Beyhude Ömrüm

Sanki bir akşam elektrikler kesilmiş de babam bize çocukluk anılarını anlatıyor.

Elektriğin olmadığı, suyun köy çeşmesinden taşındığı, yolların her yağmurda/karda çamur içinde kaldığı zamanlar…

İnsanların kendi elleriyle evlerini geçindirdikleri, kapitalizmin henüz ağlarını atamadığı bereketli günler. ..

İşte böyle bir zamanın hikayesini anlatıyor Mustafa Kutlu Beyhude Ömrüm’de.

Hikayenin kahramanı köyünde hiç olmadık bir yerde bahçe kurmaya çalışan umutlu, çalışkan bir anadolu evladı. Ve tabi küçük yerlerin kaçınılmazı olan “kötü adamlar” var kahramanımıza engel olmak isteyen.

Esas kurgunun dışında bir de çok derin bir hikaye var ki o da köyün gün geçtikçe boşalması. İstanbuldaki iş imkanını gören gençler birer birer köyden göç ederler ve köy modern hayata geçiş/sanayi toplumu olmanın vahim boyutunu gösterir nitelikte ıssızlaşır. Artık kimsenin tarlayla, sobayla, kuyuyla, tandırla uğraşmaya niyeti yoktur, herşeyin hazırı varken…

En çok sevdiğim Kutlu hikayelerinden biri oldu Beyhude Ömrüm. İnsanı umut ve korku arasındaki köprüde getirip götüren sıcacık bir öykü.

Tam uzun kış günlerinde okumalık. Fakat yanında çikolata ve kahve değil, zeytinyağlı pırasa ve yayla çorbası olacak. Bir de şöyle tandırdan çıkmış ekmeğe tereyağı sürseniz, ayaklarınızı da sobaya karşı verip… Ohh..

Merve Kuntoğlu

Mustafa Kutlu
Dergah Yayınları

Yorumlar

yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Please enter your name here