İnsan olmanın ağır sorumluluğunu taşırken, insan olamayanların acısı çökertir omuzlarımızı.
Hiçbir şey anlatamazsınız onlara. Anlamaları için biraz vicdan taşımaları gerekir çünkü.
Zulmettikleri insanlara mı yanarsınız, yoksa kendilerinin insanlıktan çıkmalarına mı?
İnsan olabilmenin şerefi dururken, aşağıların aşağısına yuvarlanmayı tercih edişlerine şaşarsınız. Kendilerinde, kendi cinslerine karşı böylesine zulmü reva görecek bir cüreti nasıl bulduklarına aklınız yetmez. Ahiret, hesap yokmuş gibi davranmalarına inanamazsınız.
Dünyada yaşayacakları altı üstü 60-70 yıllık bir ömür için, yaptıkları bu vicdansızlıklara anlam veremezsiniz. Çoğu zaman onları görünce insanlığınızdan utanırsınız.
İnsan olarak bir şeyler yapmanız gerektiğine inanırsınız. İçinizdeki SESSİZ ÇIĞLIĞI duyurmak istersiniz.Ne yapacağınızı bilemezsiniz.

Sonra, aynı duyguları yaşayanların bir VİCDAN KONVOYU oluşturduğunu ve zalimlere karşı kalplerindeki buğzu göstermek için harekete geçtiklerini duyarsınız.
Katılmamak için hiçbir mazeretiniz yoktur.
Zulmetmemek şiarınızdır.
Zulme rıza göstermemek ve zulmü engellemek için elinizden geleni yapmak da şiarınız olmalıdır.
Bunun için, gelebilenlerle, gelemeyen vicdanlıların duası ve gözyaşlarıyla düşersiniz yollara…
Yaşadığınız ufak tefek sıkıntılar, daha ağırlarını yaşayanları daha fazla düşünmeye sevk eder sizi. Daha içten dua edersiniz onlara.

Zalimlerden merhamet ummazsınız.
Onlara değildir seslenişiniz.
Vicdanlarını kaybetmemiş, bir şeyler yapabilecek insanlaradır. Onları haberdar etmek, harekete geçirmek içindir.
Yapabileceğinizin son noktasına kadar yapıp, dua edip Allah’tan yardım istemeyi hak edebilme isteğinizdir. Allah’a karşı bir mazeretiniz olsun diyedir.
Tüm kurallar ve ilkeler anlamını yitirir zulüm karşısında.
Kardeşlerine işkence yapılmasına dayanamaz duyarlı yürekler. Yürürler sağlarına sollarına bakmadan zalimin ve zulmün üstüne…
Aynı hedefe doğru, aynı şartlarda, güzel insanlarla, güzel dostluklar kurarak yol alırsınız.
Her şey planlı, programlı ve düşünülmüştür. Sizin yapamadıklarınızı yapıp bu anlamlı organizasyonda emeği geçenlere dua edersiniz. Kalbinizdeki kızgınlıklara ve üzüntülere ses verme, zulümleri kınama imkânı sağladıkları için teşekkür edersiniz.

Toplanırsınız zulme “yeter” demek için.
Ülkenin her yanından akın akın gelirler kardeşleriniz tek yumruk olmak için. Birçok ülkeden aynı vicdan dilini konuştuklarınız da katılır kervanınıza.
Hılfu’l fudul oluvermişsinizdir bir anda. Zalimlerin zulmünü sona erdirmek için, bütün vicdanlılar birleşmişsinizdir.

Sonra “SESSİZ BİR ÇIĞLIK” atarsınız.
Herkesin duyabileceği kadar sessiz!
Elleriniz kelepçeli, dilleriniz dualı, gözleriniz yaşlı, yürekleriniz paramparçadır.

Kimse görmezse ALLAH görür,
Kimse duymazsa ALLAH duyar.
O’ndan başka güç ve kuvvet sahibi yoktur.
Şahid ol ya Rab, şahid ol ya Rab!

Fatıma Neşe Tuna
6-8 Mart 2018, Vicdan Konvoyu Rotası
İstanbul-Hatay

Yorumlar

yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Please enter your name here