İnsanlar dünyaya bağlanmamalısın dediklerinde, düşündüğün şey nedir ? Para, moda, mal, mülk ? Genellikle somut ve maddi şeyler, peki insanları ne sıklıkla aklından geçirirsin ?

İnsanlara bağlandığından dolayı bu dünyaya bağlı olduğunu anladığında düşünmeyi bıraktın mı hiç ? Bu sefer, sevdiğin, önemsediğin ve hayatını onsuz hayal edemediğin birini düşün. Eğer bu insan seninle konuşmayı keserse, sana ne olurdu ? Eğer bu ilişki sona erer ve onlar seni hayatlarından çıkarırsalar, bunu atlatmak için sana ne kadar zaman gerekirdi? Bir insan dünyadan tamamen kopamadıkça, güçsüz ve aciz olur. Ya en iyi arkadaşları, aşık oldukları ya da son derece önemsedikleri birisi olsun, bu başlarına gelebilir. Verimli ve üretken olmayı durdururlar ve saatlerinin, günlerinin hatta aylarının boşa geçmesine izin verirler. Peki, eğer umursadığın biri seni artık hayatında istemezse, nasıl toparlar ve yoluna devam edersin?

İnsanlar üzgün ve sıkkınken, yemek yiyemezler, uyuyamazlar, düşünemezler ve hiçbir şey yapmak istemezler. Bu insanlar, geçmişe takılarak, yanlışın ne olduğunu düşünerek, daha farklı ne yapılabilirdi diyerek zamanlarını harcarlar. Yine de, bunların hepsi, değişim için hızlandırıcı olarak kullanılabilir. Sana faydası olmayan şeylerden ilişkini kesmen, böylece Allah’a (svt) daha yakın olman ve kalbini tamamen dünyadan arındırman için bir fırsat olarak kullanılabilir.

Bu makalede, bunu nasıl başaracağımız hakkında birkaç tavsiyeyle ilgili konuşacağız inşallah.

Ölümü Hatırla

Ebu Hureyre (ra) şöyle aktardı: ‘’Allah’ın Resulü dedi ki : ağızların tadını kaçıran ölümü çokça hatırlayın.’’ (Sünen-i İbn Mace)

Eğer birinden kurtulmak için çok zaman harcıyorsan, ölümü hatırlamak, zamanının değerini fark etmeni sağlayacak. Ölüm, vaktini boşa harcadığını anlaman için derin bir bakış açısı kazandırır. Korkunç gibi gelse de, bir durum dramatik ve şiddetli bir hal aldığında kendime bir gün hepimizin öleceğini hatırlatırım. Bir gün hepimizin toprağın altına gömüleceğimizi ve hayatımızda harcadığımız her bir saatten sorguya çekileceğimizi unutma! Üzülerek, pişman olarak ve bazı şeylerin neden işe yaramadığını anlamaya çalışarak geçirdiğin saatleri, günleri hatta ayları düşün. Birilerini düşünmekten başka hiçbir şey yapmadığın zamanlar için Allah’a (svt) hesap vereceksin. Kendini kıyamet gününde bütün hayatın önündeyken hayal et, bütün bu değerli zamanlarını boşa geçirdiğini Allah’a (svt) nasıl açıklayacaksın?

Sorumluluklara ve belli bir sona sahip olan insanlar olarak  unutmamalıyız ki; bir şeyler bizi üzdüğünde, imtihanımız ne biz iyi hissedene kadar bekleyecek ne de sorumluluklarımız ve belli sonumuz biz toparlanırken duraklayacaktır. Bu yüzden üzülerek geçirdiğimiz zamanın bunun için değip değmediğini değerlendirmeliyiz.

Hüzünlü Müziğe/Filme Başvurma

Aslına bakılırsa, bu bir insanın yapabileceği en kötü şeylerden birisidir. İnsanlar üzgün olduklarında, müziklerin ve filmlerin hayatlarıyla tamamen ilişkili olduklarını hissederler. Sonuç olarak, filmler ya da müzikler, insanların duygularını gerçekte bulundukları durumlarından daha kötü hissettirmek için ayarlanmış halde olabilirler. Arkadaşlarımdan bir tanesi bu olayı bir şarkıcıyı tanıtırken yeterince güzel özetledi. O dedi ki; ‘‘ Bu şarkıcı, seni otobüste 3 saniye göz göze geldiğin biri hakkında kalbi kırık ve kederli hissettirecek.’’

Böyle aktivitelere yönelmek çabalayan bir inanana hiçbir fayda getirmez ve şeytana bu kişileri dinden daha da uzaklaştırmak ve soğutmak için bir kapı açar. Bunun yerine moralini yükseltecek,seni motive edecek ve sana pozitiflik, iyimserlik aşılayacak şeyleri dinleyebilirsin.

Boşlukları Allah’ı (svt) Hatırlayarak Doldur

İnsanlar olarak, hayatımızdaki bir boşluğu, onun bir benzeriyle ya da bize anlık mutluluklar verecek, sürekli biriyle birlikte olma isteği veya dondurmayla çikolatayı yan yana getirerek bize mutluluk vereceğini düşündüğümüz şeylerle doldurmaya çalışıyoruz.

Allah (svt) Kur’an’da der ki: ‘‘Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allah’ın zikriyle mutmain olanlardır. Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allah’ın zikriyle mutmain olur.’’ (Ra’d Suresi 28. Ayet)

Bizlere hayal edemeyeceğimizden daha çok nimet veren Allah’ın (svt) zikrini dilinden düşürme. Senin çevrendeki bu güzel nimetleri görmemeni isteyen birilerini takip ederek şükürsüz olma. Bazı şeyler daha farklı olsaydı nasıl olurdu diye düşünerek geçmişte takılıp kalma.

