Haber

Koronavirüse Karşı Alınması Gereken Tedbirler

Türkiye’de (15 Mart 2020 tarihi itibariyle) Koronavirüs vakası 6’ya ulaştı. Sizler için tüm dünyayı etkileyen COVID-19 (Yeni Koronavirüs Hastalığı)’na karşı alabileceğimiz önlemler ve tavsiyeleri derledik.

1- Hijyen kurallarına dikkat edin

قال رسُولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم: “الطُّهُورُ شَطْرُ الإيمان

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Temizlik imanın yarısıdır.”
(Müslim, Tahâret 1. Ayrıca bk. Tirmizî, Daavât 86)

Koronavirüs hastalığından korunmada kişisel hijyen kurallarına uymak çok önemlidir. Sağlık bakanlığının COVID-19 (Yeni Koronavirüs Hastalığı)’na yakalanmamak için başlıca hijyen önerileri:

  • El temizliğine dikkat edilmelidir. Eller en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmalı, sabun ve suyun olmadığı durumlarda alkol bazlı el antiseptiği kullanılmalıdır.
  • Eller yıkanmadan ağız, burun ve gözlerle temas edilmemelidir.
  • Hasta insanlarla temastan kaçınmalıdır (mümkün ise en az 1 m uzakta bulunulmalı).
  • Özellikle hasta insanlarla veya çevreleriyle doğrudan temas ettikten sonra eller sık sık temizlenmelidir
  • Hastaların yoğun olarak bulunması nedeniyle mümkün ise sağlık merkezlerine gidilmemeli, sağlık kuruluşuna – gidilmesi gereken durumlarda diğer hastalarla temas en aza indirilmelidir.
  • Öksürme veya hapşırma sırasında burun ve ağız tek kullanımlık kağıt mendil ile örtülmeli, kağıt mendilin bulunmadığı durumlarda ise dirsek içi kullanılmalı, mümkünse kalabalık yerlere girilmemeli, eğer girmek zorunda kalınıyorsa ağız ve burun kapatılmalı, tıbbi maske kullanılmalıdır.
  • Çiğ veya az pişmiş hayvan ürünleri yemekten kaçınılmalıdır. İyi pişmiş yiyecekler tercih edilmelidir.

Daha fazla bilgi ve video için sağlık bakanlığının konuyla ilgili web sitesini inceleyebilirsiniz: https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/covid19

2- Sosyal uzaklaşma yöntemini uygulayın

Sosyal uzaklaşma adı verilen yöntem, salgına karşı en etkili çözüm.
2-3 hafta boyunca herkes mümkün olduğunca kendini (ailesini) çevreden izole edebilirse salgının yayılma hızı çok düşüyor. Sosyal uzaklaşma hemen şu an yapılması gereken bir şey. Salgın iyice yayılınca değil.

Eğer bu yapılmazsa hasta sayısı üstel olarak artacak. (Yani 1-2-5-100-1000 şeklinde ilerleyebilir hasta sayısı çok kısa sürede.)

Şu an Türkiye’de hastalık bu seyirde ilerliyor, bunu bilmesek de. Bu acı gerçeği 1-2 hafta içinde çok daha net bir şekilde göreceğiz maalesef. İtalya’da, Avrupa ülkelerinde yaşananların çok benzeri olabilir Türkiye’de.

AYIP DEĞİL!
– Sosyal uzaklaşmak ayıp değil.
– Ziyaretçi kabul etmemek ayıp değil.
– 2-3 haftalık gıda depolamak ayıp değil.

Kendimiz için, çocuklar için ev programı yapalım. Bu süreç vakit alacak, bunun farkında olalım. Ev içi hareketlerimizi azaltmayalım, spor yapalım (bağışıklığı sağlam tutmak için önemli). Psikolojimizi sağlam tutalım. Teyid edilmemiş bilgilerden uzak duralım.

Sorumlu olduğumuzu unutmayalım. Biz üzerimize düşeni yaptıktan sonra gerisini Allah’a bırakalım. Panik yok, tedbir şart.

3- Tevekkül edin

قُلْ لَنْ يُص۪يبَنَٓا اِلَّا مَا كَتَبَ اللّٰهُ لَنَاۚ هُوَ مَوْلٰينَاۚ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ

“De ki: Allah’ın bizim için yazdığından başkası bize asla erişmez. O bizim mevlâmızdır. Onun için müminler yalnız Allah’a dayanıp güvensinler.” (Tevbe Suresi, 51. ayet)

وَاِنْ يَمْسَسْكَ اللّٰهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَـهُٓ اِلَّا هُوَۚ وَاِنْ يُرِدْكَ بِخَيْرٍ فَلَا رَٓادَّ لِفَضْلِه

“Eğer Allah sana herhangi bir zarar verecek olursa bil ki, onu O’ndan başka giderebilecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse O’nun lütfunu engelleyebilecek de yoktur.” (Yunus, 107)

Tedbirlerinizi aldıktan sonra her işte olduğu gibi Allah’a tevekkül edin. Panik ve karamsarlığa kapılmayın.

Suheyb’in naklettiğine göre, Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

“Müminin hali ne hoştur! Her hali kendisi için hayırlıdır ve bu durum yalnız mümine mahsustur. Başına güzel bir iş geldiğinde şükreder; bu onun için hayır olur. Başına bir sıkıntı geldiğinde ise sabreder, bu da onu için hayır olur.” (Müslim, Zühd, 64)

Ebû Huzâme’nin rivayet ettiğine göre, babası Allah Rasûlü’ne şöyle sormuştur: “Ey Allah’ın Rasûlü! Şifa niyetiyle yaptığımız okumalar, tedavi olduğumuz ilaçlar ve korunma tedbirleri, Allah’ın takdirinden bir şeyi geri çevirir mi?” Resûlullah (s.a.v), “Onlar da Allah’ın takdiridir.” buyurmuştur. (Tirmizi, Tıb, 21)

4- Sadaka vermeyi ihmal etmeyin

عن أنس رضي اللّه عنه قال: قال رسول اللّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم: ”إنّ الصدقَةَ تُطْفِئُ غَضَبَ الرَّبِّ، وتَدْفَعُ مِيتَة السُّوءِ

Enes b. Malik’in naklettiğine göre, Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
“Kuşkusuz sadaka, Rabbin hoşnutsuzluğunu giderir (Allah’ın kişiye huzurlu bir hayat bağışlamasına vesile olur, işlenen kötülüklere mukabil başa gelebilecek kötülüklere de kefaret olur) ve kötü bir şekilde ölmeyi (Allah’ın izniyle) önler.” (Müslim, Zekat, 28)

قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: “إِنَّ ظِلَّ الْمُؤْمِنِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ صَدَقَتُهُ

Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü müminin gölgesi (onu himaye edecek şey) sadakasıdır.” (İbn Hanbel, 4 ,233)

عن أبي مالك الأشعري رضي الله عنه قال:‏ قال رسُولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم: “…الصلاة نور، والصدقة برهان، والصبر ضياء”

Ebû Mâlik el-Eş’arî (r.a)’dan rivâyet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “…Namaz bir nurdur; sadaka bir burhandır; sabır bir ışıktır…”

Sadaka belayı def eder ve ömrü uzatır.

5- Sabah akşam zikirlerini unutmayın

Allah rasulü, her türlü tedbiri alarak insanın fiilerinde irade sahibi olduğunu gösterir, fakat aynı zamanda, “La havle vela kuvvete illa billah” (Allah’tan gayrı güç ve kuvvet yoktur!) diyerek güç ve kudreti Allah’a nispet etmeyi tavsiye ederdi. Zikir ruhun gıdası, derdin devası, gönlün şifasıdır. En güzel örneğimiz Rasulullah (s.a.v)’ın  hastalık, kötülük ve musibetlerden korunmak için sabah ve akşam yapabileceğimiz dualarını her gün ihmal etmeden yapmalıyız.

“اَلَا بِذِكْرِ اللّٰهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ”

Bilin ki, kalpler ancak Allah’ın zikriyle huzur bulur. (Rad, 28)

قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: “مَا مِنْ عبدٍ تُصِيبُهُ مُصِيبَةٌ، فيقولُ: إِنَّا للَّهِ وَإِنَّا إِليهِ رَاجِعُونَ: اللَّهمَّ أجرني في مُصِيبَتي، وَاخْلُف لي خَيْراً مِنْهَا

Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Biriniz başınıza bir musibet/acı bir şey  geldiği zaman, ‘Biz Allah’a aidiz ve biz O’na döneceğiz. Allah’ım! Başıma gelen musibet/acının mükafatını senden bekliyorum, bundan dolayı bana ecir ihsan et, benim için onu daha hayırlısıyla değiştir.’ desin.”
(Ebu Davud, Cenaiz, 17-18; Müslim, Cenaiz, 3)

Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: “Kim her sabah ve her akşam üç defa:

بِسْمِ اللَّهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

“İsmiyle yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah’ın adıyla. O her şeyi işitir ve bilir” derse, ona hiçbir şey zarar vermez.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 101/5088; Tirmizî, Deavât, 13)

Hadislerle sabah ve akşam zikirleri:

Hadislerle Sabah ve Akşam Zikirleri

gencmuslumanlar.com

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı