(Hatırlatalım: Bu yazı çoğunlukla kız kardeşlerimiz içindir, ancak bazı ipuçları erkek kardeşlerimiz için de faydalı olacaktır.)

Anlaşılabilir ki, çoğu insan evlenme teklifi düşüncesiyle kararsızlık yaşayabilir; kararı vermeye hazır hissetmeyebilir, tavsiye için arkadaşlarına ve ailesine sorular sormayı sürdürebilir…

Bu çaba ise kararı vermeye çalışan kişilerin ruhsal, duygusal, sosyal ve mesleki alanlarda üretkenliklerini ve aktivitelerini etkileyebilir. Bu sebeple bu yazı kararı vermede işinizi kolaylaştıracak bazı hareket noktalarının olduğu bir hatırlatıcı hükmündedir inşallah.

Daha fazla uzatmadan, işte bazı ipuçları.

1- İstihare’yi uygun şekilde öğrenip, uygulayın

Bu çok kritik bir nokta. Çoğu insan istihare namazını küçümsüyor veya yanlış kullanıyor.

Neden buradan başlamıyoruz ve neden istihare namazı gerçekten –gerçekten-  önemli ve gerekli?

Çünkü Allah(c.c.)’tan başka hiçkimse, kesinlikle hiçkimse, görünmeyeni, bilinmeyeni, geçmişi, şuanı ve geleceği göremez. Allah(c.c.) karşınızdaki teklifi eden kişi hakkında her şeyi bilir. O kişinin bütün özelliklerini bilir.

Ne kadar insana sorup soruşturduğunuz önemli değil, sorduğunuz kişiler de gerçekten ve tamamen bilemeyeceklerdir. Bu konu tamamen Allah’ındır, her imtihanda olduğu gibi bu imtihan da, Allah’a(c.c.) olan muhtaçlığınızı pekiştirmektedir.

Bu yüzden, daha önce hiç yapmamış gibi istihare yapın. Bilinçli, içten ve ciddi bir şekilde sorun, isteyin.

“Allahım, Sen her şey hakkında tam bilgi sahibisin, o benim için hayırlı mı? Sadece Sen bilirsin Rabbim, beni bu hayatta ve sonraki hayatımda en hayırlısına yönlendir.” İçinden gelerek söyle,  sor Allah’a(c.c.).

Bazı insanlar, istihare olduğunu düşünerek pek de doğru olmayan şeyler yapabilir. Allah’a(c.c.) danışmak yerine, şöyle söylerler: “Allah’ım! X kişiyi benim kusursuz salih eşim yap. “ başka senaryo ve sonuçları kabul etmek istemeden.

Eğer böyle yapılacaksa, istiharenin ne anlamı kaldı? Bu Allah’ın(c.c.) irfanına danışmak, hikmetini ve kaderini kabullenmek değildir.

Allah doğru sözlülere ve arzusu olanlara yol gösterir ve rehberlik eder; ama eğer kişi gerçekten iyi değilse ve niyeti yoksa, bu kişinin seçimidir.

Allah’tan(c.c.) istemeye ihtiyacınız olan şey, o kişinin; iyilik sahibi olup olmadığı, sizi mutlu edebilecek kişi olup olmadığı,  doğru kişi olup olmadığıdır. Eğer değilse, o halde Allah’tan(c.c.) isteyeceğiniz şey yolunuzdan onu ve onun yolundan sizi çıkarması, O‘nun(c.c.) bilgisine göre kim hayırlıysa onu kolaylaştırmasıdır. İsithare budur.

Peygamberimiz Muhammed (s.a.v.) bize ne öğrettiğini dikkatlice okuyun:

Cabir (ra)’nın bildirdiğine göre “Resulullah (sav) bize, Kur’an’dan bir sure öğrettiği gibi her işte istiharede bulunmamızı öğretirdi. Derdi ki: “Biriniz bir iş yapmaya arzu duyduğu zaman, farzlar dışında iki rek’at namaz kılsın, sonra şu duayı okusun: “Allahım, senden hayır taleb ediyorum, zira sen bilirsin. Senden hayrı yapmaya kudret taleb ediyorum, zira sen vermeye kadirsin, Rabbim yüce fazlını da taleb ediyorum. Sen herşeye kadirsin, ben acizim. Sen bilirsin, ben cahilim. Sen gaybları bilirsin. Allahım, eğer biliyorsan ki bu işi bana dinim, hayatım ve sonum için -veya hal-i hazırda ve ileride demişti- hayırlıdır, bunu bana takdir et ve yapmamı kolay kıl. Sonra da onu hakkımda mübarek kıl. Eğer bu işin, bana dinim, hayatım ve akibetim için -veya hal-i hazırda ve ileride dedi- zararlıdır, onu benden çevir, beni de ondan çevir. Hayır ne ise bana onu takdir et, sonra da bana onu sevdir!” Hz. Cabir dedi ki: “Bu duadan sonra yapacağı işi zikrederdi.”

Kaynak: Buhari, Da’avat 48, Teheccüd 25, Tevhid 10; Ebu Davud, Salat 366, (1538); Tirmizi, Salat 394, (480);

Tekrardan, dikkat etmeniz gereken nokta, meselenizi Allah’a(c.c.) sunduğunuz, sizi yönlendirmesinin veya meselenizi yolunuzdan kaldırmasının hangisinin hayırlı olacağını O’nun Sonsuz Hikmetinden ve Sonsuz Gücünden istediğinizdir.

Şimdi bir sonraki ipucuna geçmeden önce birkaç tane ‘yapılmaması’ gereken durumlar var…

Bütün arkadaşlarınızın fikrini sormayın. Bunun size yardımı dokunmayacak. Bunun yerine Allah’a(c.c.) sorun, daha sonra ailenizden/topluluğunuzdan o kişi için kefil olabilecek akıllı/adil/güvenilir büyüklerinize sorun.

Diğer insanlara karşınızdaki kişiyle ilgili her ayrıntıyı anlatmayın. Kız veya erkek kardeşlerinizin gizlililiğini koruyun- ya karşınızdaki kişi sizin eşiniz olursa ve siz şimdiden tüm kişisel ayrıntılarını arkadaşlarınıza anlattıysanız? Böyle olursa evlerimizi ve eşlerimizi koruyamayız. Ve eğer ya karşınızdaki kişi sizin tanıdığınız biriyle evlenirse? Çoğu terbiyeli bireyler sizin için uygun olmayabilir ama başkası için mükemmel olabilir. Bu yüzden kişilerin gururunu ve gizliliğini koruyun; sessizce ve saygılı bir biçimde kişiyi kabul edin ya da gitmesine izin verin.

2- Takvalı olun ve Akıllı sorular sorun

Büyük hatalara veya yersiz davranışlara düşen bazı insanlar şöyle düşünür: “İlk önce karşımdaki kişiyi tamamen tanımalıyım.”

İşte burada doğru ve yanlış bir şeyler var.

Kız kardeşler, eğer birisi kapınıza gelip ailenizle resmi olarak konuşmadıysa ve kararını ve evliliğe hazır olduğunu bildirmediyse; bunun yerine size özel olarak yaklaşıp, ilk önce sizi tanımaya çalıştıysa ve sizinle dışarı çıkmak istediyse vs… maalesef kötü haber!

Eğer o kişi sinsice davrandıysa ve sorumluluk sahibi, ciddiyetini ve bağlılığını göstermediyse, erkek olarak diyebilirim ki, bu kişi hayatınızı ve geleceğinizi emanet edebileceğiniz kişi değildir. Yasadışı olmanın yanı sıra sizi özel olarak tanımak, sizinle özel olarak mesajlaşmak ve buluşmak vs. istemesi zamanı kötüye kullanmak ve zaman kaybıdır. Size münasip ve terbiyeli adımlar atmayan ve size vaat verme kararı almamış birine duygusal, aklen ve fiziken bağlanmayın. Ya istediği zaman sizin yeteri kadar iyi olmadığınıza karar verip sizden ayrılırsa bu yaklaşım kalbinizi ve haysiyetinizi gerçekten korur mu?

O kişinin gelip resmi olarak ailenizle konuşması gerek. Eğer işe yaramazsa o zaman mahreminizden atarsınız- sizi korumak ve ilişkinizle ilgilenmek amacında olan bir erkek onurunuzu ve haysiyetinizi korur.

Peki biz tamamen bilmediğiniz biriyle mi evlenin diyoruz? Tabii ki hayır!

Biz diyoruz ki, işinizde takva sahibi olun. Anlatmaya çalıştığımız, temiz yolları takip edin, Allah’ın(c.c.) bilincinde olun, yolunuzda doğru olan neyse onu yapın ve yasakları bırakın, böylece Allah(c.c.) bereketini verecek ve işlerinizi sizin için kolaylaştıracaktır. Dışarı çıkıp o kişiyle yalnız kalmanız, olabilecek her durumda onu test etmenize ihtiyacınız yok. Bu yanlıştır. O kişi ile uzun bir süre yaşayıp iyi ve kötü olayları atlatmadan onunla ilgili her şeyi bilmeniz imkansızdır. Bazı insanlar aynı evde yaşayıp birbirlerini helal olmayan yoldan tanımalarına rağmen bu başarılı bir ilişkinin garantisi midir? Hayır, insanların acı bir şekilde ayrılmalarına ve boşanıp zaman geçtikten sonra başkalarıyla evlenmelerine şahit olmuşsunuzdur. İlişkinizi gereksiz yere harama düşüren bir şekilde devam etmek size yardımcı olmayacaktır.  O zaman sizin neye ihtiyacınız var?

