Öfke Kontrolü – Nouman Ali Khan

0
101

Bilirsiniz biri size hata yaptığında şu şekilde olursunuz: Elbet bir gün… Elime fırsat geçtiğinde… Birçok filmde görmüşsünüzdür. Bazı çocuklar dayak yer ve sonra karate öğrenir. Birileri aşağılanır sonra gidip eğitimden geçerler, geri gelirler ve intikam alırlar. “Bir gün” düşüncesini göklere çıkarırız. Aklında sadece “Bir gün seni çok güzel yakalayacağım.” fikri var. Ve bu fikir onları yönetir. Geçirdikleri bütün süreci. Çünkü sonunda intikam almak istiyorlar. Bunları aklınızdan çıkarın. Buna değmez. Neden olmasın? Çünkü bilirsiniz ğayz yaralanmandır, içindedir fakat Ğadab iyi değil. Ğadabı dışa vurmak istediğinizidir. Zarar vermek istersiniz. Ancak adalet istiyorsanız, sorun yok. Zulüm gördükten sonra intikamını alan kimselere, işte onların aleyhine bir yol yoktur. (Şura/41), -burdaki intikam almak adilce olandır. Kendilerine yapılandan dolayı adilce muamele olunmak istiyorlar. Onlara dava açamazsınız.

Onlara “Bağışlamalısın! Üzgün olamazsın! Hayır hayır buna hakkım var. Allah diyor ki: “Artık onların aleyhine yol yoktur.” Fakat burda Rasulullah’ın (s.a.v) şu sözlerine kulak vermenizi istiyorum: “Ğadap(dışa vurulan öfke) konusunda dikkatli olun. Bunun nedeni, mesela atın ağzındaki şeyi çiğnemesi de ğadab olarak adlandırılır. Ğidab ise Arapça’da çiçek hastalığı anlamına gelir. Kaşınan, uyuz eden bir hastalık. Sadece gitmesini istersiniz. İğrençtir ve sizi çirkin gösterir. İşte bunlar Ğadab’ın şekilleridir. Yani Rasulullah (s.a.v) diyor ki Ğadab’tan kaçın. seni çirkin ve hasta eden Bu intikam isteği, başkasından öcünü alma arzusu seni hasta edecek. Sonra onu Ademoğlunun kalbinin içinde yanan bir kömür parçası olarak tarif ediyor. Bu derin bir kelimedir. Kalbimizin içi nedir? Şükürdür, sabırdır, imandır, Allah’ın insanoğlunun içinde, kalbinde olmasını istediği iyi olan her şeydir. Eğer kalbinde yanan bir kömür parçası varsa bütün bunlara ne olur? Yanar. Kalbindeki bütün güzel şeyler öfke yüzünden yanar. Diyor ki öfkeye karşı dikkatli ol o her şeyi yakıp küle çevirir. Kalbinin içini parçalara ayırır. “Onun gözlerinin kırmızılığını görmedin mi?” diyerek tanımlıyor Rasulullah(s.a.v). “Yüzüne ne olduğunu görmedin mi?” Doğrusu yüzüne yansıyan kalbinden gelendir. Öfkenin tezahür etmesi. Neticelendirirken şunu sizinle neden bu kadar korkunç olduğunu paylaşmak istiyorum. Öfke bazı durumlarda aklanırken; neden öfkeli bir hayat yaşamak korkutucu? Aslında kalbin bütün hastalıkları için Allah (c.c) bazı tedavi yöntemleri veriyor.

Fakat başlangıcı olan ve Allah’ın kendisi için tedavi vermediği tek hastalık haseddir. Kıskançlık. Öfkenin bile tedavisi var. Kıskançlığın yok. Bugünkü hutbemin konusu kıskançlık değil ama onunla bitirmek istiyorum. Kıskançlık içte tutulmazsa neye dönüşüyor? Nefrete. Bu İblis’in başına gelen şeydi. Kıskançlığı nefrete döndü. İsrailoğullarına da aynı şey oldu. Rasulllah’a(s.a.v) olan kıskançlıkları öfkeye döndü. “Kininizle geberin! Allah kalplerin içinde gizleneni bilir.” Bu kıskançlık öfkeye dönüştüğünde; ki bu şeytanın hastalığının aynısıdır. Geri dönüşü yoktur. Sizce şeytan neden tövbe etmez? Tövbe kapıları herkes için açık ve o İslam’ı hepimizden daha iyi biliyor, Peygamberlere eşlik etti. Hepsine. Sadece biri değil hepsi. Hakikatle herkesten daha çok haşır neşir oldu. Biz görünmeyen meleklere iman emek zorundayız , o melekleri gördü. Bizim için gayba iman, onun için şahitlik ettiğine iman. Neden tövbe etmiyor? Çünkü kıskançlık nefrete dönüşünce geri dönüşü olmuyor. Eğer sana olan kıskançlığı nefrete dönüşmüş biri varsa yapabileceğin tek şey Allah’a sığınmaktır. “Hased ettiği zaman hasetçinin şerrinden.” Bu yapabileceğinin tamamı.

Dersin tamamını okumak ve indirmek için tıklayın:

ÖFKE KONTROLÜ – PDF İNDİR

Yorumlar

yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Please enter your name here