Gönderinizin kimler tarafından beğenildiğini ve paylaşıldığını görmek için sayısız sosyal medya hesaplarınızı en son ne zaman kontrol ettiniz? Bir dakika önce, ya da son bir saat içinde mi? Son 10 yıl içinde sosyal medyanın popülaritesi artmaya başladığından beri, beğeni hastalığı birçok insanı etkilemeye başladı. Bunlar, bir şeyler yazıp paylaştığımızda, sayfalar ve gruplar oluşturduğumuzda ve kaliteli zaman geçirdiğimizde aslında sosyal medyanın sanal âleminde meşhur olan şeyler.

Son zamanlarda insanlar giydiklerinin, pişirdiklerinin, yediklerinin ve sosyal medya üzerinden gittikleri yerlerin (ki liste uzayıp gidiyor) fotoğraflarını paylaşmaya bağımlı hale geldiler. IMI’e göre (http://www.informatemi.com/newsletter10022015.html) bir günde ortalama 4.7 saatimizi (eğer bir günde 16 saat ayakta kalırsak günün üçte biri demek!) akıllı telefonlarımızla harcıyoruz. Kendimize sormak zorundayız, eğer bir günün 16 saati ayaktaysak bu zamanın kaçta kaçını faydalı şeyler yapmak için kullanıyoruz? Bu yazımızda, akıllı telefonlarla geçirilen zaman israfının sonuçlarını ve verimliliğimizi nasıl etkilediğini konuşacağız.

Sosyal Medya Zaman Tüneli Bizleri Müslümanlar Olarak Nasıl Etkiler?

Sosyal medya haberlerine yorum yaparak tepkimizi belirtmek inanılmaz bir şekilde kolay artık. Bu, önemsiz meselelere bile tepki verme isteği aşılıyor bazen de yalnızca insanlar tarafından fark edilmek için yapılıyor. Fakat İslam öğretisinin bize bahsettiği gibi kimseye bir faydası olmayan ya da bizi tartışmaya götüren tuzak meselelere dâhil olmamalıyız hatta haberler yanlış bile olsa. Resullullah(sav) şöyle buyuruyor:

Kişinin malaya’niyi (üzerine gerekmeyeni) bırakması Müslümanlığın güzelliklerindendir.

Fakat daha ziyade bu yazımızda, bildiğimiz halde beğeni ve paylaşım takıntısının kalitemizi nasıl düşürdüğü sorusuna açıklık getirmek istiyorum.

Sosyal Medyada İlgi Arayışı

Sosyal medya paylaşımlarının temel amacı paylaşılan helal ve haram aktivitelerden keyif alıp onlarla övünürken aynı zamanda insanların dikkatini de üzerine çekmektir. İşte insanların sosyal medyada dikkat kesildiği bazı meseleler:

1. Evlilik Hayatı

Birileriyle aynı evde yaşıyor olabilir ama sosyal medya üzerinden doğum günü dilekleri, yıldönümü dilekleri yada görkemli bir aşk ilanı trend haline geldi. Hanım ve eş arasındaki şahsi ve özel olması gereken sevgi jestleri tüm dünyanın görmesi için sosyal medyaya yükleniyor. Bu tüm duvarları camdan olan bir evde özel olan ne varsa insanların gözetlemesi için umumi yapmak gibi hiç hoş bir durum değil.

Pratik Tavsiye: romantik sözler paylaşmak yerine, bu sözleri direkt olarak eşinize söyleyin ve böylece  kuvvetlenen muhabbetinizi görmüş olacaksınız.

2. Lüks Şeyler & Yemekler

“Az önce bu fiyakalı otele giriş yaptım.” veya “İşte benim son model telefonum/bilgisayarım/arabam.” şeklindeki paylaşımları görmek artık normalleşti. Allah’ın (subhanehu ve te’âlâ) bizlere lûtfettiği maddi şeyleri tüm dünyaya gösterdiğimiz için bu, kişilere (paylaşmalarına) geçerlilik/doğruluk sağlıyor.

Pratik Tavsiye: Son çıkan makinenizin fotoğrafını paylaşmak yerine Allah’ın (subhanehu ve te’âlâ) onu hem bu dünyada hem de ahirette size faydalı kılması için dua edin.

3. Güzellik

Bazı insanlar için ‘’Harika görünüyorsun kardeşim’’ ya da ‘’Çok güzel olmuşsun’’ sözleri ilaç gibi ve bu iltifatlar olmadan yaşayamıyorlar. Giyinip süslenmeyi ve manalı alıntılarla fotoğraf paylaşmayı alışkanlık haline getiriyorlar ve sonra kaç beğeni ve yorum aldıklarını görmek için tüm gün paylaşımlarını takip ediyorlar. Geliştirilmiş fotoğraf-düzenleme yüzyılında erkekler ve hanımlar gerçek olmayan hayali vücut şekillerine ulaşmak için umutsuzlar ve sürekli selfie çekerek özgüvenlerini inşa etmeye çalışıyorlar.

Pratik Tavsiye: Bir dahaki sefere selfieni paylaşmak istediğinde, doğanın ya da güzel bir manzaranın fotoğrafını çek ve Allah’ın yarattıkları üzerinde tefekkür et böylece egomuzdan nasıl kurtulacağımızı öğrenmiş oluruz. Şuna inanalım ki Allah El Musavvirdir (Şekil verendir) ve bizleri en iyi şekilde yaratmıştır. Kendimizi gözler önüne sermeye yada dünyanın bizi onaylamasına ihtiyacımız yok.

4. Acı Çekme

İnsanlar sadece mutlu anlarını değil, başarısız bir aşk hikâyesini, bozulmuş bir evliliği veya ağır hastalıkları gibi durumlarını yani acılarını ve sıkıntılı zamanlarını da herkesle paylaşıyorlar.

Pratik Bilgi: Başarılı olmak yerine, bizden istenen imtihan zamanlarında sabırlı olmaktır. Allah’a karşı şükürsüzlüğe sebep olduğu için halimizi insanlara şikâyet etmekten kaçınmalıyız.  Ayrıca arkadaşlarımıza ve düşmanlarımıza kendi zayıflığımızı göstermiş oluyoruz öyleyse kendi problemlerimizi yalnızca Allah’a anlatmalıyız ve onun yardımını istemeliyiz.

5. Farzlar

Üzücü bir gerçek ki dikkat toplama sınırları aştı ve farzlarımızı da açığa çıkarmaya başladı. İbadet edenlerin çoğu Allah’a ibadet etmeye dikkatini vermek yerine Harameyn’de (Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevvere) kendilerinin filmini çekerek görünüyorlar.

Pratik Bilgi: İbadetlerini gizli yap.

Beğeni Hastalığının Yan Etkileri

1. Vakit Kaybı

Dikkat çekme davranışlarını yüzden vaktimizin ne kadarını kaybettiğimizi fark etmiyoruz.  Dış görünüşümüzü, aksesuarlarımızı, eşyalarımızı vb. sürekli göstermeyle obsesif, meşgul hale gelmek ve beğenilerin diğerlerinden çok olma isteği bizleri hesaplarımızı tekrar tekrar kontrol etmemize, yeni fotoğraflar yüklememize ve durumlarımızı her gün güncellememize sebep oluyor.  Üstelik zamanımızın büyük bir çoğunluğunu yeteneklerimizi ve performansımızı geliştirmek için kullanabilirken kanepenin üzerinde bir aptal gibi internette harcıyoruz.

2. Takıntıyı ve güvensizliği artırıyor

Herkesin beğenisi kazanmayı istediğimizde, bize beğeni getiren ve paylaşımı artıran olayları artırmaya çalışıyoruz. Uyanık veya uykulu, seccadede ya da yemek masasında aklımız bunu düşünmeye başlıyor. Yavaş yavaş dünyevi kâr ve zararlar iç huzur ve maneviyattan daha önemli olmaya başlıyor. Gözümüzü diğer insanların hakkımızda ne düşündüklerini ve diğer insanların ne yaptıkları üzerinde tutmak kıskançlığa ve kısır döngü olan bir çekişmeye dönüşüyor. Şu ayet hakkında düşünmemiz gerek:

“Çoklukla övünmek sizi, kabirlere varıncaya (ölünceye) kadar oyaladı.” Tekasür Suresi, 2

Bu noktada, şunu hatırlamalıyız ki paylaştıklarımızı beğenenlerin hepsi aslında gerçekten başarımızla ve mutluluğumuzla mutlu olmuyorlar. Ve gerçek hayata baktığımızda, diğer insanların fotoğraflarımızı beğenip hayran olduğu insanlar olmadığımızı fark etmek şok etkisi oluşturabiliyor.

3. Başkaların dikkatini dağıtıyor ve rahatsız ediyor

Tüm güzel vakitlerimizi, yeni eşyalarımızı, gezmelerimizi ve yemek tabaklarımızı sosyal medyada paylaşırken, nazar değmesi konusunda dikkatli olmak zorundayız. Nazar ilişkileri sağlığımızı bozabilir ve mal kaybına sebep olabilir.

Ek olarak, sahip olduklarımızın çoğu insanda olmayabileceğini ya da onlara çok ihtiyaçları olduğunun farkında olmalıyız. Eşyalarımızı paylaştıkça bizden daha az varlığa sahip olan insanları üzüp rahatsız edebiliriz. Bu onları kötü hissetmeye, ya da alamadıkları şeyler için utanmaya ve şükürsüz olmaya itebilir. Ayrıca şunu da hatırlamalıyız ki Allah sahip olduğumuz varlıkları her an elimizden alabilir.

4. Riyayı ve samimiyetsizliği hoş gösterir

Herhangi bir ibadet veya amelin kabul edilmesi için 2 seçenek vardır: Peygamber Efendimizin(sav)’in sünnetlerine uymalı ve samimi bir istekle Allah’ın rızasını kazanmak için yapmak. Gösteriş için hayır yapmak riyadır. Riyanın anlamı Allah rızası için yapmaya çalışırken insanların beğenisini de kazanmaya çalışmaktır.
Peygamber Efendimiz(sav) riyanın şirkin bir çeşidi olduğunu şu hadiste açıklar:

Ebu Said el Hudri radiyallahu anh’den Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
“Sizler için Mesih Deccal’den daha tahlikeli olan şeyi sizlere bildireyim mi?”
Dediler ki: “Evet, bildir.” Dedi ki:
“Gizli şirktir. Şöyleki; bir adam kalkıp namaz kılar, başka birinin kendisine baktığını gördüğü zaman namazını güzelleştirir.”(Ahmed ve İbn Mace rivayet etti. Zevaid’de bu hadis için senedi hasen denildi.)

Riya sadece namaz ve oruçla sınırlı değildir, başkalarına yardımcı olurken ya da sadaka vermek gibi hayırları işlerken de Merhametlilerin en Merhametlisi Allah’ın rızasını kazanmak yerine insanlara gösteriş yapılabilir ve bu sevaplarımızı azaltır. Allah’ın elçisi(sav) dedi ki:

“Ameller (başka değil) ancak niyetlere göredir; herkesin niyeti ne ise eline geçecek odur. Kimin hicreti, Allah ve Resûlü (rızası ve hoşnutlukları) için ise, onun hicreti Allah ve Resûlü’ne müteveccih sayılır. Kim de nâil olacağı bir dünya veya nikahlanacağı bir kadından ötürü hicret etmişse, onun hicreti de hedeflediği şeye göredir.” (Buhârî, Bedü’l-Vahy, 1; Müslim, İmare, 155; Ebu Davud, Talak, 11)

5. Kibirli Olmayı Aşılar

Allah tarafından bahşedilen nimetleri düşüncesizce sergileyen ve başkalarının beğenisini kazanan kişi, diğerlerinin ona hayranlık duyduğuna ve kendinin onlardan üstün olduğuna inanır. Mallarımız, görünüşümüz ve takvamızla böbürlenip onların reklamını yaparken peygamber efendimizin(sav) şu ciddi uyarısını kendimize hatırlatmalıyız:

“Kalbinde hardal tohumu kadar kibir bulunan Cennete giremez.” Sahabelerden birisi şöyle dedi: “Birisinin kıyafetini, ayakkabısını sevmesi normaldir.” Peygamber (sav) şöyle buyurdu: “Gerçekten Allah güzeldir güzel olanı sever. Kibir insanların gerçeği(kendini beğenmişlik dışında) görmelerini engeller.”