Aksine, şimdi  içinde bulunduğun durumu kabul et ve her şeyin senin elinde olduğunun farkına var. İnsanların nasıl hissettiklerini değiştiremezsin. Bunun yerine Allah’a (svt) güven. Eğer bir ilişki sana faydalı değilse ve seni Allah’tan (svt) uzaklaştırıyorsa, belki de ilişkiyi bitirmenin zamanı gelmiştir.

Bazen insanlardan vazgeçersin veya onlardan uzak kalırsın, bu seni aksatmamalı. Belki de bu, henüz bilmediğin bir sebep için oldu. Allah (svt) bizleri rahatlatacak bir şekilde der ki: ‘Olur ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlı olur. Olur ki sevip arzu ettiğiniz bir şey sizin için şerli olur. Gerçeği Allah bilir, siz bilmezsiniz.’’ ( Bakara Suresi 216.Ayet).

Kim bilir,belki de ileride o insan hayatına tekrar girecek.

İnsanlara Yaptığın İyilikleri Aklına Getirme

Allah(svt) Kur’an’da der ki: ‘‘Ey iman edenler! Malını insanlara gösteriş için infak eden ve Allah’a da ahiret gününe de iman etmeyen kimse gibi sadakalarınızı başa kakmak ve eziyet etmek suretiyle boşa çıkarmayın.’’ (Bakara Suresi 264. Ayet)

Kırgın olduğumuzda, uğruna her şeyi yaptığımız insanlara karşı olan öfkemizi  sanki onlar bize minnettarmış gibi aklımıza getiririz. Yaptığın iyilikleri söyleyerek onların silinip gitmesine izin verme. Eğer başkalarından sadakat ve vefa bekliyorsan böyle şeyleri onlara yapma.

Bunun yerine, yaptıklarını Allah (svt) için yap. İnsanlar beklentilerini boşa çıkarsalar bile, kıyamet gününde bu bütün iyiliklerinin tartını daha ağır yapacağını göreceksin. Bazen de hayatın gerçeklerini ihmal edebiliriz. Biliyoruz ki, hayatımız boyunca insanlar bizi incitecek ve bize en çok acıyı verenler en yakınlarımız olacak. İyiliklerinin dudaklarından kayıp gitmesinin yerine neden Allah’tan (svt) zor zamanlarımızda sabır ve güç dilemiyorsun?

Kendini Geliştir

Zamanını boşa harcama, zamanını boşa harcama, zamanını boşa harcama! Film, video izleyerek, hayatının neden istediğin gibi olmadığını merak ederek ve kendini bitkin,üzgün hissederek geçirdiğin zaman için ileride pişman olabilirsin. Yeteri kadar eğitim hakkına, uyumak için bir yatağa ve yiyecek bir yemeğe sahipsen, dünyadaki çoğu insandan daha şanslısın.

Bu makaleyi okuyorsun çünkü internete erişim şansın var. Ayrıca kendini hem kişisel hem de bir konuda uzman olarak geliştirmen için sonsuz fırsata sahipsin. Faydasız işlerde geçirdiğin zamanın hesabını yaparken kendine sor, ne kadar daha Kur’an ezberleyebilirdim, sınavlarım için ne kadar fazla çalışabilirdim, tez ödevini son ana bırakmasaydın daha ne kadar güzel olabilirdi, bu boş zamanlarımda ne gibi beceriler kazanabilirdim, ve nasıl ailemle daha güzel vakit geçirebilirdim ?

Yeni bir hobi edin, bu bir spor olabilir, yeni bir dil öğrenme de ya da el işleri alakalı bir beceri de. Verimli bir birey ol. Yaşlandıkça sorumlulukların artacak ve daha kısıtlı vakte sahip olacaksın. Sahip olduğun zamanı kendini en iyi şekilde geliştirebilmek için kullan.

Sonuç

Önemsediğimiz insanların bizden uzaklaşması zor bir durum özellikle olmasını istemediğimiz bir olaysa. Bizi incitebilir, ama vaktini etkilemesine izin vermemelisin. Allah(svt) çok güzel bir şekilde der ki: ‘Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka.’’ (Asr Suresi)

Bu yüzden üretken, samimi ol ve çok çalış. Kontrolün dışındakileri Allah’a (svt) bırak. Her dakika kendini daha iyi yapmak için çabala çünkü hiç kimse hayatının ne zaman son bulacağını bilemez.

Yazar: Zeyneb Hamdi

Bu yazı Productivemuslim.com sitesinden alınarak “Genç Müslümanlar” ekibi tarafından Türkçeye tercüme edilmiştir.

Yorumlar

yorumlar

1 YORUM

  1. Makaleyi okuduktan sonra başlığın altındaki görselin de içerikle ne kadar uyumlu olduğunu fark ettim. Duygusal bağımlılık derecesinde, ayrılmaktan korkacak kadar değer verdiğiniz, hayat yolunuza yoldaş olan kişisel “Şems” iniz bir vakit gelip ayrılsa yürüdüğünüz aynı yoldan…. Üzülmeyin ve dua edin : “Ya Rabbi! Yollarımızı hayır üzere birleştir. Sen herşeyi hakkıyla bilensin.” keza ayaklarınız yanyana olmasa da şimdi fark edemediğiniz yan yolda aynı istikamete doğru ilerlemektedir. Yanınızda ol(a) mayanlara hüzünlenmek sizi yürümekten alı koymasın inş. İlerleyin ve hayırda yarışın yolların kesişeçeği nihai noktada buluşunca sevinciniz “Nur” olsun böylece yüzü aydınlanan gerçek sevinç sahiplerinden olalım inş.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Please enter your name here