Şehvet – Yusuf Suresinden Dersler – Nouman Ali Khan

0
72

Euzü billahi min eşşeytan irracim. Bismillahirrahmanirrahim.

“Elif Lâm Râ. Bunlar, apaçık Kitab’ın âyetleridir.
Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur’an olarak indirdik.
bu Kur’an’ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Hâlbuki daha önce sen bunlardan habersiz idin.”(Yusuf/1-3)

Rabbim genişlet göğsümü, kolaylaştır işimi, çözüver şu dilimin bağını ta ki anlasınlar sözümü! Allah’ım bizi ölümünde La ilahe illallah diyenlerden eyle. Bizleri iman edip salih amel işleyen, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenlerden eyle. Amin.
Yusuf suresindeki bazı bilgilerin benim ailem için önemli olduğunu düşünüyorum aynı şey siz ve aileniz için de geçerli. Konunun başlığı da bildiğiniz üzere “Şehvet”
Yusuf suresinde bu konuyla ilgili gözlemlerimiz olacak, burada size bütün sureyi tefsir etmeyeceğim. Amacım bu olsaydı her bir ayeti okuyup sonra durup bütün ayetleri tefsir etmem gerekirdi. Ancak konumuz şehvet ve Allah bize bu sorunla nasıl başa çıkabileceğimizi buyuruyor. Bu akşam bu konuyu biraz derinlemesine konuşacağız inşallah. Önce bir tekziple başlamak istiyorum.
Hristiyan edebiyatında baştan çıkma duygusunu şeytani bir kelime olarak kullanıyorlar “Şeytan beni baştan çıkarmaya çalıştı.” Baştan çıkma şeytani bir şey, arzu şeytani bir şey.
Aslını isterseniz baştan çıkma duygusu ya da arzu Kuran’da ille de kötü bir şey olarak geçmiyor.
Allah Azze ve Celle buyuruyor ki;

“İnsanlara, “kadınlara, oğullara, kantar kantar biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, hayvanlara ve ekinlere olan sevgiden oluşan” şehvetleri (aşırı düşkünlükleri) güzel gösterildi. Bunlar, dünya hayatının menfaatleridir. Ve Allah, O’nun katındaki en güzel sığınaktır.”

Allah erkeklere kadınlara olan şehvetin, kelimenin tam manasıyla şehvetin güzel gösterildiğini buyuruyor.
Kelimenin tam anlamıyla erkekler kadınlara deli oluyor, bu onlar için güzel gösteriliyor.
Sonra oğullar, arabalar, vel haylil musevvemeti salma atlar, o zaman da aynıydı şimdi de aynı.
Şehvet ille de kötü bir şey olacak değil. Neden mi? Anlatayım.
Allah cennette bazı şeyleri tarif ediyor.
Allah cennette hurileri tarif ediyor mesela. Bu konu biraz tartışmaya yol açan bir konu biliyorum hanım kardeşlerim ama sakin olun.
Allah cennetteki hurileri, güzel ağaçları, bahçeleri nehirleri anlatıyor.
Allah cennette şaraptan, sütten, lahmi tayrin mimmâ yeştehûn kuş etinden bahsediyor.
Barbekü yapılmış tavuktan, insanların sevdiği her türlü etten, meyveden bahsediyor.
Allah bunlardan bahsediyor ama bunlar bu dünyada güzel gösterilmeseydi.
Bir dakikalığına tavuğun lezzetli olmadığını, kimsenin canının güzel içecek çekmediğini düşünün.
Palmiye ağaçlarının, nehirlerin, şelalelerin, güzel kadınların insanlara güzel görünmediğini düşünün.
İnsanlara bunlar güzel gelmezken Allah cennette şunlar şunlar olacak diye sıraladığında insan ne düşünür?
“Ne olmuş? Umurumda değil ki.”
Bu tür şeylerin bu dünyada güzel gösterilmesinin nedeni cennetle ilgili bahsin geçmesine neden oluyor.
Bu tür şeyler cazip gelmeseydi, arzu edilmeseydi cennetle ilgili tüm tanımların insanoğlu için bir anlamı kalmazdı, bir amacı olmazdı.
Aslını isterseniz Allah (c.c) bu dünyayı insanlar için inşa ettiği evlerin gidecek olurlarsa göreceklerinin çok küçük, kıyaslanamaz bir ön izlemesi olarak yaratmıştır. Allah her insan için cennette köşk yaratmıştır, kendileri gitmek isterlerse yerleri çoktan ayrılmıştır. Kuran’da şunu görüyoruz ki

“Ulâike humul vârisûn(vârisûne) Ellezîne yerisûnel firdevs(firdevse) İşte onlar temelli kalacakları Firdevs cennetine varis olanlardır.” (Muminun/11)

Cennetin en yüksek makamı el-Firdevs diye adlandırılıyor. Allah insanların Firdevs cennetinde varis olacaklarını buyuruyor. Ne zaman bir şeye varis olursun? Biri öldüğünde veya malını alamadığında malını sen alırsın. Peki Allah neden cennete varis olacaklarını buyuruyor? Peygamber efendimiz (s.a.v) bunu şöyle açıklamıştır.
İnsanlar cennete gittiklerinde bir sürü boş evle karşılaşacaklardır. Cennetin en yüksek makamında bir sürü boş ev fark edeceklerdir. Bu evlerin kime ait olduklarını merak edeceklerdir. O boş evler cennete gidemeyen insanlar için inşa edilmiştir. Dünya üzerindeki her insan için cennetin en yüksek makamında ev inşaa edilmiştir.
Ancak ne yazık ki. Gitmeyi reddedenleriniz hariç hepiniz cennete gideceksiniz.
Sahabe şok oldu “Kim gitmeyi reddeder ki?” diye sordular. Kim bana tabi olursa cennete girer, kim de asi olursa cennete gitmeyi reddetmiş demektir.
Yani Allah’a göre imtina eden, gitmek istemeyen bir sürü insan olacaktır. Cennetteki evleri de boş kalacaktır. Bu ne anlama geliyor biliyor musunuz? Allah onların cennete gitmelerini istemeseydi onlar için köşk inşa etmezdi. Neden etsin ki? Bu demektir ki Allah’ın onlardan umudu var hâlâ.
Ancak ne yazık ki onlar cennete giremedikleri için inananlar cennete girip o güzel yerlerin kime ait olduğunu sorduklarında “Aslında şu kişinindi ama senin olabilir.” cevabını alacaklar. Bu şekilde firdevse varis oluyorlar, Allah bizi o varislerden kılsın. Şimdi yeniden Yusuf Suresine dönelim.
Şehvetin ille de kötü bir şey olmadığını tekrar söyleyeyim. Oldukça önemli bir konu zira öğrenmemiz gereken bir şey var. Bu akşamın konusu bu değil ama önemli bir nokta zira bizden evvelkilerin hatalarından ders çıkarmamız gerekir.

29 Sayfa – PDF Olarak İndirmek İçin Tıklayın:

PDF İNDİR

Yorumlar

yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Please enter your name here