MultimedyaVideo

Koronavirüs Meselesine Bakış Açımız Nasıl Olmalı? – Nouman Ali Khan

Bugünkü hutbede… Belli ki herkesin aklında Koronavirüs var ve birçok eyalet bu paniği deneyimliyor. İnsanlar marketlere koşup tuvalet kağıdı, diş fırçası için kavga ediyor ve el dezenfektanı şu anda nadir görülen bir ürün oldu. Eminim ki stokları arttırmışlardır.  Ve tüm bu paniğin ortasında elbette herhangi bir enfekte durumu olan eyaletlerde büyük grupların toplanması yasaklandı ve herkesin bildiği gibi spor faaliyetleri, dini seremoniler gibi.

Yani bu büyük grupların sağlığı için yasaklandı ve aslında bu benim çok ikna edici bulduğum ve katıldığım da bir şey Bayyinah mescidinde, kampüsümüzde de bunu sorumluluğum gereği uyguluyorum. Yani toplu olarak cuma kılmamayı gibi,  bugün Cuma’da benim talimatım ile 7-8 kişi var. Ve bunun yapılmasının sebebi, ya da benim bu fikri uygulama sürecimde bu sonuca nasıl karar verdiğimi bilmenizi istiyorum.

İlk yönelimim bunu benden daha iyi bilen birine danışmaktı. O da benim için Dr. Akram Nadwi idi.  Onu aradım ve konuştuk, bizim eyalette ve diğer yerlerde olanları onunla paylaştım, ve bu sadece onun değil diğer birçok alimin de fikri, eğer topluma daha fazla zararı olacaksa düşünmemiz gerekmiyor. Cumaya gelmenin daha doğru olabileceğini düşünmemiz gerekmiyor. O yüzden bugünkü hutbenin konusundan bahsetmeden önce insanların daha İslamî görüş olarak düşüneceği bir meseleyi söylemek istedim.

Biri çıkıp “Hayır, hayır. Sadece Allah’tan korkmanız gerekiyor! Korkmamanız lazım! Bunlar kafirlerin komplosu” diyebilir, tüm fikirler ortaya atılıyor çünkü internet çılgın bir yer. Sadece internet de değil, mescid de çılgın bir yer olabilir. Herkesin ne yapılacağıyla ilgili kendi fikri var. Korkmamakla, endişelenmemekle ilgili. Çünkü eğer Allah bizi korursa bir şey olmaz. Bunların hepsi doğru iken, yani evet Allah bizi korursa hiçbir şey olmaz bize, Allah bize Kur’an’da bunu garantiledi.

“ان ينصركم الله فلا غالب لكم” (Al-i İmran, 160) “Eğer Allah size yardım ederse hiç kimse üstün gelemez.”

Kesinlikle hiç kimse ve hiçbir şey. Ama öte yandan, Allah bize önlem hakkında 1-2 şey de öğretiyor. Sağduyumuzu kullanmak zorunda olduğumuz bir dünyada yaşıyoruz ve Rasulullah (sav) Mekke’den Medine’ye göç ederken “Allah beni koruyacak, ön taraftan geçip Medine’ye gideceğim” demedi. Düşmanın planından kaçmak için bir plan, strateji, kaçış rotası, gizli yollar, zamanlamalar vardı. Sonuç olarak dinimizde öğrendiğimiz şey, elimizden gelen en iyisini yapıp her türlü tedbiri almak ve sonra sadece Allah’tan korunmayı beklemek.

Kırmızı ışıkta tam gaz araba sürüp “Allah beni koruyacak” diyemezsiniz. Kendiniz için önlem almalısınız, sonrasında evet Allah sizi koruyacak. Ve eğer Allah size zarar geleceğini takdir etmiş ise, ne kadar trafik levhalarına dikkat ederseniz edin eğer gelecekse gelecektir. Bundan kaçış yok. Ama dinimiz bu tarz bir sorumluluk öğretiyor bize. Başka bir şey de birinin “Umrumda değil ben geliyorum, birleşmemiz lazım,” demesi.

Bu sadece seninle ilgili değil ki. Senin endişen değil sadece. Bağışıklık sistemi zayıf olan birinin yanında oturuyor olabilirsin. Belki de sen etkilenmezsin, virüsün sende olduğunu bilmiyorsundur belki de. Ve birkaç gün sonra sende tespit ediliyor çünkü birkaç gün sonra kendini ancak gösteriyor. Ve esasen de bu kişinin ailesine ve kendisine telafisi olanaksız bir zarar vermiş oluyorsun. Yani bu sadece bizimle ilgili değil. Bu daha geniş kapsamlı bir sorumluluk meselesi ve bu da tam da dinimizin bize öğrettiği bir şey.

PDF İNDİR

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu