ORUÇLUYKEN İŞLENEN GÜNAHLARIN ORUCA 10 ETKİSİ

“Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki muttakiler olursunuz. [2/Bakara, 184] ayetinde de belirtildiği üzere orucun temel amacı kişiyi her türlü ahlaki kirlerden arındırıp imanını kuvvetlendirmek ve takva sahibi birisi olmasını sağlamaktır. Bu yüzden oruç tutan birinin orucun amacını zedeleyecek, hatta yok edecek davranışlardan sakınması, gözünü, kulağını ve bütün organlarını haramlardan koruması, diline sahip çıkması, kötülüğe kötülükle değil iyilikle karşılık vermesi, dolayısıyla orucu günahlara ve ebedi azaba karşı bir zırh olarak algılaması gerekmektedir. Bu yüzden ilk dönem alimlerimiz kabul olunmaya layık orucun yeme, içme ve cinsel ilişkiyi terk etmenin yanında bütün organları da günahtan uzak tutarak yerine getirilen oruç olduğunu belirtmişlerdir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ve sahabenin de üzerinde ısrarla durduğu hep bu nokta olmuştur.

Konunun bu yönünü ifade eden birkaç hadisi burada hatırlatmak istiyoruz:

1. “Oruç kalkandır. Bu yüzden oruçlu olduğunuzda ahlak dışı, kötü sözler söylemeyin, bilinçsizce davranmayın. Size birisi hakaret eder veya sataşırsa sadece birkaç defa ‘Ben oruçluyum’ demekle yetinin, siz de onun seviyesine düşmeyin.” [Buhari,Savm,9; Müslim,Sıyam,30. ]

Alimlerimiz yeme ve içme gibi orucu bozmamakla birlikte günahların, ahlaksız davranışların orucun bütün sevabını yok edeceğini vurgulamaktadırlar. Aslında bu kayıp bilinçli kimselerin küçümseyip hafife alacağı bir husus olamaz. Çünkü gün boyu aç ve susuz kaldıktan sonra hiçbir sevap elde edememek kadar kötü bir sonuç yoktur.

2. “Yalan konuşmayı veya yalanla iş yapmayı bırakmayan kimse unutmamalıdır ki Allah’ın onun aç ve susuz kalmasına ihtiyacı yoktur.” [ Buhari,Savm,8]

Bu hadisi şerh ederken Ebu Bekir İbnu’l-Arabi şöyle demektedir: ”Bu hadisin gereği olarak rivayette ifade edilen yasakları işleyenler tuttukları oruçtan sevap alamayacaklardır. Yani tuttukları orucun sevabı bu işledikleri günahlar karşısında hesap görülürken bir anlam ifade etmeyecektir.”

3. “Öyle (bilinçsiz) oruç tutanlar vardır ki tuttuğu oruçtan eline geçen sadece açlıktır.”[İbn Mace,Sıyam,21.]

“Oruç ibadetiyle temelde amaçlanan aç ve susuzlukla nefsin arzularını dizginlemek, kişiyi kötülüğe sürükleyen nefsi (nefs-i emmare) üst düzeyde bir dinginliğe ve huzura eriştirmektir. (nefs-i mutmaine). Bunlar elde edilemediği takdirde Allah o kişinin orucunu dikkate almaz.”

Sahabeler ve ilk dönem Müslümanları, oruçlarının kişi üzerinde etkili olması için büyük gayret göstermişlerdir. Onlardan nakledilen şu ifadeler bu hassasiyetin birer göstergesidir.

4. “Oruç sadece yemeyi, içmeyi terk etmek değildir. Asıl oruç yalanı, her türlü yanlış ve faydasız işleri terk etmektir.” (Hz. Ömer radıyallahu anh)

Özellikle dil ile işlenen günahlardan sakınmak çok zordur. Bu yüzden Ahmed b. Hanbel rahimehullah “Eğer gıybetten dolayı oruç bozulsaydı hiç birimizin orucu olmazdı.” demektedir. Dini yaşantısıyla örnek bir şahsiyet olan Ahmed b. Hanbel bunları söylüyorsa bizim söyleyecek sözümüz olamaz.

5. “Oruç tutacağınızda (sadece midenizle değil haram dinlemeyerek) kulağınızla, (harama bakmayarak) gözünüzle, yalanı, günah terk ederek dilinizle oruç tutun. Yanınızda çalışanlara (özellikle Ramazan’da) iyi davranın. Oruçlu olduğunuzda tavırlarınızın ve davranışlarınızın yerinde olmasına çok dikkat edin. Kısaca oruçlu olduğunuz gün diğer günler gibi olmasın.” (Cabir b. Abdullah radıyallahu anh)

Ramazan orucu yılın diğer on bir ayında işlenen günahlardan arınmak için bulunmaz bir fırsattır. Sevabını sadece Allah’tan bekleyerek bilinçli bir şekilde oruç tutan kişi Ramazan sonunda affedilmeye ve günahlardan arınmaya layık olur. Özellikle sabah akşam işlediğimiz, çoğu zaman önemsemediğimiz fakat çoğaldığında kişiyi tehlikelere sürükleyebilecek olan küçük günahlardan arınma noktasında oruç çok önemli bir vesiledir.

6. “Oruçlu olduğunuzda kendinizi elinizden geldiğince (günahlardan) koruyun.” (Bu sözün sahibi Ebu Zerr radıyallahu anh’ın oruç günleri sadece namaz için dışarı çıktığı rivayet edilir.)

7. Ebu Hureyre radıyallahu anh ve arkadaşlarının oruçlu olduklarında mescitte bir araya gelip, “Haydi gelin orucumuzu günahlardan temizleyelim” dedikleri nakledilmektedir.
Tuttuğu orucu kulağıyla, gözüyle, diliyle ve diğer organlarıyla işlediği günahlarla kirleten kişi arınma fırsatını ve vaat edilen Allah’ın affını kaçırmış olur. Bu işiler belki de Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in “Amin” dediği Cebrail’in şu duasıyla yüz yüze gelebilir: “Ramazan’a ulaşıp Allah’ın affını elde edecek şekilde bu ayı değerlendiremeyenlere yazıklar olsun.”[Tirmizi,Daavat,110]

8. “Delinmedikçe oruç bir kalkandır. Bu kalkanı delip etkisiz hale getiren gıybettir. (Hafsa b. Sirin rahimehullah)

9. İbrahim en-Nehai rahimehullah bazı alimlerin yalanın orucu bozduğu kanaatinde olduklarını ifade etmiştir.

10. “Orucun en alt sınırı yemeyi içmeyi terk etmektir.” (Meymun b. Mihran)

Bazı alimlerin yalan, gıybet, harama bakmak, insanlara veya hayvanlara zarar vermek ve haksız yere birinin malını almak gibi büyük günahların orucu bozduğunu düşünmeleri oruç-ahlak ilişkisi noktasında son derece dikkat çekicidir. Dolayısıyla mide veya cinsel uzuvlar gibi dil, kulak, göz, el ve ayak da orucun bozulmasına sebep olabilmektedir.

Yusuf el-Karadavi’nin “Oruç Fıkhı” kitabından derlenmiştir.

Hazırlayan: Büşra Sütçü

Yorumlar

yorumlar

2 YORUMLAR

  1. selamin aleyküm kardesim ben buradan yazilari alip cikartmak istiyorum yazicidan arkadaslara dagitmak icin yada kendim okumak icin bunu yapmak istiyorum hic sormadim bunun izin var midir?
    Selametle 🙂

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Please enter your name here