İslamKuran - Sünnet

Yusuf Suresi Tefsiri 41. Bölüm – Nouman Ali Khan

Nouman Ali Khan’ın yaptığı Yusuf Suresi Tefsiri 41. Bölüm.

Bu derste Yusuf Suresi 66. ayet ile 68. ayet tefsiri yapılıyor.

“Birçok insanın anlamadığı şey şu…”

Ettiğiniz dualar ve yaptıklarınız, işlerin nasıl yürüyeceğini Allah’a dikte ettiğiniz bir garanti değildir. Siz sadece Allah’ın koruması için dua edersiniz. Ama Allah’ın kendi planı olabilir. Siz yine de sizin üzerinize düşeni yaparsınız. Diğer bir taraftan, insanlar tedbir ve önlemlerinin onları koruyan tek şey olduğuna inanıyor. Diğer uç bir görüş ise insanların Allah’a olan inançlarının tek başına onları koruyacağı. Hiçbir önlem almıyorlar. Birçok insan bunları nasıl dengeleyeceğini bilmiyor. Ama o (Yakub as), duygusal ihtiyaçlarını karşılamanın ve Allah’a yakın olmanın onu bundan mahrum etmeyeceği, bunun Allah’a tevekkül etme olduğu konusunda kafa karışıklığı olmamasının müthiş bir örneği.

…Bazen biri elinden geleni yapar ve Allah o kısmı bizim hayal bile edemeyeceğimiz şekillerde kendi planına dahil eder. Bazen elimizden geleni yaparız ama bu hiçbir şeyi değiştirmez. Karşıtlığı görüyor musunuz? Musa(as)’ın annesi elinden geleni yaptı ve bu ilahi bir planın parçası oldu. Burada da ellerinden geleni babalarının talimatlarına uyarak yaptılar, ama Allah dedi ki, bu benim planımın bir parçası değildi, bu yaptığınız hiçbir şeyi değiştirmeyecek. İki farklı açı var. Ve bu da bizim görüşümüzü dengeliyor. Allah kimin planına dahil olacağına ve olmayacağına karar veriyor. Ama insanın ihtiyacı, bu babanın ihtiyacı, o annenin ihtiyacıyla aynıydı, çocuklarını güvenle yollamak. İhtiyaç aynı, altında yatan psikoloji aynı. Bu Kur’an’da kabul edilen bir boyut…

Bahsetmek istediğim şey, insanların farklı çeşit ihtiyaçlara bağlı olması. Kuşbakışıyla anlamanız için anlatayım, Allah bizi fiziksel ihtiyaçlarla yarattı; yeme içme, barınma gibi. Bunlar fiziksel ihtiyaçlar. Hayvanlarda olduğu gibi. Bizde de hayvanlarda da var. Ama Allah bizi manevi ihtiyaçlarla da yarattı. Benim daha üstün bir amaca bağlanmam gerek. Allah içimize bu daha büyük amacı arayan ruhumuzu koydu. Bunlar manevi ihtiyaçlardır. Doğruyu bulma, şükretme, iç huzuru bulma, Allah’ı hatırlama ihtiyacı. Bunlar insanın içinde olan manevi arayış. Allah bunu manevi bir ihtiyaç olarak içimize koydu. İçimizde olan bir ışık.

Üçüncü bir boyut var. Fiziksel, manevi olarak söyledim. Üçüncüsü ise duygusal ihtiyaçlar. Güvende hissetme, sevilme, kabul edilme, ait olma, anlaşılma ihtiyacı gibi. Bunlar da ihtiyaçtır. Yani fiziksel, manevi ve duygusal ihtiyaçlar. Başka ihtiyaçlar da var tabii, zihinsel ihtiyaçlar gibi. Maddî de olabilir. Daha büyük amaçlar da olabilir, birinin bir şeyi başarma ihtiyacı olabilir. Bir rekor kırma ihtiyacı. Bir başarıya ulaşma ihtiyacı hissedebiliriz. Zihinsel ihtiyaçlarımız olabilir. Bu 100 kitabı okumam gerek. Bu 5 yeni dili öğrenmem gerek. Ya da en hızlı koşan ben olmalıyım gibi. Bunlar başarma ihtiyacıdır. Hayvanların böyle bir ihtiyacı yoktur. Ama neyse, çeşitli ihtiyaç türleri var.

Şunu anlamalıyız ki bazen bu ihtiyaçlardan biri diğer ihtiyaçları etkileyebilir. Örnek vereyim, açsınız. Ki bu da fiziksel bir ihtiyaç. Bu da ruh halinizi etkiliyor. Yani duygusal olarak. Kolayca rahatsız, huzursuz oluyor, hemen sinirleniyorsunuz çünkü açsınız. Yani fiziksel ihtiyaç duygusal ihtiyacı etkiledi. Şimdi de işinize odaklanamıyorsunuz. Ya da okuduğunuz kitaba. Bu sefer de zihinsel ihtiyacınızı etkiledi. Namaz kılarken de odaklanamıyorsunuz, sizi aynı zamanda nasıl etkiledi? Manevi olarak da sizi etkiledi. Bazen hepsi birbiriyle ilişkilidir. Domino etkisi gibi. Ama yine de hepsi farklı ihtiyaçlardır. Ama sorunun nereden geldiğini çözmelisiniz. Hangi alana ait? Nereden kaynaklandığını bilmezseniz sorunu çözemezsiniz. Eğer biri aç olduğu için namaza odaklanamıyor ve çizburger düşünüyorsa manevi olarak kendini buna hazırlamalı mı? Hayır, Git o hamburgeri ye. Helal olsun yeter. Ye, sonra namazını kıl. O zaman manevi olarak sorun yaşamayacaksın. Açlıktan başınız ağrımadığı için daha iyi çalışacaksınız. Okumana odaklanabileceksiniz. Sınavınıza hazırlanabileceksiniz…

“Sorunun nereden geldiğini bulamazsanız, daha fazla sorunlar çıkar”

Ve bazen bazı müslümanlar olarak ne yapıyoruz? Bazen her sorunun manevi olduğunu düşünüyoruz. Eğer, mesela – bu en yaygın olanı- biri depresyonda ise ya da endişeliyse, panik atak geçiriyorsa, ki bu duygusal bir krizdir, dini bir lidere, dini bizden daha iyi bilen birine gidiyoruz. Onlar da yeterli sabrımızın, zikrimizin, namazımızın olmadığını söylerler. Bunlar belki sorunun bir parçasıdır, maneviyat belki duygusal durumdan dolayı etkilenmiştir. Çünkü domino etkisini hatırlayın. Ama asıl sorun, duygusal bir soruna manevi bir çözüm sunmanızdır. Eğer duygusal sorunu irdelemezseniz, manevi sorunu hiç düzeltemezsiniz. Çünkü bu sorunun kaynağı değildi.

Manevi olan duygusal olan düşüyor diye düşüyor. Duygusal olanı düzeltirken manevi olan da tekrar ayağa kalkıyor. Fiziksel olan da. Çünkü birisi depresyondaysa ya da duygusal bir travma geçirmişse, iyi uyumaz, kan basıncı yükselir, hastalanır, tüm vücut birbirine bağlı, bu açıdan vücut ve ruh birbiriyle bağlantılıdır.

Yusuf Suresi Tefsiri 41. Bölüm pdf dosyasını indirmek için tıklayın.

Benze Yazılar

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu