Örnek davet diyalogları ve dersleri bölümümüzün ilk dersini İngiltere’de sokak daveti yapan “Dawah is Easy” grubunun sitesinden çevirdik. Son zamanlarda malesef ateizm düşüncesi gençlerin aklını bulandırıyor. Sitemize “ateistleri nasıl davet etmeliyiz” tarzında çok soru geliyordu. Bu derste örnek diyalog açısından faydalı olur inşallah.

Bir Ateistle Diyalog

Ateistlerle diyaloğun zor olduğunu belirtelim, ama, üniversitenin dışında az bulunurlar. Konuşmak kolay değildir çünkü genelde iyi eğitimlilerdir ve çoğu zaman sadece kibirli ve neredeyse saygısız davranırlar. Maalesef Allah’a inananlara karşı içlerinde yatan bir sertlik ve kızgınlık durumu var gibidir. Onların davranışı ne olursa olsun bizler alçak gönüllü, kibar olmalıyız ve onların olumsuz davranışlarını görmezden gelmeliyiz.

M – Müslüman A – Ateist

M: Herhangi bir inancın var mı? Allah’a veya herhangi bir şeye inanıyor musun?

A: Hayır, Allah’ın olduğunu düşünmüyorum.

Sonra ateist neden Allah’ın olmadığına dair birçok sebep söyleyecektir. Bazen onlara neden Allah’ın olmadığına inandıklarını sormaya değer. Bizim yapmamız gereken şey, Allah’ın olduğuna dair delil vermeye odaklanmak.

M: Afedersiniz, size bir Yaratıcı olduğunu ispatlayabilir miyim? (Üniversitelerde muhtemelen “Size bir Yaratıcı olduğuna dair birkaç delil versem, bana ne düşündüğünüzü söyler misiniz?” demelisiniz.)
A: Bu imkansız. (Veya şaşırır.)

M: Aslında, bir Yaratıcı’nın varlığıyla ilgili dört kanıt veya delil parçası vardır.

Bir Yaratıcı’nın Varlığına İlk kanıt ‘Etki Tepki Yasası (Sebep-Sonuç)’ (Kozmolojik Görüş)

Bütün her şeyin varlığıyla ilgili şunlardan birinin gerçekleştiğine hemfikir olabilir miyiz:
Her zaman vardı veya bir başlangıcı vardır.

1. ‘Her zaman vardı’ demek, sonsuz bir şekilde geriye gitmek demektir ki bu açıkça imkansız. Evrenin bile bir başlangıcı olduğunu biliyoruz.

2. Bir başlangıcı vardır:
Bir başlangıcı varsa şunlardan biri olmak zorunda:

Kendini yarattı veya meydana gelmesine bir şey sebep oldu (Nedensellik).

a) ‘Kendini yarattı’ demek hem var olması hem yok olması demek ki bu imkansız.

b) ‘Bir şey sebep oldu’. Bu, her şeyin meydana gelebilmesi için bir sebebin olması gerektiğidir. Her şeyin nihai sebebinin, Yaratıcı olduğuna inanıyoruz. Muhtemelen bu Yaratıcıyı kimin yaptığını düşünüyorsun.

A: Evet… Yaratıcıyı kim yarattı?

M: Eğer bunu soruyorsan ‘Sonsuz gerileme’ denilen bir şeyi düşünüyorsun demektir. Bu demek ki, Yaratıcı’yı yaratan başka bir Yaratıcı vardır ki o zaman bu Yaratıcı için de başka bir Yaratıcı gerekir ve bu devam eder. Yaratılmamış her şeyin nihai sebebi olması gerektiği için bunun olması mümkün değil. Aksi takdirde sonsuza kadar gider. Bu mantıklı mı? Üzgünüm, başka bir soru sorabilir miyim? Sizce Evren sınırlı mıdır yoksa sonsuz mu?

A: Bilmiyorum. Sınırlıdır herhalde, sonsuza dek süremez.

M: Evet, bir sonu vardır. Çoğu bilim adamı evrenin sınırlı olduğuna, bir ‘patlama’ ile başladığına ve hala genişlemekte olduğuna katılır. (Big Bang Teorisi)
M: Soru şu: Bu sadece kendiliğinden oluşa gelen bir madde miydi yoksa evrenin kanunu mu?

A: Bilmiyorum.

M: Bilimadamları bunun sadece bir madde olmadığını ama, evrenin oluşa gelen kanunu olduğuna katılıyor. Bu nedenle evrenin kanunları, bir uzay-zaman süreciyle yaratılan bu sınırlı evrenin içindendir. Bu demek oluyor ki; uzay ve zaman bu evrenin içinde bağlantılıdır. Yaratıcı bu evrenin içinden değilse, o zaman O uzay ve zaman olgusunda kısıtlı değildir. Bu yüzdendir ki O’nun bir başlangıcı yoktur ve sonuç olarak bir yaratıcıya da ihtiyacı yoktur. Bir bilim adamı, eğer O varsa, O’nun evrenin ve uzay-zaman sürecinin dışında olduğunu kabul edecektir.

M: Söylediklerim Yaratıcı’nın olduğunu kanıtlamıyor ama ‘Bilimsel Görüş’ ü kullanmak Yaratıcı olduğunun ihtimalini artıracaktır.

Yaratıcı’nın Varlığına İkinci Delil:

Evrenin Tasarımı ve Ahengi (Teleojik Düşünce)

Yaratıcı’nın varlığına ikinci delil evrenin tasarımındaki zorluluk ve ince ahenktir. Bu, tasarımdaki ‘deha’ yı gösterir. Bu deha, izan sahibi bir Tasarımcıyı önerir. Anahtar kelimeler ‘Mükemmel Ahenk’ tir ve bu, evrenin ince ince ve isabetli bir şekilde dengede olmasıdır.
Evrenin Mükemmel Ahengi şunlardan biri sebebiyle olabilir:
Fiziksel Gereksinim, şans veya tasarım.

1. Fiziksel Gereksinim: Fiziksel gereksinim sebebiyle değildir çünkü evren diğer bir çok nedenden dolayı olabilirdi ve yine de ‘bir’ evren olurdu; ama şu an bizim gördüğümüz gibi değil.

2. Şans: Evrenin şans eseri meydana gelmesi sayılabilecek çok, çok küçük bir ihtimal ki neredeyse imkansız. Neden olduğunu sonra açıklayacağım. (Sakıncası yoksa)

3. Tasarım: Bu, kalan tek gerçek ihtimal. Bu yüzden, evren bu şekilde olması için tasarlandı.

Size evrendeki muhteşem ahenkle ilgili bir örnek gösterebilir miyim?

Düşük Entropili Evren

Evrenimiz, düşük entropili bir evrendir. Entropi, evrendeki parçacıkların düzensizliğinin derecesidir. Bu sebepten, entropi, evrendeki parçacıklarının nasıl dağıldığının bir ölçüsüdür. Soru şu ki, evrenimizin dağılışının ve düşük entropili olmasının şans eseri nedir?

Profesör Roger Penrose, Oxford Üniversitesinde Matematik Profesörü, bu düşük entropili evrenin olma olasılığını hesapladı. Düşük enerjili evrenin şans eseri olma ihtimali:

“’10 üzeri 10 üzeri 123′ de bir”

Yaratıcı’nın Varlığına Üçüncü Delil:

Belirli İnsanların Yaşamları.

Bir mesajla gelip hayatlarında belirli bir aşamada Yüce Allah’ın kendileriyle bazı şekillerde iletişime geçtiğini söyleyen çok iyi ve dimdik insanlar vardi. Bu mesajı vermek için zulüm gördüler ve bazıları öldürüldü. Bu mesajı verirken herhangi bir materyal (kendilerine fayda sağlayacak bir şey) veya dünyevi fayda görmediler. Onları takip edenler de zulme uğrayıp öldürüldüler ve bundan dolayı dünyevi hiçbir avantajları olmadı.

Bunu neden yaptılar? Üç ihtimal var ve bunlar:
– Dürüst değillerdi ama fedakarlardı (topluma yardım etmek istediler).
– Kandırılmışlardı veya herhangi bir psikolojik sorunları vardı.
– Dürüst ve bu yüzden Yüce Allah’ın peygamberidirler.

1. Fedakarlık: Fedakarlık, topluma yardım etmek istedikleri ama yalan söyledikleri anlamına gelir. Fakat Onların karakterleri asla yalan söylemeyeceklerini açıkça göstermiştir. Ayrıca, mesajlarından dolayı dünyevi hiçbir şey kazanmamışlardır.

2. Kandırılmışlardı veya herhangi bir psikolojik sorunları vardı

Karakterleri gösterdi ki Onların herhangi bir psikolojik sorunu yoktur. Onlar, ziyadesiyle dürüst, dik ve inanılmaz şekilde iyi insanlardı.

3. Yüce Allah’ın Nebileriydiler

Karakterleri, bunun tek ihtimal olduğunu göstermektedir.
Bir çok nebi ve peygamberler vardı. Örneğin; Nuh, İbrahim, Musa, Davut, Süleyman, Yusuf, Yakup, İsa ve son olarak Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem).

Yüce Allah tarafından gönderildiklerini göstermek için bir çok mucize gösterdiler. Bu mucizeleri Allah’ın kendilerine verdiği güç ile gerçekleştirdiklerini söylediler.

Örneğin:
Musa (aleyhisselam) Kızıl Denizi (Allah’ın izniyle) ikiye ayırdı ve İsrailoğulları Firavundan kaçtı.
İsa (aleyhisselam) ölüyü canlandırdı, cüzzamlı hastayı iyileştirdi ve kör doğmuş birine şifa verdi. Hepsi Allah’ın izniyle.
Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’e, en az önceki peygamberlere verilen mucizeler kadar harika bir mucize verildi. Bu mucize bugün de mevcuttur ve onun adı Kur’an’dır.

Yaratıcı’nın Varlığına Dördüncü Delil:

Kur’an Mucizesi.

Bu kitap, birçok sebepten dolayı bir mucizedir. Bu kitap şu hakikatleri kanıtlıyor:

· Bir Yaratıcı vardır.
· Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Yüce Allah’ın peygamberidir.
Bu sebeplerden İslam gerçek ve doğrudur.

[Kur’an’ın mucize oluşuna dair sebepleri incelemelisin.“Bak: Bir Hristiyanla Diyalog”]

M: Kur’an’ın çok güçlü/kudretli bir kitap olduğunu kabul edebilir misin?

A: Evet, birçok insanı etkiledi.

M: Yani bu kitap, insanın üretebileceğinin üstünde midir?

A: Hayır, yapabileceğimizden eminim.

M: Üzgünüm ama şunları gerektiren bir kitap üretmemiz gerekecek:
1-1400 yıl boyunca %100 doğru olabilecek birçok bilimsel açıklama içermeli
2- Dünya popülasyonunun devasa bir bölümünü etkilemeli.
3- İnsanların görmedikleri birçok şeye inanmasını sağlamalı.
4- Ezberlemek için kolay olmalı.
5- Yüce Allah’ın önceki peygamberlerinin mesajlarıyla tutarlı olmalı.
6- Dilbilimsel bir zorluğu olmalı.
7- Çok güçlü bir edebiyat içermeli.

M: Şimdi Kur’an’ın doğaüstü/mucizevi bir kaynaktan geldiğine katılıyor musun? (İnsanlardan olmadığına)

A: Muhtemelen.

M: Yaratıcı’dan rehberliğini/yol göstermesini istemeye hazır mısın? Çünkü Kur’an inancın rehberliğe de dayandığını sadece bilgiden olmadığını söylüyor.

A: Olabilir.

M: Bunu istemenin en iyi yolunu gösterebilir miyim?

A: (Şaşırmış görünüyor).

M: En iyi yol, İbrahim (aleyhisselam), Musa (aleyhisselam) ve İsa (aleyhisselam)’ın incilde yaptığı ve Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’in bizlere gösterdiği gibi başını yere koymaktır.

M: Allah’tan istemenin bir zararı yok. Bu gerçekten bir karşılıklı kazanç durumu. Eğer sen istersen ve O yoksa, kaybedeceğiniz bir şey yok. Ancak, eğer O varsa, müthiş bir şey kazandınız demektir.

M: Bu yüzden, eğer istemeye hazırsanız, size birkaç bilgi vereceğim. Allah’tan isteyin ve cevap alırsanız bana geri dönüp söyleyin, eğer sizin için de uygunsa?

Burası, normalde durup biraz Kur’an’dan edebiyat gibi şeyleri sunduğum bir nokta. Ama eğer hala kaba davranıyorlarsa bu konuşmanın geri kalanına devam edebilirsiniz.

A: Hayır, istemeye hazır değilim.

M: Darılmayın ama, gerçekten kibirli biri gibi görünüyorsunuz. Kibirli biri misiniz?

A: Evet, galiba biraz kibirliyim.

M: Yol göstermek kibirli olmayan ve iyi kalpli insanlar içindir. Ben sizi bu mesajla bırakıyorum ki böylece biraz düşünebilirsiniz.

Davet Dersi – Fazal Rahman
Bu yazı dawahiseasy.com sitesinden alınarak Genç Müslümanlar ekibi tarafından Türkçeye çevrilmiştir.

 

Yorumlar

yorumlar

1 YORUM

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Please enter your name here