Önsöz

Halep sokaklarında tayyareler bombalıyor
başkaldırı şiirlerini,
ellerinden öpülesi isyan dizelerini,
şiir ki mermisi daha hisli olur
ve daha izli,
vuracağı yeri bilir.

I.
Elleri ve ayakları kesilmiş bir ülke,
göğünden yıldızları koparılmış,
uğruna Selahaddin’in öldüğü bir ülke.
bir ülke ki nakarat bir çığlık,
orda kardeşlerim var.

II.
sökün bayraklardan yıldızları,
sınırları olmayan ülkemin kalbine dökün,
tel örgülere takıldı sesimin fırtınası,
kurusun ölü denizlerin elleri
ve cırcırböceklerinin nefesi kurusun,
kurusun ki, bismillah…

III.
hala putlara tapıyor cüceler,
cüceler ki çamur ve kül ilahileri…
ulusal hırıltılar çıkararak
babalarınınmış gibi topraklarını yalıyor,
mezarlık bilinçlerini, it sevinçlerini
pankartlara bayraklara boşaltıyor,
ve “yaşasın ezilmiş halkların kardeşliği” mi?
cüceler hala putlarını yiyor.

hadi söyleyin nereye gömeceğiz,
bu çocuk ölülerini?
bu halkın yalnızlığını nereye gizleyeceğiz?
hadi söyleyin,
ey harikulade leşler…

romatizmaları azdı çağın,
kemikten tabutlar dikin
Hama’ya, Humus’a, Dera’ya,
kan yağmurları yağıyor kan,
kan ki ARŞİV,
emperyal, enternasyonal,
hep aynı sonla biten bir roman.
kapitalizmin borusunu çalıyor
devrim marşları,
solcular, tröstlerle aynı sloganı atıyor.
“Kim bu sakallılar”

IV.
Ne sünnidir bu şiir, ne de şii,
Mezhepçiliğin alnından giren bir mermi,
Sakallarından öpülesi bir eylemdir.
Allahın yardımını esirgiyor
Allahın yardımına iman edenler,
demek ki Amerika’ya küfretmek yetmiyor.

Sibirya’dan, Mançurya’ya
Adaleti ve merhameti parçalıyor kurtlar,
Sınırlarına tapanlar bizden değildir ey halk,
Ve korkularına tapanlar.
KEVİR’e, bir çöl kadar küstüm,
demek ki bayraklara ayetler kazımak yetmiyor.

Hadi söyleyin
Nerden çıktı bu irin gölü,
Orta doğunun ortasında
bu yalnızlık salgını,
Bu haşerat ufkuna iltica nerden çıktı.

ne Kürt’ün şiiridir bu,
ne Arap’ın ne de hamburgerin,
İkincil kimlikleri yoktur cihad şiirlerinin,
Şiir ki, firavunları yataklarında sokar,
Sonra gelir kınına dökülür.

V.
Kelimelerin kanserine yakalananlar,
Şiirsizler hey?
Huzurlu kentlerinizde, sıcak evlerinizde
Kurtlanacak gözleriniz kulaklarınız,
Mutluluğun veremine tutularak,
mezar taşları gibi
kazıklar çalarak dünyaya,
intihar ustalarına dönüşeceksiniz.
ve birbirinize konforunuzu bulaştırarak
İçinde ebedi kalacaklarmış gibi
Kendi uçurumlarınızı oyacaksınız.
Rabbim, şiirsizlere şuur,
hüznüme cevap ver…

modern felçten,
ulusal patolojiden,
itin küstahlığından,
evrensel dramdan,
cücenin vesvesesinden,
şiirin mekaniğinden
uzak çok uzak…

ama şurada, yanı başımda
tel örgülerin hemen ardında
kardeşlerim var,
kardeşlerim…

Sonsöz
Rabbim, dediğin gibi
Bize ne oluyor ki…

TUNCAY YERLİKAYA

Yorumlar

yorumlar

PAYLAŞ
Genç Müslümanlar
Genç Müslümanlar, müslüman davetçilere her türlü içerik, materyal, fikir ve bilgi sunmaya çalışan bir blogdur.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Please enter your name here