MultimedyaVideo

Helal ve Haramın Ne Olduğuna Allah Karar Verir – Nouman Ali Khan

Allah size bir şeyi helal kıldıysa, sizi sevdiği içindir. Sizin için bir şeyi müsaadeli kıldıysa, sizi düşündüğü içindir. Size bir şeyi izin vermesi, sizin faydanıza olduğu içindir. Ve sizi hiç kimse Allah’tan daha çok sevip, düşünemez. Hiç kimse Allah’ın size sevgisinden ötürü verdiği bir şeyin zararlı olduğunu söyleyemez. Allah bir şeyi iyi olarak yarattıysa, kimse onun zararlı olduğunu söyleyemez, onu tekrar bu şekilde tanımlayamaz. Kötü, zararlı, iyi değil diyemez. Kimsenin buna hakkı yok.

Allah kelamını bilmeyen, Allah’a inanmayan insanları bırakın, Allah’a ve dinine iman ettiğini söyleyen insanlar göreceksiniz, hatta pratikte de Müslüman olan insanlar var, bu dinin vecibelerini yerine getiren insanların bile Allah’ın helal kıldığı şeyleri haram kıldıklarını göreceksiniz. İnsanlar üzerinde söz sahibi olmadıkları şeyleri dayattıklarını göreceksiniz. İnsanları suçlayamayacakları konularda suçladıklarını.

Çok garip meseleler var bu konuyla ilgili. Bazen kültürümüzde, değişik kültürlerde Pakistan kültüründe, Bangladeş kültüründe, Mısır’da, Fas’ta, farklı kültürlerde beklentilerimiz vardır. Bu paylaşacağım son şey olacak. Ve bu beklentiler son derece ağır olabilir. Mesele bir düğün olacağı zaman, insanlardan giyinmeleri beklenen belirli bir tarz vardır. Takılması gereken takılar vardır, misafirler için yapılması beklenen düzenlemeler vardır, ikram edilmesi beklenen yemekler vardır. Ve bunun yapılabilmesi için tüm ailenin el birliğiyle çalışması gerekir. Çünkü devasa bir kutlama ve parti vereceğiz. Ve tabii fotoğraflar da çekilecek orada. Ve bu fotoğrafları da sosyal medyada paylaşmak zorundayız, aksi halde Allah bunu bizden nasıl kabul eder? Yani her şeyin iyi göründüğüne emin olmak zorundasınız. “Aynı elbiseyi giyemezsin, bunu geçen sene de giymiştin.” Ve gidip de ekstra 1000 lira daha verirsiniz.

Tüm aile hep birlikte bu işe girişirler. Ve aileden birisi gelip “Bence biraz israfa kaçıyoruz, bu kadar fazla harcamamalıyız. Bu şekilde bereketini göreceğimizi sanmıyorum. Bu parayla başka şeyler yapabilirdik, fakirler için bir şeyler yapabilirdik, bırakın kızını evlendirebilmeyi bayramda bir kurban kesemeyen insanlar için bir şeyler yapabilirdik. Belki onlara yardım edebiliriz, belki onların kızlarını evlendirmesine destek olup, onların duasını alabilirdik. Böylece evliliğimizde elimizde sadece fotoğraflardan başka bereket de olmuş olurdu.

Ve sonra onu suçlarlar, “Ailene destek olmak istemiyorsun demek? Estağfirullah. Ne kadar da açgözlü ve bencilsin. Ailene yardımcı falan olmak istemiyorsun, sadece kendini düşünüyorsun.” Ve birisi “Bu saçmalığın bir parçası olmamaya hakkım var, tüm bunlara müdahil olmak istemiyorum, buna mecbur değilim, bu zorunluluk değil, kültürümüz bunu dayatıyor diye bir şeyler yapmak zorunda değilim, Allah bunu bana zorunlu kılmadı. Ve bunu yapmazsam da yanlış bir şey yapmış olmayacağım.

Nitekim, esas siz bir şeyleri yanlış yapıyorsunuz. Sizsiniz aşırıya kaçanlar, israf edenler, sizsiniz dışardan nasıl göründüğünüze takılanlar. Allah’ı nasıl memnun ederim diye düşündüğünüzden daha çok, insanları nasıl memnun ederim diye düşünüyorsunuz. İnsanların ne diyeceklerinden, yapacakları yorumlardan daha çok korkuyorsunuz, çekiniyorsunuz. Onların sözlerinin sizde, Allah’ın sözünden daha çok ağırlığı var. Bu bir sorundur. Bu doğru bir şey değil. Ve böylece bunu yapmayacağıma, dahil olmayacağıma karar veriyorum.

Bunu yapmayacağınıza karar veriyorsunuz ve sonra “Sen iyi bir aile bireyi değilsin” diye üzerinize baskılar gelmeye başlıyor. “Sen bağları koparıyorsun. Allah senin ailene destek olmanı istiyor. Allah senin ailene iyilikte bulunmanı emrediyor.” Bu Allah’ın sözünü çarpıtarak kötüye kullanmaktır. Allah’ın izin verdiği şeyleri insanlara yasaklamayın. Allah’ın insanlara mecbur kılmadığı şeyleri, onlara zorunlu kılmayın.

PDF İNDİR

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu