Yüzlerce yıldır süren bir ‘uyku’ hikayesi, Müslümanlara üretkenlik hakkında bilgi verir mi?

Birkaç genç adam Bir ve Tek olan Allah’a iman ederler; ancak kafirlerin olduğu bir şehirde yaşadıkları için insanları tek tanrılı inanca davet ettikten sonra idam edilmekten korkarlar ve bir mağaraya kaçmaya karar verirler. Allahu Teala bu gençleri 309 yıllık bir uykuya yatırır ve sonra bu gençler iman eden yeni bir topluma gözlerini açarlar. Bu bir mucize ve oldukça da şaşırtıcı; ama hikâyeye gelince, işte bu kadar! Bu hikayeden çıkaracağımız birçok ders var ama üretkenlik bu derslerden biri değil, çünkü bu gençler o süre zarfında uykudaydı. Bazı insanlar da böyle düşünmüyor mu?

Aslında, bu hikâye için bundan daha fazlası var ve bu makalede keşfedeceğimiz şey de bu.

1. Ders: Üretkenlik Zamanı Akıllıca ve Verimli Kullanmaktır

Kabaca açıklayacak olursak, verimlilik, tahsis edilen süre içerisinde olumlu ve kullanışlı sonuçları etkili bir şekilde verebilme yeteneğidir. Bu yeteneği yetişkinler açısından ele alıyoruz. Genç neslin, vakitlerini yararlı işler yaparak geçirmelerini sağlamadığımız sürece doğuştan üretken olmasını beklemiyoruz. Kafamızdaki çağrışıma göre ergenlik çağındaki gençler üretkenlikten uzak. O yaşlar, gençlerin hayatın sorumluluklarıyla henüz yüzleşmeden çılgınlar gibi yaşadıkları ve eğlendikleri yaşlardır. Ve biz ebeveynler her ne kadar onları kısıtlasakta içimizden onları biraz serbest bırakmak gerektiğini de düşünüyoruz. Demek istediğim, onlar genç ve hormonları kelimenin tam anlamıyla beyinlerini rehin tutuyor!

Mağarada uyuyanlar da gençlerdi ve Allah-u Teala bunu açıkça Kuran-ı Kerim’de belirtmiştir. Hiçbir kuralı olmayan bir şehirde yaşıyorlardı ve yasakları olan katı ebeveynlerden söz edilmiyor, değil mi? Hangi çocukları birlikte böyle bir şey yapmak için bir araya gelir hayal edin. Bir masalda yaşamıyorlardı; Fitne ile dolu etraflarında açık giyimli kadınların, içkilerin olduğu çok bozuk bir çevrede yaşıyorlardı. Ancak bütün bunlara rağmen onlar Allah’ın adını anmak için bir araya geldiler. Zamanlarını akıllıca kullandılar, dinlerini öğrenip Allah’ın kelamını nasıl yayacaklarını planladılar. İşte üretken gençler!

2. Ders: Sağlam Bir Hedefe Sahip Olmak

Bu gençler, hayatları tehlikeye girene kadar toplumun ayrılmaz bir parçasıydı. Sadece farklı oldukları için orayı terk etmediler. Kendilerine yatırım yaptılar ve ahlaka aykırı toplumlarını uyandırmak için açık bir görev aldılar. Bugün o duyduğumuz hikayeler hayrete düşürüyor insanı: Yakışmadığı için başörtüsünü çıkaran kızlar, havalı görünmek için alkol ve sigara kullanan erkekler!

Günümüzde özentilik halinde olan gençlerin malesef hiçbir ideali, gayesi yok. İslam bu değil! Bizler eşsiz bir ümmetiz çünkü bizim kendimize ve başkalarına fayda sağlama yükümlülüğümüz var ve sonu cennet olan bir gayemiz var. Evet, başarılı olmak, varlıklı ve popüler olmak istiyoruz, ancak başkaları gibi öylece boş durmuyoruz.

Ayağa kalk ve kim olduğunu hatırla! Gerçek bir Müslüman liderdir, bu dünyada bir değişim gösterebilendir; bencil, korkak ya da kendinden daima utanan değildir. Durup soluklanmaya vaktimiz yok, Ey insanlar! Eğer bu gençler yapabildiyse, biz de yapabiliriz! Kalkın, çalışmaya başlayın, öğrenin, öğretin ve nihai hedefinize sımsıkı sarılın: Allah’ın rızasını kazanmak için çabalayın!

3. Ders: Çıkmaz sokak diye bir şey yoktur!

Denedik, işe yaramadı, kimse kulak vermedi bize o zaman vazgeçelim.

Hayır, hayat devam ettiği sürece hiçbir şey için geç değil! Gençler denedikleri tüm yollar tükenene kadar mesajlarını ulaştırmaya çalıştılar, vazgeçtiler mi? Sonunda şöyle mi dediler: ”Hadi, hep beraber bir mağaraya gidelim ve 309 yıl boyunca uyuyalım!” Hayır, o korkunç tenha mağarada yaşamayı seçtiler ve olabildiğince endişeliydiler, yeni planlarından önceki geçici bir duraklama süreciydi bu. Uyandıklarında, bir gün kadar uyuduklarını düşündüler, Allahu Teala ayetinde şöyle açıklıyor:

 “Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler.  O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz.” (Kehf Suresi, 20. ayet)

Bu gençler yine de görevlerini başarıya ulaştırmaya çalıştılar! Ölüm korkusu onları caydırmadı. Akıllıydılar! Sığındıkları yeri havaya uçurmasınlar diye dikkatli bir şekilde ilerlemeye karar verdiler. Atılacak ilk adımlar, Allah’a iman etmek ve O’nu hoşnut etmektir; üretken olmanın en önemlisi, riskleri hesaplamak ve asla vazgeçmemektir.

4. Ders: Hedefinize Odaklanın

Peki bu gençler ayakkabı veya sandalet giyiyorlar mıydı? Köpeklerinin adı neydi? Sahi, kaç yaşındaydılar?

Ne fark eder? Bu sorular, hedefinize daha sağlam bir şekilde ulaşmanıza nasıl yardımcı olabilir ki? Neyin önemli olduğuna odaklanın ve Allah’ın istemediği şeylere bir dakikanızı da olsa ayırmayın. Gerçekten üretken olmak istiyorsun musunuz? Bilinmeyeni tahmin etmeyi bırakın, çünkü bu göremediğiniz bir hedefi vurmaya çalışmaktan farksızdır. Oyalanmak, bir şekilde kendinizi avutmak sadece gerçek hedefinize ulaşmanızı engelleyecektir ve bu hikayede tüm ihtimallere karşı inancınızı nasıl koruyacağınızı öğreniyorsunuz.

Allah, Kur’an’da uyuyanlardan bahsederek onları onurlandırdı ve bizlere de her cuma Kehf suresi okuyarak bu gençlerin nasıl inançlarını koruduklarını hatırlamamızı istiyor. Hz. Muhammed (s.a.v) Kehf suresini okumanın Deccal’in fitnesinden korunmaya yardımcı olduğunu söylemiştir.

Bizimle Kehf Suresi üzerine düşüncelerinizi paylaşın!

Lilly S. Mohsen/ Productive Muslim
Çeviri: gencmuslumanlar.com

Yorumlar

yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Please enter your name here