Sonuç olarak sözde takvamızla böbürlenmek kibrin en kötü halidir. Takvası ve ilmiyle övünülen kendini güçlü, hatasız ve günahsız olarak görebilir. Şeytanın bu kibir tuzağına düştüğü zaman başkalarının zaafları ve hataları hakkında eleştirip küçük düşürmede tereddüt etmezler. Eğer bu şekilde davranırsak yaptığımız iyi amellerin kabul edildiğinden nasıl emin olabiliriz?

İlgi Aramayı Nasıl Durdururuz?

1. Kişisel Farkındalığını Geliştir

Hayatımızı başkalarının boyalarıyla renklendirmeye çalışmamızın asıl nedeni kendi boyalarımızın eksik olmasıdır. Kendimizi tanıyıp kabullenmeliyiz ve kendimize saygı duymalıyız. Kendimizi beğenmeliyiz ve vaktimizi bereketli bir şekilde geçirmeliyiz bu başkaları tarafından onay almamızın gerekmediğini gösterecek. Bakış açına göre iyi ve kötü davranışlarının bir listesini yap ve neden iyi ve kötü oldukları hakkında düşün.Sonra her birini geliştirmeye, eksik noktalarını tamamlamaya çalış.

2. Kişisel kontrolünü geliştir

İlgi arayan insanlar içgüdüsel olarak sürekli bir şeyler paylaşmayla ve postları takip etmekle meşguller. İçgüdüsel düşüncelerle karşılaştığımızda, internette çok fazla vakit harcamak verimimizi düşürecek ve kişiliğimizi bozacak. Söz konusu teknoloji ve sosyal medya olduğu zaman iç disipline sahip olmak çok işe yarayabilir. Böylece güçlü isteğin ve kararlılığın hayatının diğer alanlarına da nüfus edecek. Sosyal medyadan vazgeçmek kolay bir iş değil.

3. Hakiki ve temiz bir niyete sahip olmak

Namaz kılarken ya da ibadet ederken Allah’ın rızasını kazanmak için niyetimizi her zaman temiz tutmalıyız ve gösteriş yapmamalıyız. Amellerimizin kabul edilmeme ihtimaline karşı tedbirli olmalıyız. Kendimizle tefekkür ederek niyetimizi kuvvetlendirmeliyiz. Hangi davranışlarımızın kötü niyete sebep olduğunu belirleyip, bu davranışı her tekrarladığımızda Allah rızasını kazanmak için samimi bir niyetle bu davranıştan kurtulmaya çalışmalıyız.

4. Zaman Yönetimi

Sosyal medyada harcadığımız zamanı kısıtlamak yerine, her gün belirli bir vaktimizi sosyal medyaya girmek için feda etmeliyiz. Bu vakitler dışında bu sitelere girmemeliyiz. Boş zamanlarımızı yeni bilgi öğrenmek, İslami ilimleri öğrenmek gibi faydalı aktiviteler ve faydalı hobiler öğrenmek, yeteneklerimizi toplum yararına kullanmak için değerlendirmeliyiz. Bu amaca ulaşınca, gerçek dünyanın farkına varacağız. Hatta sosyal medya hesaplarımız olduğunu bile unutacağız inşaallah.

Gerçek İlgi Arayışını Bulmalıyız

Son olarak bir toplumda uzun bir müddet yanlış giden bir şeyler varsa bunlar bir süre sonra norma dönüşür. İlgi arayışı da yan etkilerine rağmen toplumda bir norm haline gelmeye başladı. Bu kısır döngüyü yıkmak için çabalamalıyız. İlgi arayışı içinde isek cennette olanların ilgisini çekmek için çabalamalıyız. Onlardan daha büyük kimi bulabiliriz?

Ebû Hüreyre (r.a.)’dan rivayetle, Nebî (s.a.s.) şöyle buyurdu:

“Allah kulunu sevdiği zaman, Cibril’e seslenir: “Al­lah filanca kulunu seviyor sende onu sev” diye buyurur. Bu­nun üzerine Cibril de onu sever ve sema ehline: “Şüphesiz Allah filanca kulunu seviyor, sizde onu sevin” diye seslenir. Onlarda bu sefer o kulu severler. Sonra onun için yeryüzü ehlinin (kalbine) bir saygı ifadesi konulur.” [Sahih Buhari]

Yazar: Dr. Farhat Zafar
Bu makale “Productive Muslim” sitesinden alınarak “Genç Müslümanlar” ekibi tarafından tercüme edilmiştir.

Yorumlar

yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Please enter your name here