İlimKuran - TefsirVideo

Bakara Suresi Tefsiri 20. Bölüm – Nouman Ali Khan

Nouman Ali Khan’ın 2016 Ramazan ayında 30 gün boyunca yapmış olduğu Bakara Suresi tefsir serisi. 20. Ders

Bakara Suresi Tefsiri 20. Dersten bir bölüm:

‘Sabır’ Arapça’da, sabit olmak, baskı ne olursa olsun değişmeden kalmak anlamında. Allah, peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’i, vahiylerinde peygamber olduğunu bildikleri halde reddeden İsraillilere sesleniyor. Diyor ki: Dinleyin, sizin Allah’ın yardımına ihtiyacınız var. İnsanlar yurtlarından sürülüp dünyanın her bir yanına dağıldığından beri Allah’tan yardım diliyorsunuz. Şimdi, O’nun (Allah) yardımını istemenin zamanıdır. Ama O’nun yardımını almanız için sosyal statünüzü ve toplum desteğinizi kaybetmeniz gerekecek. Çevredeki insanlar ne derse desin, bu peygamberin yanında durmak zorunda kalacaksınız. Bu Resulün sallallahu aleyhi ve sellem yanında durduğunuz zaman, etrafınızdaki herkes, tüm kardeşleriniz sizi terk edecek. Ama siz, sabrınızı göstermek zorundasınız. Bu gücü bulmanın tek yolu sabırdır. Bu senin için çok zor olduğunda ve artık baskıya bile dayanamadığın durumlarda… Yakıtını doldurma ihtiyacı duyacaksın. Peki yakıtı nasıl dolduracaksın? Namazla…

“Sabır ve namazla yardım isteyin.” (Bakara, 153)

Aslında buradaki tavsiyeler aynıdır, Allah zorluk çeken herkese verir. En ağır yüke sahip olan Sallallahu aleyhi ve sellem’in kendisinden başlayarak. “Onların dediklerine sabret.” (Kaf/39) “Her kalkışında rabbini hamd ile tesbih et.” (Tur/48) Ne söylerlerse söylesinler sabırlı ol. Onların hakaretleri, suçlamaları ve nefretleri ezici hale geldiği zaman, sabırlı ol. Ve işler çığırından çıkınca, her kalkışında Allah’ı hamd ile tesbih et. Bu ne anlama geliyor? “Ve her kalkışında, Rabb’ini hamd ile tesbih et.” Bu neyi ima ediyor? Namazı. Namaz kılmaya gidin, namazınızda güç bulacaksınız. Bunu Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in anlatısında buluyorsunuz. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem; bir sorun onun için ezici hale geldiğinde, ona baskı yaptığında, ona yük olduğunda, hemen namaza koşardı.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem diyor ki; ” وَجُعِلَتْ قُرَّةُ عَيْنِى في اﻟﺼﻼَةِ”
Hayatımda gözlerimi nuru, rahatlamam, sakinleşmem, -ifade aslında bir fırtına sığınağı anlamına geliyor- namazımdır. Sığınabileceğim yer, namazımdır. Beni koruyan, bana güç veren şey bu. Yani, her türlü zorluktan geçen inanmış biri için, her şeyden önce azimle devam etmesi gerekir. Çatlamak üzere olduklarında, neyi arttırmaları gerekiyor? Namazı. “Sabır ve namazla yardım isteyin.” Bu onların yapmaları gereken şey. Namaz ama, yapmacık bir namaz değil. Namaz bu değil. Bazen bizim yaptığımız kardiyovaskuler egzersizler gibi bir şey değil. Bu namaz değil. ‘Salah’ kelimesi bağ kurmak anlamına gelen ‘sıla’ kelimesinden geliyor. Allah’ın huzurunda durduğunda, O’nunla gerçekten bağ kurmak anlamında. Ayakta kalabilmek için, her şeyden önce
Allah’tan yardımını isteyin. Bildiğiniz gerçeğin yanında durun ve bunda ısrarcı olun. Ve bunun üzerine bir son olarak, Allah ile konuşuyormuşçasına huzurunda durun.

 

PDF İNDİR

 

 

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu