Abdullah Galib Bergusi. Türkiyeli okur onu “Yoldaki Mühendis” kitabıyla tanıdı. Filistin’in yaşayan efsanevi komutanlarından birisi olan Bergusi İsrail tarihinde 67 müebbet ve 5200 yıl hapisle en çok ceza verilen kişi.
Otobiyografisini anlattığı ilk kitabında bizleri hayretlere düşüren ve heyecanlandıran Abdullah Bergusi, hayat hikâyesinin devamı olan bu ikinci kitabında bizleri yine heyecanlandırıp; hayretlere düşürüyor.

Yoldaki Mühendis 2 devam kitabında zindanda yaşadıklarını; işkence seanslarını, düşmanın onu çözmek için uyguladığı taktikleri ve aynı zamanda da kendi iç sorgulamasını mümkün olan en yalın haliyle okur ile paylaşıyor.

“…Çoğu zaman karanlıktan ötürü yazamıyorum. Beni yazmaya iten etken ise direnişin kalemini tutma ve buradan dahi olsa direnişe ve İslam’a hizmet etme isteğidir.
 Bu yüzden şartlar ne olursa olsun, bu can bu bedende olduğu müddetçe direnişime devam edeceğim.
Olurda ruhum bedenimi terk ederse şehit; yok bedenimde kalmaya devam ederse yine şehit olurum. Ama ilkinden farklı olarak ‘Yaşayan Şehit’ olurum…”
Abdullah Galib Bergusi

“Yalnız kaldığında sana dost olan, güçsüz düştüğünde bedenine güç bahşeden, umutsuzluğa kapıldığında kalbinde yaşama sevinci yaratan Allah ile beraber ol gerisine karışma.” Bu cümle, şehit Yahya Ayyaş’ın emanetini teslim aldığımda çantanın içerisinde bulunan Mushaf’ın ilk sayfasına yazılmıştı. O gün bugündür, bu cümleyle hayat buluyorum…

İnsanlar bayramda yeni elbiseler giyerler, güzel kokular sürünürler. Ama ben dün giydiğim elbiseyi bayramda da giyiyorum, kokum ise karanlık hücremin küflenmiş duvarlarından süründüğüm koku… Şunu bilmenizi isterim ki hücremin içindeki koku, hayatımın en güzel kokusu; çünkü içinde izzetin, direnişin, mukavemetin ve mücadelenin ter kokusu var. Eski elbisem hala yaralı bedenimi kapatıyor, yaralı bedenimde ruhumu… İçimde ise hala direnmek, mücadele etmek ve savaşmak istiyorum. Çünkü bu mübarek yolda ya şehit olacağım; ya da Allah’ın izniyle zafere ulaşacağım…

Kalem, kâğıt ve yazı direnişin ve İslami mücadelenin diğer bir yüzüdür. Silah ve kalem madeni paranın iki yüzü gibidirler.

Durgun su, bir müddet sonra kokar. Akıl ve yetenekler de böyledir. Bir müddet hareketsiz kaldıklarında etkin rollerini kaybederler. Bundan ötürü Müslüman bir şahıs, akılını ve yeteneklerini köreltmemelidir. Aksine gücüne güç, yeteneklerine yetenek katmalıdır. Elimizden hiç kimse tutmasa bile bu böyle olmalıdır.

Değerli kardeşim, yüksek kültürlü, geniş anlayışlı, ilme aç ve çok okuyan biri olmanı tavsiye ederim. İnsanları ve hayatı anlamana yardımcı ilimler hakkında az da olsa bilgin olması gerekir.

Yoldaki Mühendis 2

Abdullah Galib Bergusi
EKİN YAYINLARI

Yorumlar

yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Please enter your name here