Mutlaka Okunması Gereken 40 Kitap

Giriş:
Yaklaşık 30 senedir aralıksız olarak kitap okuyorum, nefsim halen yorulmadı-sıkılmadı, bilakis ne kadar az okuduğumu ve öğrendiğimi düşünerek daha fazla okumaya azmediyorum, çoğunlukla İslam ile alakalı, bazen de beşeri uğraşı ve ilimlerle alakalı binlerce eser geçti elimden, asla yeterli görmüyorum kendimi, lakin bitmez tükenmez merakıma rağmen şu aşağıdaki kitapların benim nazarımda ayrı bir yeri olduğunu düşünüyorum, ALLAH bizleri mağfiretine alsın, ömrümüz madem az ve değerli, ilim madem farz ve kıymetli, en azından burada bulunanları okumalı ve değerlendirmesini yapmalıyız, diye düşünüyorum.

İmdi, listede bulunan eserler arasına -zaten okunmasını zaruri gördüğüm için- Kur’an-ı Kerim, Tefsirler, Hadis ve Fıkıh eserlerini koymadım, zira bu ilimlerin her Müslümana farz olması gerek, lakin aşağıdaki listede ekseriyet fikriyat üzerine yazılmış, 8 ana başlıkta 5’er tane zikretmek suretiyle toplam 40 eser yazılmıştır. Okuyan, paylaşan, tavsiye eden, kritik ve değerlendirmesini yapan tüm Müslüman kardeşlerim için inşaallah bir hayra vesile olur…

Emre İlsever

İSLAM AHLAKI SAHASINDA

1. Tasavvuf ve Ahlak Eğitimi, Hasan el-Benna, Nida Yay.

2. Hicab, Mevdudi, Düşün Yay.

3. İslam’da Sosyal Adalet, Seyyid Kutub, Hikmet Neşriyat.

4. Furkan-Rahman’ın Dostları İle Şeytanın Dostları Arasındaki Fark, İbn Teymiyye, Guraba Yay.

5. Abidler Yolu, İmam Gazali, Semerkand Yay.

İSLAM AKAİDİ SAHASINDA: 

1. İmam-ı Azam’ın Beş Eseri, Ebu Hanife, İFAV Yay.

2. Sırat-ı Müstakim, İbn Teymiyye, Pınar Yay.

3. Allah’ın Varlığı ve Tevhidin Hakikati, Yusuf el-Karadavi, İhtar Yay.

4. El-Akidetü’l-Vasıtiyye, İbn Teymiyye, Takva Yay.

5. Kitabu’t-Tevhid, Muhammed b. Süleyman et-Temimi, Ümmülkura Yay.


İSLAM DÜŞÜNCESİ SAHASINDA:

1. İslam’da Cihad, Seyyid Kutup & Mevdudi & Hasan el-Benna, Özgü Yay.

2. Gelin Bu Dünyayı Değiştirelim, Mevdudi, Özgün Yay.

3. Yoldaki İşaretler, Seyyid Kutub, Özgün Yay.

4. Din Bu, Seyyid Kutub, Özgün Yay.

5. İstikbal İslam’ındır, Seyyid Kutub, Özgün Yay.

İSLAMİ ŞAHSİYETLER SAHASINDA:

1. Hatıralarım, Hasan el-Benna, Beka Yay.

2. Babam Mevdudi, Hamire Mevdudi, Mana Yay.

3. Üstat Ali Ulvi Kurucu – Hatıralar 2, Ertuğrul Düzdağ, Kaynak Kitaplığı.

4. Şeyhülislam İbn Teymiyye ve Mücadelesi, Rizaeddin Fahreddin, Özgü Yay.

5. Hakikate Giden Yol, İmam Gazali, Semerkand Yay.


İSLAM TARİHİ SAHASINDA:

1. Hilafet ve Saltanat, Mevdudi, Hilal Yay.

2. Yahudi İle Savaşımız, Seyyid Kutub, Hikmet Neşriyat.

3. Kayıp Minare (Kemalizm Tahlili), Abdullah Azzam, Küresel Kitap.

4. 20. Asrın Cahiliyesi, Muhammed Kutub, Beka Yay.

5. İslam Deklarasyonu, Aliya İzzetbegoviç, Fide Yay.


İSLAM DAVETİ  SAHASINDA:

1. İslam Davetçilerine, Mevdudi, Dünya Yay.

2. Tevhid Daveti, Seyyid Kutub, Ravza Yay.

3. İslam’a Bağlılığım Neyi Gerektirir, Fethi Yeken, Özgün Yay.

4. Bilginin Gücü, Cevdet Said, Pınar Yay.

5. Bireysel ve Toplumsal Değişmenin Yasaları, Cevdet Said, Pınar Yay.

İSLAM SİYASETİ SAHASINDA:

1. Tevbe Suresi Tefsiri, Abdullah Azzam, Buruc Yay.

2. İslam ve Beşeri Kanunlar, Abdülkadir Udeh, Ravza Yay.

3. Said Halim Paşa Bütün Eserleri, Ahmet Özalp, Anka Yay.

4. Öncelikli Meseleler Fıkhı, Yusuf el-Karadavi, Nida Yay.

5. Biz Müslüman mıyız? Muhammed Kutub, Hilal Yay.


İSLAMİ KAVRAMLAR SAHASINDA:

1. Şehadet, Said Havva, Yenda Yay.

2. Tevhidin Anlamı, Seyyid Kutub, Şehadet Yay.

3. Tağut, Ahmet el-Kattan, Kitap Dünyası.

4. Kur’an’ın Dört Temel Terimi, Mevdudi, Özgün Yay.

5. Güç İrade ve Eylem, Cevdet Said, Pınar Yay.

Yorumlar

yorumlar

32 YORUMLAR

  1. Sanki ne kadar insanı cehennemlik yaparsanız o kadar cennete gitceksiniz. Gerçek ilim sahiblerinin Alimleri görüşlerine göre tekfir edeceklerini düşünmüyorum. Zaten Buradaki isimlerin çoğunuda bu Ümmet bağrına basmıştır, Kafasını tarikatından, cemmatinden dışırı çıkaramıyanlar hariç. Çünkü onlar Kuş bakışıyla bakamıyorlar. Rabbim kalplerimizi kaydırma ve bize doğru yolu göster amin

  2. Allah razı olsun, istifade ediyoruz. Ve bu arada Akıllı olanlar istifade edecektir de bi iznillah, Bir insan hata yapabilir ama bu onun görüşerinin hepsinin yanlış olduğunu göstermez.

  3. Selamun Aleykum bir müslüman genci olarak burada yazılmış kitapların hepsinin ehli sunnet itikadını zedeleyebilen kitaplar olduğunu görmekteyim.Halbuki bir musluman öncelikle islamın ta kendisi olan ehli sunnetin kitaplarını okumalı,gerekli muhakemat yeteneğini kazandıktan sonra ise bilgi edinmek amacıyla bu tür kitaplara yönelmelidir.”Bir kisinin hidayetine vesile olmak bütün insanlıgın hidayetine vesile olmak gibidir”hadisi serifini tersine cevirdigimizde ise bir insanı yoldan cikarmak butun insanligi yoldan cikarmak gibidir sonucuna ulasiliyor.Bundan dolayıdır ki siz degerli site yoneticilerinden bir musluman genci olarak ricam;ümmetin uzerinde coklukla ittifak ettigi alimlerin kitapları birincil kaynak olmalı ve bu önemli itikad konularında hassasiyetli davranılmasıdır.Vesselam…

  4. risale konusunu konuşmak cevdet sait konusunu kapatamaz. o mesele çok bayatladı.
    ayrıca ibni teymiye vs tartışmaları da yetersiz kalır.

    bu listedeki cevdet sait konusu kapanmamalı ve listeden kaldırılmalıdır.

  5. Açıklama yapılmış kardeşim okuyan abinin listesi diye Ayrica sizdeki bu tahassup nedir kime gore neye gore uyanı alırsın uymayani almazsın vesselam…

  6. Selamun aleykum admin bu kitapları okuyup öyle mi tavsiye ettin bilmiyorum ama Sdece cevdet said bile bu listenin ne kadar tehlikeli bir mayın tarlası olduğunu gösterir.Cevdet said tarihselci çizgide duran eserlerinde Cabiri,Arkoun,Afgani,Abduh güzellemesi ve fikren aynı çizginin adamı olduğunu söyleyen bir şahıs.Ümmetin çocukları internette İslama dair hangi kitaplar önplanda diye baktığında bunları görmesi onları nereye sürükler, O VEBALİDE sen düşün.TARİHSELCİLİK, Kuranı kerimi münafıkça okumanın modern isimidir. Kimlerin reklamını yaptığınıza dikkat edin…

  7. (okumanızı tavsiye ederim Nureddin hocamız konuyu çok güzel özetlemiş)
    Selamun aleykum.
    Aziz kardeşim,
    Ümmetimizin şu darboğaz edildiği karmaşık zamanda dertleşme ve zihin dağıtma anlamında bunları yazışmak istiyorum.
    İki mü’min kardeşiz, elhamdülillah. İki kardeş olarak konuşuyoruz gibi görüyorum. Rabbimden de diliyorum ki, sizinle bu yazışmamızı rızasına muvafık bir amel olarak kabul buyursun.
    Aziz kardeşim,
    Bir kardeşiniz olarak size kendi üzerimden örnekleme yaparak bir hakikati yazmak isterim. Rabbimin lütfu ile babam beni dört yaşında iken Kur’an rahlesine oturttu. Yıl 1964 ocak ayı idi. Bugün 2015 yılının mayıs ayındayız. Yarım asırdan bir yıl da fazla oldu. O gün bugündür elhamdülillah Kur’an rahlesinde öğrenmeye devam ediyorum. Ne olmalı idim ve ne oldum, onu değerlendirme hakkına sahip değildim. Maazallah bir şeyler oldum da demem kat’iyyen. Ama gördüğünüz gibi yarım asırdır öğrenmeye çalışıyorum. Bu yarım asır zaman zarfında sizin şu üç sorunuzdan hiç biri ile karşılaşmadım. Öğrenme ihtiyacı hissetmedim. Onlar veya benzerleri sorulduğunda duymak istemedim ve bir kaybım olmadı. Bugün siz, çaresiz bir şekilde bu sorulara cevap arıyorken beni buldunuz. Sizden önce belki de yüzbinlerce insan bu soruların cevabı için ömür bitirdi ama hiç biri kendinden başkasını tatmin edemedi. Ya da kendine göre muhteşem cevaplar bulduğunu zannedenler sadece o cevabın aksini iddia edenlerin beyinlerinde daha derin çukurlar açılmasına neden oldular.
    Aziz kardeşim,
    – Gayemiz, cennete girecek bir Müslüman olarak yaşamak ise,
    – Ashab-ı kiram da cenneti hak edip gitmiş ilk Müslüman nesil ise, sizinle şu hassasiyetimi paylaşmak istiyorum:
    1- Müslümanlık, Kur’an ve Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi anlama, ona uyma konusunda kıyamete kadar hiç kimse ashab-ı kiram kadar iyi olamayacaktır. Hiç kimse bunu iddia edemez. Ne iddia edenin ne de iddia edilenin aksini ispat etmesi mümkün değildir. Bu ümmetin dış çizgilerini ashab-ı kiram oluşturmaktadır. Bu paragrafı tartışmıyorum bile.
    2- Sizin dile getirdiğiniz bu üç sorunun hiç biri konusunda, yüz yirmi bin sahâbîden tek biri dahi bir soru sormamış, araştırma yapmamıştır. Böyle bir bilgi bize ulaşmamıştır.
    3- Ashab-ı kiramın bu konularda sorularının olmaması, dine ve akideye ilgisizliklerinden olduğunu herhâlde hiçbir mü’min söyleyemez. Aksine dine ilgileri ve İslam’ı, mamur olan bütün dünyaya yayma gayretleri bu ve benzeri sorulara dalmalarına vakit bırakmamıştır. Bu durumu kendimize kıyas ederek tefekkür edebilecek alan açacağımızı umuyorum.
    4- Ashab-ı kiramdan sonra ise bu konulara ilgi artmıştır. Bu konulara ilginin arttığı zamanlarda ise, mü’minlerin dünyevileşme temayülleri de artmıştı. Medreselerde bu konular üzerinde geçirilen yıllar, işgal edilen Kudüs’ü, unutulan Endelüs’ü ezici bir acı olarak bağrımıza basmamızla da aynı tarihe rastlamaktadır. Bunu da tefekkür alanımıza alabiliriz zannederim.
    5- Benim gibi bir ilim talebesi veya sizin gibi dinini öğrenme heyecanı taşıyan bir mü’min bir kenara, şöhretleri asırları kuşatmış pek çok ilim adamı bu konularda yazmış ve konuşmuşlardır. Her iki taraftan da yazan çizen vardır. Her tartışmadan sonra yara derinleşmiş ama asla bir nebze diğer tarafı anlama veya ikna olma durumu oluşmamıştır. Bir tek ilim adamı çıkıp ta: ‘Ben yanlış düşünüyormuşum.’ dememiştir bugüne kadar.
    Peki kim kazandı asırlarca süren bu tartışmalardan? Kim? Ümmetim! Hâli ortada ümmetimin.
    O tartışanlar! Derinlere gömülüp giden, ciltlere sığmaz, birbirini cehenneme layık görmüş ilim adamlarının fotoğrafı! Başka ne kaldı geriye?
    Bir de, keyifle bu süreci seyreden İblis!
    On asırdır süren bu tartışmalardan başka ne kaldı? Bu soruya mü’min vicdanı ile cevap aramak zorunda değil miyiz güzel kardeşim benim? Kur’an okumaya ve onu okurken gözlerimizin rutubetlenmesine fırsatımız bile kalmadı.
    Ah ve ne ah!
    Dedim ya, iki kardeş gibi yazışacağız sizinle. Kütüphanemde on beş bin kalemden fazla kitabım var elhamdülillah. Bu konularla ilgili iki tane kitabım yoktur. Biiznillah olmayacaktır da. Kur’an var, tefsirleri var. Hadisle alakalı ne yazıldı, karalandı ise var biiznillah. Fıkıh ekmeğim gibi. Bu kitaplara ise koyacak yer bulamıyorum. Henüz Bakara suresini ezberleyememiş gençler görüyorum. Kur’an ezberine vakit bulamamışlar ama bu konularda tipik bir kelam âlimi kesilmişler. Yazık değil mi gençlere ve onların gelişmesini bekleyen bu ümmetin geleceğine yazık değil mi? İbni Teymiye’nin kemiği kalmadı dünyada ama yazdıklarını âyet zannedenler ona protez kemik üretmeye çalışıyorlar. Subkîler de gitti ama onların efkârı üzerinden İbni Teymiye’ye saldırmayı ibadet zannedenler yaşıyorlar. Ah ve ne ah!
    Aziz kardeşim,
    Yazınızdaki samimiyet beni duygulandırdı da, yakın bir zamandaki bir hatıramı zihnime getirdi. İstanbul Teknik Üniversitesinde okuyan altı genç randevu alıp ziyaretime geldiler. Ellerinde not defterlerini görünce hoşlandım. Öğrenmek için soracaklar diye onları ciddiye aldım. İçlerinden biri, çok özel sorular soracaklarını, bunun için hazırlandıklarını ve elindeki not defterini gösterip hazırladıkları soruları sormak istediğini beyan etti. Memnun oldum. Sormaya başladılar. İlk üç sorunun sorulması yarım saate yakın sürdü. Ne yazık ki sorular sizinkilere benzer şeylerdi. O sorulara göre bu topraklarda iman ehli kimse yoktur gibi bir sonuç çıkıyordu.
    Onlar konuşurken beni bir gariplik bastı. Bir an kendimden geçer gibi oldum. Ben fark etmeden ağlamaklık olmuşum. Bu durum onların da dikkatini çekmiş. Biri dedi ki: ‘Hocam rahatsız mısınız?’ Rahatsız olmadığımı söyledim ve ardından da dedim ki:
    “Canım kardeşlerim!
    Siz içeri girdiğinizde, İTÜ’de böyle güzel gençler var, bu ümmetin sırtı yere gelmez diye sevinmiştim. Ne güzel selam verdiniz, diye hissiyatım derinleşti. Ben sizi, ümmetimin filizleri zannettim. Meğer siz, cehenneme sevkiyat memuru imişsiniz. Bu nedir kardeşlerim. İTÜ’de şeriat ilan edildi de sıra buna mı geldi?” Bundan sonrasını sürdüremedim. Aşırı bir duygusallık bastı beni. Onlar da üzüldüler. ‘İsterseniz sormayalım?’ dediler. Ben de sorsalar da benim böyle şeylere ayıracak vaktimin olmadığını söyledim. Çay ikram ettim. Gidebileceklerini söyledim. İçlerinden biri yanıma gelip ağlayarak benden helallik istedi. Arkadaşlarına dönüp, ‘beni aranızda bilmeyin artık’ diye çıkıştı. Soru sormakla mükellef olan ise onu benim önümde ‘akidesini satmak ve iki damla gözyaşına erimek’ ile itham etti. Odamda tartışmaya başladılar. Artık gerisini düşünebilirsiniz zannederim.
    Aziz kardeşim,
    Bu manzara benim odamda veya Mekke’de Harem-i şerif’te olsa ne fark eder? Bunun için mi ümmet olduk biz?
    Netice olarak size inşaallah sizinle cennetlerde buluşmayı uman ve verdiği bu cevabın hesabını vereceğine iman eden biri olarak şu hakikatleri yazıyorum. Kabul edersiniz veya etmezsiniz, sizin bileceğiniz bir iştir. Başka bir hocaefendi benim söylediklerimi beğenmez ve siz onun söylediklerini beğenirsiniz, o da sizin bileceğiniz iştir. Ben Rabbimiz huzurunda, onu ve meleklerini şahit tutarak iman ettiğim ve ‘dinim budur’ dediğim şeyleri yazıyorum.
    a- İslam, Kur’an ve hadisle sınırlı bir inanç esasının adıdır. Neye iman edileceği veya neye iman edilmeyeceğini ancak Kur’an ve hadisler belirler. İman esaslarına içtihatla ilave yapılamaz.
    b- Bu zikrettiğiniz tartışmalar, Kur’an ve Sünnet’in ilk talebeleri olan ashab-ı kiramın bilmediği ve ebediyyen tartışmayacakları şeylerin adıdır. Daha sonra mü’min toplumun içine sızan zındık hareketlerinin ihdas ettiği ve o zaman alimlerinin onlara cevaplar vermeye çalıştıkları konulardır. Şu anda bunların kuru tartışması vardır sadece. İblis, o zaman o fitneyi çıkarmıştı. Ümmeti o fitnelerle oyalamıştı. Şimdi, feminizm, liberalizm, laiklik, demokrasi, kapitalizm putlarını getirdi. Biz hâlâ o zamanki fitnelerle mi mi meşgul olacağız? Bu bir zaman ve enerji israfıdır. Yeni nesiller, Bakara suresini hatta nikâh ve talak hükümlerini bile bilmeden belki de sehiv secdesinin ayrıntılarını bile bilmeden bu kütüphanelerin raflarında tozlanmış konularla meşgul oluyorlar. Netice ne peki? İslam’ı hayattan soyutlayan laik anlayış sızdı ve kan oldu bedenimizde. Şeriat kelimesini, mü’minler bile neredeyse öcü görecekler..
    Ah ve ah!
    c- Bu konularda yazan ve konuşan hocaefendileri, asla yanlış yapmakla itham edemem. ‘Ben anlamam/anlamak istemem’ diyorum sadece. Herkes kendi hesabını kendisi verecektir. Bu meseleler akidemizin kaçıncı konusudur, onu merak ederim. Ashab-ı kiramın bilmediğini bilmenin artısı nasıl fazla olur, ondan endişe ederim. Benim zamanım değerli, enerjim az, düşman çok, kalabalıklar büyük. Bunu diyorum. Ve diyorum ki aziz kardeşim:
    Birileri illa beni de sokmak isteseler bile ‘ben bu kavgada yokum!’
    Lütfen dualar edin. Ben de size dua ediyorum. Rabbim, bunları bir hatıra olarak konuşup geçeceğimiz cennetlerinde buluştursun bizi.
    Nureddin Yıldız

    • Selam. Unutmayınız mezhep dininiz değildir.. Mezhep seçmekte dinde değildir. Islama girmişsen bölünmeyeceksin ki Islam tevhid dinidir. Tabiki Hocalarımızin görüşleri ile kendinize yoL çizebilirsiniz. Ben demiyorum ki mezhep yalan. Diyorum ki mezhep ISLAM içinde bir yürüyüştür, Islam değildir… VESSELAM

  8. Senelerdir bir KİTAP'ı anlamak için yüzlerce kitap okuduk. Sonra Kitabımız'a döndük, ne anladık diye. Kur'andan başka herşeyi anlamışız meğerse. Başkalarının gözlükleri ile bakmışız, gözlerimiz bozulmuş. Şimdi doğru da göremiyoruz. Anladık ki, bazen, okunan kitaplar, anlamaya vesile olmuyormuş da, anlamanın önünde ENGEL oluyormuş veya yanlış anlamaya sebep oluyormuş. O kadar kitapları okuyuncaya kadar Kur'an'ı defalarca okusaydık, hem arapçasını, hem mealini ezberler, Kur'an'la yoğurulurduk. Keşke bizi daha önce birileri uyarsaydı… İlk önce Kur'an, en çok Kur'an… Uyarmadı demeyin.

  9. İbni teymiye mevdudi gibi kişilerin kitaplarını okumak değil okumamak gerekiyor çok yanlış itikadlari var ehli sünnete testi. Okumak kesinlikle doğru değil.

    Okunması gerekli kitaplar

    Önce tabiki Kuranı Kerim ve Hadisi Şerif Kitapları

    Mektubat, İmamı Rabbani Hazretleri
    Marifetname ,Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri
    İhyaı ulumuddin İmamı Gazali Hazretleri
    Risalei Kudsiyye Mustafa İsmet Garibullah Hazretleri
    El Ğunye Abdülkadir Geylani Hazretleri
    Risalei Nur Külliyatı Bediüzzaman Said Nursi

    Bunlar okunsa istifade edilir.

    • İki büyük alim hakkında böyle ileri geri bilip bilmeden konuşman doğru değil ben onların bazı kitaplarını okudum ve islamdaki kuran itikadına aykırı herhangi bir şey görmedim insanların onları kabul edememelerini hazmedememelerini anlıyorum çünkü onlar islamı islam sanılan şeylerden ayırmak için çok çaba sarfetmişler hak islamla islam zannedilen hikayeler ,cahiliyyeden gelen tortular birçok bid'at,hurafeyi ve ayrıca geleneksel islam anlayışının arasını ayırdıkları için islamı günümüzdeki dünyayla bağdaştırarak günümüzdeki birçok yanlış anlayışlara ve batı ürünü ithal islamda yeri olmayan birçok anlayış ve kabulun şuan kendilerini müslüman olarak adlandıran ama modernleşme adı altında islami prensiplerini unutan insanlığın tekrardan özüne dönme gerekliliğini vurguladıkları ve bunun için çalıştıkları için bu ne batının ne de diğer kendini islama addedenlerin işine gelmiyor, onun için birilerinin sana şu kişilerin düşünceleri tehlikelidir sakın okuma kafan karışır gibi şeytani aldatmacalarına kanma eğer gerçekten düşünceleri yanlışsa onları okuyup sonra karar vermen sana birşey kaybettirmeyecek eğer gerçekten doğrularsada böylece doğruya ulaşmış olursun. Son olarak şunu hatırlatmak isterim iyi insanlar hakkında çok kötü şeyler söylenir peygamberlere de söylemediler mi?

    • Ben de El Ğunye hakkında hiç de iyi şeyler duymadım. İnsanı küfre götüren sözler varmış. Bunu Abdulkadir geylani’ye nispet etmek olmaz. zaten içindeki birçok şeyin değiştirildiğini söylüyorlar. Mevdudi’ye gelince. Sanırım onun hiçbir kitabını baştan sona okumamışsınız. Ben de onun hakkında çok şey duydum fakat kitabını bizzat okudum. Tastamam ehli sünnet alimi hatta dehşetli bir savunucusudur. SÜNNETİN ANAYASAL NİTELİĞİ kitabı bunun kanıtıdır. Eğer kitabını okumuş da onun sapık olduğunu düşünüyorsanız o vakit sizin İslam hakkında sorunlarınız vardır. Zira kendisi ayet ve hadislerle delil getirmektedir. Sizin deliliniz varsa sunun. Bir alimi bu şekilde kötülemenin ahiretinizde karşınıza çıkacağını bilin.

      • Hilafet ve Saltanat – Ebu’l Ala Mevdudi bu kitabı okusan veya okumusun belkide Hz.Osman(r.a) hakkında nasılda hattini aştığını, shabelere olan tutumu onun ne kadar itikatda bizlerden uzak olduğunun göstergesi, Seyyit kutup ise sahbeler hakkında ki tutumundan vazgeçmiş, ölümü izzetli ve onurlu çünkü rabbim ona Tevhidi şehadeti nasip etmiş.ama mevdudi Amerika hastanelrin köşelerinde ölmüş.o nasıl osman(r.a) küfür edrcesini hakaret etmiş bir öğrenin derdim sahbelerin masum kusursuz olduklarını söylemek değil, kimsenin hattıne değil hele cennetle mujdelenen bir sahabeye ve halifeye hakaret etmek

  10. İbn Teymiyye'nin kitaplarının mutlaka okunması gereken kitaplar listesinde yeri olmadığını düşünüyorum. Bu listede olması gereken bir çok kitap varken İbn teymiyye'nin 4 tane kitabının (Şeyhülislam İbn Teymiyye ve Mücadelesi kitabı onun olmasa da onu anlattığı için) olması olmamış bence…

    • sadece o olsun demedim kardeşim,ve tekrar söylüyorum nurların eksik olması çok büyük bir eksikliktir,asrın bediisi ve müceddidinin eserlerinin ihmal edilip profesyonel olduğunu düşündüğüm bu siteye yazılmaması çok yazık olmuş,kaldı ki listedeki kitapların hemen hepsi tefsir niteliğindedir çünkü hepsinin ışığı Kuranı Kerimin ve sünnetlerin yansımalarıdır,ne de olsa tüm kitaplar tek bir kitabı anlamak için okunmalıdır.
      vesselam

    • Yorumcuların çoğunun listeye itiraz edip ehli sünnet diye savundukları risaleler vb. kitapların Allah tan vahiy alarak yazıldıklarını iddia edildiğini bilmiyormusunuzSizlerin ehli sünnet anlayışı bu mu?kurandan sonra kitap peygamberden sonra Allah tan vahiy alan mi var?Ozaman ummu Eymen peygamber vefat edince gökten vahiy kesildi diye neden ağlıyor?Kim Allah tan vahiy alarak (hatta said nursi kitabının kaynağını levhi mahfuza dayandırır)kitap yazdığını söylüyorsa ve kimde buna inanıyor sa Allaha çok büyük bir iftira atıyor demektir.kufurdur.

      • Komik kardeşim.Üstad vahiy demiyor ilham diyor.İlham şaire gelince oluyorda üstada gelince olmuyor mu? Kaldıki Allah arıya ilham veriyor,eşrefil mahlukat olan insana mı vermeyecek.Üstad bana yazdırıldı derken vahiy kastı yapmamaktadır.Şurdan da anlayabilirsiniz “Küllüyatta peygamberimizin son Ve hak peygamber olduğu ispat eden bir alim nasıl vahiy aldığını iddia eder el insaf.” İlham kastı vardır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Please enter your name here