İlimKuran - TefsirMultimedyaVideo

Yusuf Suresi Tefsiri 8. Bölüm – Nouman Ali Khan

Nouman Ali Khan’ın 2020 Ramazan ayında yaptığı ve halen devam ettirdiği Yusuf Suresi tefsiri 8. Bölümü. Bu bölümde Nouman Ali Khan Yusuf Suresi 4. ayetinin tefsirini yapıyor.

Yusuf Suresi Tefsiri 8. Bölümden bir kesit:

Burada Kur’an’ın ebeveynler ile çocuklar arasında olması gereken ilişki şekli hakkındaki temel bir öğretisini görüyoruz. Genel anlamda ebeveynler ve çocuklar arasında, ayrıca çok daha özelde baba ile, erkek veya kız, çocukları arasındaki ilişki hakkında. Öylesine ki bir çocuk babasıyla herhangi bir şeyi konuşabilmek için rahat hissedebilmeli. Herhangi bir şey. Babasına, ve annesine, rahatça gidebilmeli. Her ne yaşıyorlarsa, “Bana kızacaklar veya deli olduğumu düşünecekler, duymak istemeyecekler” diye düşünmemeliler. Kendileri gidip konuşmak istemeliler. Çünkü babasının veya annesinin iyi bir dinleyici olacağını bilmeliler. Onlara dikkatlerini vereceklerini bilecekler.

“Çocuklarımız bize bir şeyler anlatacak rahatlıkta hissetmeliler.”

Hepimize oldu, bizler de gençken veya 10-12 yaşlarındayken büyüklerimizle konuşmadığımız şeyleri arkadaşlarımızla konuşurduk. Ebeveynleri olanlar veya onun yerine bir büyüğünüz veya sizle ilgilenen birisi olduysa, çok büyük ihtimalle onunla her şeyi konuşmuyordunuz.

Bunu yapan az sayıda insan da oldukça şanslı. Çünkü o zaman o bakıcılar, ebeveynler, koruyucular aslında Kur’an’ın bir mirasını hayata geçirmişler demektir. Sizi Yakup’un Yusuf’u büyüttüğü gibi büyütmüşler, bakmışlar. Onu o kadar rahat, ilgi gören, korunmuş, bir arkadaş gibi, karşılıklı anlayabileceği biri gibi hissettirmiş ki ona gördüğü rüyayı bile anlatıyor ve bunun hakkında konuşuyor. Değil mi? O yüzden bu oldukça önemli bir şey. Çocuklarımızın iletişim kurabileceği birisi nasıl olabiliriz? Sadece video oyunları oynadığını bilmeniz yetmez, hangi oyun olduğunu da bilmelisiniz hatta gidip onlarla oynamalısınız. Bilmelisiniz. Hangi televizyon programı olduğunu bilmelisiniz. “Biz televizyon izlemiyoruz, haram” diyebilirsiniz.

Tamam helal olan ne yapıyor peki? Helal şeyler yapsan peki onunla? Nelerle uğraştıklarını bilmelisiniz ve orada yer almalısınız. Siz de bir şey yaptığınızda o şeyde ona yer vermelisiniz. Arabanın yağını değiştirecekseniz onları da alın yanınızda. Benzin alacaksanız onları da alın. Yaptığınız şeylere onları da dahil edin. Tecrübeler diğer şeylerden daha önemlidir. Bizim ebeveynlik algımız onlara bir şeyler almak olmuş sadece. Ayakkabı al, oyun al, giysi al, onu al bunu al. Sonra onu elde ediyorlar ve çok mutlu oluyorlar bir süreliğine, ama altı ay sonra onun hakkında hiç de heyecanları kalmıyor. Bir sene sonra o ayakkabıları hatırlamayacaklar bile.

Bayram hediyesini falan hatırlamayacaklar, yakında bayram da geliyor. Beş sene sonra bayram hediyelerini falan hatırlamayacaklar. Ama onlara tecrübeler sunarsanız, onlarla zaman geçirirseniz, bir yerlere giderseniz, oturup bir şeyler hakkında konuşursanız, beraber bir şeyler yaparsanız o anlar bir çocuğun hayatında bir sütuna dönüşürler.

“Öyle güzel bir çevre oluşturmalıyız ki çocuklarımız gelip bizimle iletişim kursun.”

Bunu dinleyen yetişkinler; çocukluğunuzu ve ebeveynlerinizle geçirdiğiniz zamanları bir hatırlarsanız, bir yerde size verdikleri bir şeyi zar zor hatırlarsınız. Hangi oyuncaktı, hangi ayakkabıydı vesaire. Ama babanın arabayı size kullandırttığı veya bir şeyi yapmayı öğrettiği bir anı hatırlıyorsunuzdur. Veya annenizin size bir şeyleri gösterdiği zamanı. Veya birinin sizi bir yere götürdüğü zamanı. Tecrübe çünkü. Değil mi? Paylaşılan tecrübelerle birlikte ebeveynler ve çocuklar arasında bir bağ kuruluyor. Bazı şeyleri beraber yaparak. Ve bu türden bir yakınlık sadece “Okul nasıldı? Yemek yedin mi? Ödevini yaptın mı? Tamam görüşürüz” ile kurulmuyor.

“Sen ne yapacaksan yap ben de ne yapacaksam yapayım” Bir ev içinde yaşayan yabancılar. Bir çocuk ilgi için uğraştığında ve biz de ona bunu vermediğimizde, biraz büyüdükten sonra da bir şeyhe, bir mescide, bir şeyh ile karıştırdığın birine, aynı benim gibi, geliyorsun ve “Oğlum/Kızım benimle konuşmuyor ne yapmalıyım?” diyorsun. İnsanlar beni öyle garip ve enteresan durumlara sokuyorlar ki. 18 yaşındaki genç oğlunu getiriyor, “Kardeşim, bu benim oğlum, çok iyidir ama benimle hiç konuşmuyor” diyorlar. Öncelikle onu utandırıyorsun, çünkü benden nefret ediyor şu anda. Ve onu bu şekilde utandırmanın işi halledeceğini düşünüyorsun. Yani çocuğunu gerçekten hiç tanımıyorsun. Neler olduğunu gerçekten anlamıyorsun yani.

Bir durumu böyle düzeltemezsin. Üzerine tesbihat okuyup böyle üfleyeceğim sonra da bütün sorunlar çözülecek. Öyle işlemiyor bu. Bir iletişim boşluğu var. Eksik bir şeyler var. Anlatabiliyor muyum? Ve bu ayet bize öğretiyor ki öyle güzel bir çevre oluşturmalıyız ki çocuklarımız gelip bizimle iletişim kursun. Biz onlarla konuşmaya uğraşmayalım bile.

Yusuf Suresi Tefsiri 8. Bölüm pdf dosyası:

PDF İNDİR

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu