Arapça Öğrenimiİlim

Hz. Ömer Dizisi Arapça Türkçe Replikler – 9

Hz. Ömer Dizisi 4. Bölüm


Velid bin Muğire
:
قولوا هَلْ أَصابَ رَأْيي؟
Söyleyin görüşüm doğru mu?

أَعْني ما وَجَدْتُ خَيْراً مِنَ السِّحْرِ  نَرْمِيهِ بِهِ عِنْدَ الْعَرَب
Yani Arapların yanında onu itham etmek için büyüden daha iyi bir şey bulamadım

إِنَّهُ وَاللهِ لَيُفَرِّقُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَأَبِيهِ وَأَخِيهِ وَزَوْجِهِ بِسِحْرِ بَيانِه
Vallahi ifadesinin büyüsüyle bir adamı babasından kardeşinden eşinden ayırıyor.

فَيؤمِنُ بِهِ هَذا وَيَكْفُرُ بِهِ هَذَا فَيَفْتَرِقانِ عَلَى ذَلِك
Biri buna inanıyor diğeri inkar ediyor bu konuda ayrılıyorlar

Halid bin Velid:
لَعَلَّهُ كَما قُلْتَ يا أَبَتِ وَقَدْ أَجْمَعَ الْقَوْمُ عَلَى رَأْيِك
Belki de dediğin gibidir baba, kavim senin görüşünde fikir birliği yaptı

Velid bin Velid:
قَدْ سَأَلْتَ يا أبتِ وَواللهِ لا أَكْذِبُك
Madem ki sordun baba vallahi yalan söylemeyeceğim

عَجِبْتُ يا أبتِ كَيْفَ يَسْتَقِيمُ في نَفْسَكَ الشئ وَضِدّه
Şaşırdım baba, bir şeyin hem kendisi hem de tam tersi nasıl doğru olabilir?

أَلَسْتَ أَنْتَ مَنْ وَصَفَ الْقُرانَ أَجْمَلَ وَصْفٍ وأَحْسَنَه
Kuran’ı en güzel ve iyi şekilde tarif eden sen değil misin?

واللهِ لو سُئِلَ رَجُلٌ مِنْ أَصْحابِ مُحَمَّدًا فيه، ما زادَ عَلَى ما قُلْت
Vallahi bu konu Muhammed’in arkadaşlarından birine sorulsa, söylediğine fazlasını eklemezdi.

فَكَيْفَ تُشِيرُ عَلَى النَّاسِ بَعْدِ ذَلِكَ أَنْ يَقولوا هُوَ سِحْرٌ إِفْتِرى؟
Peki o halde nasıl insanları bunun sahte bir sihir olduğunu söylemeleri için yönlendirirsin?

أَيْنَ الْإفْتِراء يا أبتِ؟
Bunun neresi sahte baba?

Halid bin Velid:
أَمْسِكْ لِسَانَكَ أَيُّهَا الْوَليد! ما زِدْتَ عَلَى أَنْ وَصَفْتَ أباكَ بِالْإفْتِراء
Dilini tut Velid! Sen de babanı sahtecilikle vasıflandırmaktan başka bir şey yapmıyorsun


Velid bin Velid:

بَلْ رَجَوْتُ أَنْ يَبْرَأَ مِنْهَا
Hayır bundan kurtulmasını istedim

بَلَى! أَطَاعَهُ الْقَوْم، وَلَكِنْ عَلَى عِلْمٍ مِنْهُمْ أَنَّهُ باطِل بِشَهادَةِ أَبِي نَفْسِي
Evet kavmi ona itaat eder, ancak babamın kendi kendi ifadesiyle bunun doğru olmadığını bilirler

وَلَسَوْفَ يَأْخُذُونَهَا عَلَيْهِ وَإنْ عَمِلوا بِرأيه
Onun görüşüne göre hareket ederlerse bunu onun aleyhine alırlar

فَلَيْسَ مِنْ شِيَمِ الْعَرَبِ أَنْ يَكْذِبَ شَرِيفَهُم
Arapların tabiatında büyüklerini yalanlamak yoktur.

أَمّا وُفُودُ الْعَرَبِ إِلىَ الْمَوْسِمِ، فَلْيَسْمَعُنّ مِنْ مُحَمَّدٍ مِثْلَ ما سَمِعَ أَبِي، وَلَيَجِدُنَّ فِيه ما وَجَدَ أبي
Arap heyetleri hac zamanı geldiklerinde babamın Muhammed’den duyduklarını onlar da duyacaklar, babam ne anladıysa onlar da onu anlayacaklar

فَهُمْ أَهْلُ الْفَصاحَة
Onlar fesahat ehlidir

وَلَهُمْ عُقُولٌ وَأَسْمَاعٌ وَأَفْئِدَةٌ كَالَّتي لَنا
Onların da bizim gibi akılları kulakları yürekleri var

عِنْدَئِذٍ يُدْرِكُونَ أَنَّ مَا نَرْمِي بِهِ مُحَمَّدٍ باطِلٌ وَاِفْتِرَاءٌ وَظُلْم
O zaman Muhammed’e ithamlarımızın batıl iftira ve zulüm olduğunu idrak edecekler

وَهُمْ ‏يَعْرِفُونَ هَذِهِ الْقَبائِح وَيَهْجُون بها
Onlar bunu çirkinlik olarak görür ve eleştirirler

Velid bin Muğire:
بَلَى، وَاللاتِ ما عَدَوْتَ الْحَقَّ أيُّهَ الْوَلِيد
Evet Lat adına hakkı çiğnemedin ey Velid

وَلَقَدْ وَجَدْتُني في حَيْرَةٍ وَلَجاجَة
Şaşkınlık ve çaresizlik içindeyim

فَأَشِر عَلَيْنا أَنْت ما تَقُولُ فيه لِلنَّاس؟
Sen söyle insanlar içinde ne diyelim?

بِما نَتَّهِمُهُ عِنْدَهُم؟
Onların yanında onu neyle itham edelim?

Velid bin Velid:
واللهِ لا أُصَدِّقُ ما أُسْمَع
Vallahi duyduğuma inanamıyorum

قولوا لِلنَّاسِ ما تَقُولون لِأَنْفُسِكُم
Kendinize ne söylüyorsanız insanlara da onu söyleyin

Velid bin Muğire:
إذاً نَكُونُ قَدْ أعنّا مُحَمَّداً على أَنْفُسِنا
O zaman kendimize karşı Muhammed’e yardım etmiş oluruz

Velid bin Velid:
فإن لَمْ تقولوا صِدْقاً فَأَمْسِكُوا
Doğruyu söylemiyorsanız susun

Velid bin Muğire:
إذاً فَإِنَّ خَيْرَ ما نَفَعَل أَنْ نَحُولَ بَيْنَهُ وَبَيْنَ النَّاسِ ما وَسَعَنا ذَلِك
Öyleyse yapmamız gereken en iyi şey elimizden geldiğince insanlarla görüşmesine engel olmak

Halid bin Velid:
ما أَطْلَقَ لِسانَهُ الساعَة وَقَدْ كان قَبْلَ الآن ضَعِيفَ الْيَدِ وَالْلِسان؟
Bugüne kadar eli ve dili zayıftı şimdi dili nasıl bu kadar açıldı


Velid bin Muğire:

لا تَقُلْ في أَخِيكَ شَرًّا يا خَالِد أ لِأَنَّهُ لَيْسَ لِأُمِّك
Aynı annenin çocukları değilsiniz diye kardeşin hakkında kötü konuşma Halid

إِنَّهُ وَلَدِي، وَلَدِي وَعَدْلُكَ عِنْدِي
O benim oğlumdur, oğlumdur ve seninle eşittir

فلا يَغُرَّنَّكَ مِن نَفْسِكَ أَنَّكَ أَقْوى مِنْهُ وَأنَّكَ صَاحِبُ قُبَّةِ قُرَيش وَخَيلِها وأَعيْنَتِها
Ondan daha güçlü olmanla ve Kureyş’in askeri gücünü elinde bulundurmanla mağrurlanma.

وَقَدْ سَادَ الْعَرَبَ رَجُلانِ: رَجلٌ بِسيفِهِ، ورَجلٌ بحِلمِهِ ولِينِهِ
Araplarda iki adam üstündür: Kılıcını iyi kullanan ve dili yumuşak olan

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu