ey Müslüman!
Zamanında gününün 8 saatini sosyal medyaya ayıran biri olarak çok hararetli yazdım, farkındayım. O zaman biraz da bu sosyal medya denen şeyden nasıl kurtulduğumu ve tavsiyelerimi yazayım. Öncelikle sizden şunu istiyorum. Aklınıza sosyal medya profillerinizi getirin. Profilinizdeki diğer detayları da gözünüzün önüne getirin. Ve şu soruları teker teker kendinize sorun;
1. İçi ile dışı aynı olmama meziyetinin münafıklara ait olduğunu bilen bir mü’min olarak “Bu profil beni ne kadar yansıtıyor?”
2. Allah’a bu profildeki gönderilerin, bu hesap üzerinden konuştuğun kişilere attığı mesajların ve en önemlisi bu hesapta geçirdiği sürenin hesabını vereceğini bilen biri olarak “Allah bundan razı olur mu?”
3. “Bu profil ve gönderilerim bana ne kazandırdı ?”
4. “Bu profil hayatımda olmasaydı arta kalan zamanda neler yapabilirdim ve neler daha iyi olabilirdi?”
Lütfen her biri üzerine teker teker düşünün ve kendinize karşı dürüst olun.
Boşa geçen zamanlarınıza acıdınız mı? Boşa geçen zamanlarınıza acımadıysanız, gönlünüzde en küçük bir kıpırdanma olmadıysa, elinizdeki dergiyi usulca masaya bırakın ve hızlıca dergiden uzaklaşın. Zamanınızı verimli falan kullanırsınız sonra maazallah. 🙂 Şayet acıdıysanız ve içinizde bir nebze dahi değişme isteği vuku bulduysa okumaya devam edin. Çünkü bu bataklıktan sizi kurtarmayı biliyorum.
Bu yola çıkmadan önce şu parolayı ezberleyin dostlar: “Allah’ın rızasına uygun geçirmediğim her saniyeden hesaba çekileceğim.”

Şimdi de yol haritamızı çizelim.

1. Bağımlısı olduğunuz şeyi aşamalı olarak bırakın:

Başlıktan da anlaşılacağı gibi birden bırakmanızı tavsiye etmiyorum, yavaş yavaş, alışa alışa bırakın. Mesela şu anda 2 saat kullanıyorsanız bir sonraki gün kendinizi zorlayacak ve 1 saat 30 dakika kullanacaksınız. Bunu takip etmek için Android cihazlara Quality Time uygulamasını kurmanızı şiddetle öneriyorum. Uygulamada günde hangi uygulamayı kaç saat kullandığınızı görebiliyorsunuz. Bu bölümü büyüklerimizin şu sözüyle bitirelim. “Sabır sevincin, acele pişmanlığın ifadesidir.” Bu yüzden acele etmeden ve ‘sabrederek’ işinizi halledeceksiniz. Ancak hiçbir zaman bağımlısı olduğunuz şeyin size yaptığı kötülükleri unutmayacak ve onu her zaman vücudunuzdan atılması gereken bir ur olarak düşüneceksiniz.

2. Elinize bir kitap alın:

Telefonu bırakıp zamanınızı değerlendirmeye başladığınıza göre artık elinize bir kitap almalısınız. Artık telefon (telefon bir prototip, siz buradan bağımlı olduğunuz şeyi algılayın) kullanmadığınız vakit çoğaldığına göre bu değerli anları kitap okuyarak zenginleştirmelisiniz. Unutma; Asla boş kalmamalısın. Çünkü kainat boşluk kabul etmez. Günde kesinlikle okuduğun belli bir sayfa sayısı olsun. Bu sayıyı en başta minimum tut ancak altına asla düşme. Özellikle kişiliğini geliştiren, değerli kitaplar oku.

3. Manevi hayatınızı düzenleyin:

Artık düzenli bir Müslüman olmaya karar verdiğine göre rutin olarak yaptığın işleri arttırmalısın. Özellikle namazlarını tam zamanında kılmalısın. Cemaate katıldığın namaz sayısını arttırmaya uğraşmalısın. Namazdan sonra en önemlisi de Kur’an okumalısın. Her gün 1 sayfa dahi olsa bunu uygulamalısın. Okuma hızın düşükse bunu yarım sayfaya dahi düşürebilirsin.

4. En önemlisi ise bütün bunları uyguladıktan sonra tekrar aynı hataya düşmemendir.

Sen bunları uyguladıktan sonra şeytan seni boş bırakmayacak ve aklına şu düşünceyi atacak: “Sosyal medyasız da olmuyor be abi. En iyisi sen yeni bir hesap aç, bir daha aynı hataya düşmezsin zaten…” Burada dikkat etmen gereken şeytanın seni nasıl kandırdığıdır. Yoksa aradan belirli bir müddet geçtikten sonra (min. 2 ay) tabii ki sosyal medya kullanabilirsin. Ama doğru yolda, ama Hakk uğrunda.

Bütün bunlardan sonra sakın umutsuzluğa kapılma ve oluşturduğun programa uymaya çalış. Her zaman Allah’a bu sıkıntından kurtulmak için dua et. Ümitsizliğe düştüğün zaman sabret ve aklına şu ayeti getir: “Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.”
Sıkıntıya düşünce ikinci olarak Allah’a sıkıntını gidermesi için dua et. Son olarak bu programın sadece senin için olduğunu, uygularsan faydasının sana, uygulamazsan zararının sana olduğunu unutma. Ahiret günü “Ben vaktimi Allah’ın rızası doğrultusunda harcadım.” diyebilmeyi Allah bize nasip etsin. Allah yardımcınız olsun. Allah ayaklarımızı dosdoğru yolda sabit kılsın. Dualarınızda bu fakiri de unutmayın.
“Ve dua ederken de ki: “Ey Rabbim! Girişeceğim her işe, doğruluk ve içtenlik üzere girmemi, bırakacağım her işten de doğruluk ve içtenlik göstererek çıkmamı sağla; ve bana katından destekleyici bir güç ve kuvvet ver.” (İsra.80)

Ahmed Faruk

Yorumlar

yorumlar

1 YORUM

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Please enter your name here