Akıllı sorular sorun

O kişi resmi olarak size evlenme teklifi ettiğinde ve siz ciddiyetle dikkate aldığınızda, sizin için gerçekten önemli meseleleri sormanın zamanı gelmiş demektir. Örneğin, şunun hakkında sorun:

-Öfke ve anlaşmazlıklarla nasıl başa çıkıyor?

-Harcamaları nelerdir ve kim sorumludur?

-Eşinden beklediği haklar ve görevler nelerdir?

-Hayat planı/vizyonu/amacı nedir?

-Çocuk?

-Eğer siz çarşaf (peçe veya farklı bir tesettür) giymek isteseniz, buna karşı mı çıkar yoksa destekler mi?

Temel olarak, sizin için gerçekten neyin önemli olduğu, ne olmadan yaşayamayacağınız ve neyi kabul etmeyeceğiniz konusunda akıllı sorular sorun.

Kim olduğunuzu ve neyi istediğinizi anlamanız, ardından iletişim kurmanız gerekir. Açık ve dürüst olun. Bu mantık çerçevesinde olmalı, neredeyse iş anlaşması gibi.

Henüz duyguların girmesine izin vermeyin.

Yine söyleyelim, duyguların girmesine izin vermeyin!

İşte biraz daha yapmamanız gerekenler…

Eğer fotoğraflarına kolayca erişebiliyorsanız lütfen onlara bakmayın.

Lütfen Facebook hesabını kontrol etmeye devam etmeyin veya onu kocanız, partneriniz, koruyucunuz ve çocuklarınızın babası olarak hayal etmeyin.

Lütfen yapmayın, henüz değil. Kalbinize şefkat gösterin, serbestçe hayaller kurmasına izin vermeyin. Doğru kararı vermenizde işinizi zorlaştıracaktır. Eğer serbestçe hayaller kurmasına izin verirseniz ve duygusal olarak bağlanırsanız, karşınızdaki kişide olan problemleri mantık çerçevesinde göremezsiniz. Daha sonra evlendiğinizde ve bu duygusal ihtiyaçları yerine getirdiğinizde, göz ardı ettiğiniz sorunlarla karşı karşıya kalacaksınız ve dayanılmaz bir gerçekliğe dönüşecekler.

Bu nedenle, ana sorunları (varsa) tanımlamak ve ikinizin nasıl çözebileceğini tartışmak için bu süre zarfında çaba gösterin. Bunun sizin için rahat olup olmadığını veya kabullenmek istemediğiniz bir şey olup olmadığına bakın.

3- Tam dönüşüm beklemeyin

Birçok kişi birisine ilgi duyar, daha sonra kişinin ileride değişeceğini umarak büyük sorunlara göz yumar. Örneğin, namaz kılmayan birini kabul eder ancak gelecekte namaz kılmasını umarlar. Sigara içen ancak ileride içmeyeceğini vaat eden, her tür yanlışı yapıp ileride yapmayacağını söyleyen kişiyi kabul eder.

Şansınızı test etmeyin.

Bu gibi önemli konularda kişinin değişeceğini kanıtlayan nedir?

Kesin gerekçeleri olmayan vaatler için bir karar vermeyin.

Peygamberimiz Muhammed (sav) demiştir ki:

“Size, dininde ve ahlakından (karakterinden) hoşlandığınız biri gelirse onu evlendiriniz. Eğer evlendirmezseniz yeryüzünde fitne ve büyük bir fesad olur. (Tirmizi)

Şu anda kendisinin karakterinden ve dini taahhüdünden memnun olduğunuz birini bulursanız, onunla evlenirsiniz… Kendisini tamir ettikten sonra gelecekte memnun olmak istediğiniz birisiyle değil.

Erkek kardeşler için, kendinizle ilgili bir şeyi değiştirmeniz gerekiyorsa ve onunla ilgili samimi iseniz, şimdi değişmeye başlayın. Allah’ın hatırı için değiştirin çünkü her şeyden önce yaratılmanızın gerekçesi budur. Sizi tamamen dönüştürmek için birisine güvenmeyin.

Elbette temel oluşturmak ve ortak hedefler kazanmak için birbirinize yardımcı olabilirsiniz. Tabii ki birisi daha iyi olabilir, çünkü beraber büyüyeceksiniz. Ancak birisi kendi üzerinde çalışmıyorsa büyük ölçüde değişemez. Pazarlık gerektirmeyen temel konular olmalı, örneğin namaz gibi veya bu konudaki tüm zorunlu eylemler gibi. Eğer bu yoksa, dikkatli olmalısınız.

4- Baskıya maruz kalmayın

Ve bu da her iki yönde de gidiyor. Eğer birisi, Kur’an hafızı veya cami imamı vb. olsa bile ve bu kişiyi sizin için önerse ancak siz o kişiyi çekici bulmuyor ve çekiniyorsanız, işte bu reddetmek için yeterince iyi bir sebeptir.

Kendinizi kötü hissetmenize gerek yok. Biri başkası kusursuz olabilir ama sizin için kusursuz olmayabilir veya tam tersi. İlişkinizde bütün haklarınızı emanet edebileceğiniz ve haysiyetinizi koruyacak bir eş seçmek için erkeklerde dine bağlılığı ve görgü kurallarını araştırmanın önemli olduğunu söylüyoruz.

Dinin getirdiği disiplin ve tevazulu karakter kadınlar için bir koruma ve onurdur. Karşınızdaki kişinin Allah’tan(c.c.) korktuğunu bilmek herhangi bir şekilde veya formda kadına zarar vermesinin sadece kendisine zarar vereceğini bildiğini fark etmek; kadının mutluluğunun ve rahatlığının bir sebebi olacaktır. Kadınlara karşı nazik olmak ve merhamet Peygamberimizin (s.a.v.) sünnetidir. Bizim dinimiz işte böyledir.

Dindarlık karakterini yansıtmıyorsa, kabul etmek için baskı yapılmamalıdır. Hem dini hem de karakteri bulduysanız fakat kendinizi rahat hissetmiyorsanız, o kişi ile yaşadığınızı hayal edemiyorsanız, onun hakkında itici bulduğunuz bir şey varsa ve istihare yaptınız ardından onu istemediğinizi düşünüyorsanız, o zaman sizin cevabınız açıktır. O kişi sizin için hayırlı değildir. O kişiyle devam etmenize gerek yoktur.

Şu hikayeyi hatırlayın: Bir kadın Peygamberimize (s.a.v.) geldi ve kocasının kötü biri olmadığını söyledi ama kadına karşı iyi davranmadığı için şikayet etti. Kadın herhangi bir yanlışa girmek de istemiyordu. Peygamberimiz (sav) ise adam doğru bir insan olmasına rağmen kadına bu adamdan boşanma hakkı verdi.

Yani, zorlanmamalı ve baskı altına alınmamalısınız. Unutmayın, Peygamberimiz (s.a.v.) bir kadının rızası ve izni olmaksızın evlenmemesi gerektiğini söyledi. (Ebu Davud)

Bu nedenle, temel olarak birine güvenebilmek ve kendinizi emanet edebilmek için kabullenme, uyumluluk ve memnuniyet, karakter üzerine olumlu yansıyan dini bağlılığı arayın.

5- Bu zamanı Allah’a yakınlaşmak için kullanın

Allah’ın (c.c.) dediğini unutmayın:

“Kaynaşmanız için size kendinizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet meydana getirmesi de O’nun delillerindendir. Doğrusu bunda düşünen bir toplum için dersler vardır.” (30/Rum Suresi-21)

İşaret nedir? İşaret, bir hedefe götüren şeydir. Eğer evlilik Allah’ın işaretlerinden biri ise o zaman yolun her adımında sizi O’na götürmesi gerekir. Evlenmek için dua ettiğiniz, birini ciddiye aldığınız, biriyle birlikte yaşadığınız ve hayatınızı birlikte sürdürdüğünüz her dakika… Birlikte Allah’la(c.c.) buluşana kadar, O’nun(c.c.) tarafından yardım edilmiş olunmakla memnun olursunuz ve O’nu(c.c.) memnun edersiniz inşallah.

Birisiyle evlisiniz fakat Allah(c.c.) sevgisi sizin için ilktir. En başından beri sizinle olan O’dur(c.c.) ve herkes kaybolduğunda da olacak olan O’dur(c.c.).

Bunu unutmayın.

Bu zamanı Allah’a(c.c.) yakınlaşmak için kullanın, duanızı güçlendirin. Bu, sizi daha samimi yapar ve Allah’a olan güveni artırır.

6- Niyetinizi yenilemeyi unutmayın

Kısa bir süre önce bilirkişiye bir kız kardeş tarafından “Evlenmeyi istemek için nasıl bir niyete sahip olmalıyım?” diye bir soru sorulduğunu okumuştum. Ve bilirkişi şöyle yanıtladı:
“Niyetiniz gökleri ve yeryüzünü doldurmak olabilir… Barış ve huzur vermek… Bbir başkasının ruhunu dinlendirmek, birisini ısrarla tutmak, onlara bakmak, onlara yardım etmek, doğruları bir araya getirmek için bir niyet… Birinin helal vasıtasıyla mutluluğun tadını çıkarmaya ve buna göre Allah’a(c.c.) şükran duyması niyetinde olabilir… Belki de Ahmed İbn Hanbel gibi birisini doğuracak bir evlilik, bin yıllık bir ibadet değerinde olacaktır.”

Niyetlerinizi yenilemek, ne yaptığınızı ve neden yaptığınızı anlamak size yardımcı olacak ve netlik kazandıracaktır.

Nitekim eylemler niyetlerine göre belirlenir ve her kişi istediğini alır. Bunu hatırla ve bil ki müminlerin işleri hayırlıdır, emindir, iyidir.

Peygamberimizin (s.a.v) dediği gibi: “Mü’minin hayranlık verici bir hali vardır ki, başka hiç kimsede bulunmaz. O’nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.” (Müslim, Zühd, 64)

Herhangi bir nedenle evlenme teklifi istenilen sonucu vermezse bile sorun yoktur. İstihareyi yapmışsanız ve her şeyi helal bir şekilde hallettikten sonra bunun iyi bir nedenden olduğunu ve hayırlı olduğunu bilin. Endişelenmenize gerek yok, yolunuza devam edebileceksiniz. Kendiniz ve o kişi için dua edin, Allah’ın(c.c.) egemenliği geniştir, O asla sizin ve hepimizin ihtiyacını gidermekten yorulmaz! Böylece, Allah’ın(c.c.) iradesinden memnun kalacağız. Allah(c.c.) bir hadisi şerifte şöyle buyurmuştur: “Ey kullarım! Sizin öncekileriniz ve sonrakileriniz, insanlarınız ve cinleriniz bir yerde toplanarak benden isteseler, ben de her insana dilediğini versem, bu bende olandan ancak iğnenin denize batırıldığı vakit azalttığı kadar azaltır.”

SON YORUM: Evet, gelecekte meydana gelebilecek bir evliliğin tüm sorunlarını veya herhangi bir sorununu engelleyemiyoruz. Ancak, doğru olanı yapmanız ve doğru adımlar atmanız gerekiyor. Çünkü bu yüzden yaratılmışız ve bu Allah’ın bizi yargılayacağı şeydir.

Unutmayın ki Allah(c.c.) değer katan ve yeterli olandır. Karı/koca bir vesiledir, Allah’tır (c.c.) her ihtiyacımızı karşılayan, bize bakan ve bizi geçindiren… Öyleyse şunu söyleyen Allah’a(c.c.) umut etmeye devam edelim: “Ben kulumun zannı üzereyim. Beni nasıl tanırsa öyle muâmele ederim.”

Öyleyse güzel, hayırlı, saf ve temiz şeyleri düşünün, onlar Allah’ın ayetiyle yolunuza çıkacaklar…

Allah’tan(c.c.) size O’nun sevdiği birini vermesini ve sizi ve eşinizi Allah’ı seven insanlar yapmasını isteyin. Allah’ın sevgisi sonsuzdur, sizin sevginiz sınırlıdır. Eğer ki Allah sevgisi içeriyorsanız, sonsuz olanı içeriyorsunuz.

Allah’ın himaye ve koruması altında, burada başlayıp sonsuza dek süregelen bir ilişkiyi Allah’tan isteyin.

Allah’ın hoşnut olduğu ev halkını nasip etmesini isteyin.

Rabbinizin sizden memnun olmasını ve O’nu memnun etmiş olmayı isteyin.

Bize öğrettiği gibi dua edin Allah’a: “Onlar, “Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle” diyenlerdir.” Amin.

Bu süreçte Allah’a olan yakınlığınızı ve ruhsal üretkenliğinizi arttıran başka ipuçlarınız  nelerdir? Tavsiyenizi bizimle paylaşın.

Yazar: Dina Mohamed Basiony

Bu yazı productivemuslim.com sitesinden alınarak “Genç Müslümanlar” ekibi tarafından tercüme edilmiştir.

 

Yorumlar

yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Please enter your name here