4. Uluslararası Barış ve Yabancı Askeri Üslerin Kaldırılması Semineri’nde Guantanamo Hapishanesi’nin kapatılmasını savunmak için Kuba’ya geldim. Bu çağrı, hapishane açıldıktan yaklaşık 14 yıl sonra, Obama durmadan kapatmak için niyetini ifade ettikten sonra geldi ve hala parmaklıklar arkasında 107 mahkum çürüyor. Aşağıdaki mektup, ABD Deniz Üssü’nün ünlü hapishanlerinden kapıları kapatılmış saldırı altındaki bir kamp olan Guantanamo Hapishanesinin kapatılması için eylemlerdeki Amerikan Müslümanlarının umursamazlıklarına bir tepki olarak yazdığım mektuplardan biri.

Selamun aleyküm Sevgili Amerikan Müslümanlar Topluluğu. Bu mesajı size ABD Deniz Üssü’ne 15 mil uzaklıkta olan kardeşlerimize işkence yapanların bulundukları meşhur hapishaneden, Kuba, Guantanamo şehrinden yazıyorum. Bu mesajı size masum Müslüman hayatlarının yerle bir edildikleri yere varmak için birçok taksi, uçak ve otobüs kullandıktan sonra yazıyorum. Şu an yazıyorum çünkü yolculuğumun mesafesi Guantanamo’daki kardeşlerimizin yaşadığı acıları karşılaştırıldığında hiçbir şey teşkil etmez.

Bunu size şu an yazıyorum çünkü imanımızın ve imanlı insanlarımızın maneviyatını yıkmaya niyetlenen, dünyanın en vahşi ve büyük gücü ABD’nin bir özeti bu Guantanamo Hapishanesi.

Bunu size şu an yazıyorum çünkü devletin haklarının, insan haklarından daha üstün olduğunun açıkça gözüktüğü yer, burasıdır. Bunu size şu an yazıyorum çünkü sahip olduğum tek şey, kalemin gücü.

Bunu size şu an yazıyorum çünkü yazmamazlık edemem. Bunu size şu an yazıyorum çünkü Guantanamo Hapishanesi kapanmadıkça oturup sessiz kalamayacağım artık. Bunu size şu an yazıyorum çünkü 13 inanılmaz şahsiyet ile seyahat ediyorum ki sadece bir tanesi benim gibi iman ediyor. Bunu size şu an yazıyorum, çünkü burada olmadığınız için yazmam gerektiği gerçeğin yasını tutuyorum. Bunu size şu an yazıyorum çünkü ABD’ye dönemem ve bizim kardeşlerimiz cehennem gibi yerde, kapılar arkasında seslerini çıkaramazken buna sessiz kalan Amerikan Müslümanlar Topluluğu gerçeğiyle yüzleşemem. Umutsuz bir şekilde bir şeylerin değişmesini bekleyerek şu an bunu size yazıyorum. Ki ben döndüğümde, hayatımızın kıymetini hiç anlamadığımız kadar kıymetini idrak edebileceğimizi göreceğim.

Bunu size yazıyorum, çünkü döndüğümde ayağa kalkıp haklarımızı tekrar elimize alacağımıza dair benim bir hayalim var. Ki buna karar verelim ve topluca yeter artık diyelim. Koltuk kavgalarına yeter artık diyelim. Farklı ama bir o kadar korkunç gözetim yöntemlerine yeter artık diyelim. Bizim gençlerimizin terörist olmadıklarını söyleyerek devleti ikna etmeye çalışmaya yeter artık diyelim. Babalarımızın, evlatlarımızın, kardeşlerimizin işlemedikleri suçlar yüzünden cezaevine gitmelerine seyirci kalmaya yeter artık diyelim. Devletin bu zulmü karşısında ailelerini ayakta tutmaya çalışan anneleri izlemeye yeter artık diyelim.

Bunu size yazıyorum çünkü derinlerde bir yerde bizim de diğerleri kadar insan olduğumuzu hatırlayacağımıza inanıyorum. Bunu size şu an yazıyorum çünkü artık yalvarmayı bırakıp direnmeye ve saldırmaya başlamamız gerekiyor. Bunu size yazıyorum çünkü sizin beni dinleyeceğinizi umuyorum.

Müslüman kız kardeşiniz.
Dr. Maha Hilal, Guantanamo City, Cuba.

Çeviri: gencmuslumanlar.com

Guantanamo Hapishanesi

Küba’nın Guantanamo Körfezi’nde ABD deniz kuvvetleri üssünde bulunan Guantanamo cezaevi, 11 Eylül saldırıları sonrasında ABD’nin Afganistan’ı işgal etmesinin ardından açıldı.

Dönemin ABD Başkanı George Bush tarafından ilan edilen “küresel savaş” çerçevesinde yakalanan zanlılarının getirildiği Guantanamo’ya ilk tutuklular, “çok tehlikeli acımasız katiller” nitelendirmesiyle 11 Ocak 2002 tarihinde konuldu.

Burada, başta Afganistan olmak üzere çeşitli ülkelerde ele geçirilen, El-Kaide ve Taliban ile ilgisi olduğundan şüphelenen kişiler tutulmaktadır. Mahkumlara, suda boğulma hissi yaratma, cinsel işkence, duvara fırlatma, aşırı ışık ve sesle duyuları etkisiz hale getirme gibi bir çok işkence uygulanmaktadır.
Guantanamo hapishanesinin kapatılması yönünde insan hakları savunucuları tarafından bir çok eylem yapılmasına rağmen halen açık ve insanlık utancı olarak kalmaya devam etmektedir.

Yorumlar

yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Please enter your name here