Hepimiz yazıyoruz, konuşuyoruz ve bazen de çok biliyoruz. Ama yaşamaya geldi mi orada tıkanıyoruz…

Sözlerini hayatıyla kanıtlayan bir teyzemizden bahsedeceğim bugün. Sabrı, metaneti ve dik duruşuyla bize her daim örnek olan birisi… Sevgili Feride Özmen teyze. Dün gece hayat imtihanını sona erdirip gözlerini ebediyete yumdu.

Bize çok şey kattı Feride teyze. Ondan çok şey öğrendik. İmanın bedeli nasıl ödenir ondan öğrendik. Hayatın zorlu sınavlarına karşı dik durmayı ondan öğrendik.

Hepimizden farklı bir hayatı ve meşkalesi vardı Feride teyzenin. Eşi yaklaşık yirmi senedir İslami kimliğinden dolayı zindanda olmasına rağmen hem ona hem bize bir motive kaynağıydı. Ne zaman bir nasihate ihtiyacımız olsa gideceğimiz bir kapıydı.

Çok cesurdu Feride teyze. Onun gibi cesaretli bir kadın görmemiştim. Cezaevindeki askerlerin kendisinden çekindiğini söylerlerlerdi. Bir keresinde cezaevinde asılı olan “Modern inkilaplar” asılı tabelayı askerlerin gözü önünde nasıl yere atıp parçaladığını anlatmıştı. Bir diğerinde yüzünü açmasını isteyen cezaevi müdürü ile yaşadığı tartışmaları… İman gücüyle küfrü nasıl alaşağı ettiğine şahid olmuştuk.

Küçüklüğümüzden beri inandığımız değerlerden en ufak taviz vermemeyi öğretti bize. “Gerekirse okulunuzdan, hayatınızdan vazgeçin ama imanınızdan en ufak bir taviz bile vermeyin” derdi.

Sağlığıyla imtihan oldu. Acı ve sıkıntı onu bırakmadı hiç. Ama sabrı ve metaneti ile kazananlardan oldu. (İnşaAllah)

Sürekli dua ve zikir etmemizi söylerdi. Bundan kısa bir zaman önce görüştüğümüzde, “La ilahe illa ente subhanek inni kuntu minez zalimin” ayetini çok okumamızı tavsiye etmişti. Son tavsiyesi bu oldu bize…

Çok şeyler yaşadı, hayatıyla çok şeyler anlattı bize Feride teyze. Bu davada en büyük destekçilerimizden biriydi.

Beklemediğimiz bir anda gözlerini yumdu hayata. Onun imanına, amellerine, saliha bir kadın olduğuna biz şahidiz. Allahu teala ona rahmetiyle muamele etsin.

Göz yaşarır, kalp hüzünlenir, ama biz yine de Rabbimizin hoşnut olacağı şeyi söyleriz.
İnna lillah ve inna ileyhi raciun. Biz Allah’a aidiz ve yine ona dönücüleriz.

Zeyneb Sevra

FERİDE ÖZMEN’İN ARDINDAN

Seni ardından övmeye ne hacet!
Seni tanıyan bilir,
Koca bir yükü nasıl omuzladığını.
Sızlanmadan, şikayet etmeden, yüzünü ekşitmeden.
Tebessümle…

Hıçkırıklarını boğazında mı düğümledin kardeşim?
Kendinin, çocuklarının, çevrendekilerin hayatını zehir etmemek için acılarını içine mi gömdün?

Herkesin harcı değildir, böylesi zor bir imtihanı başarmak.
Çocuklarına hem anne, hem baba olmak.
Yaşama sevincini kaybetmeden, sırat-ı müstakim’de yürümeye çalışmak.
Samimiyetle, sabırla, şükürle…

Tecrübelerin, tavsiyelerin ışık oldu önümüzde. Dik duruşun örnek oldu, çocuklarımıza ve bize.
Şahidiz biz yapabileceğinin en iyisini yapmaya gayret ettiğine.
En zor sorularda bile vazgeçmediğine.

Duamız; erken ayrıldığın sevdiklerinle cennette ebediyen beraber olman.
İnna lillahi ve inna ileyhi raciun.
Biz Allah’tan geldik ve O’na döneceğiz.
Rabbimiz! Çocuklarının ve yakınlarının üzüntü ve sıkıntılarını hayra çevir. Amin.

Fatıma Neşe Tuna

İlgili Haber: Selam-Tevhid kumpası: Feride Özmen hayatını kaybetti

28 Şubat sürecinin Müslümanlara yönelik en önemli kumpası olan sözde Selam–Tevhid’in üyesi olmak ve aralarında Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı ve Muammer Aksoy gibi önemli faili meçhul ölümlerden sorumlu tutulan, önce idam daha sonra ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilen Ferhan Özmen’in eşi Feride Özmen kanser teşhisi ile tedavi gördüğü hastanede Cuma günü vefat etti.

Bilindiği gibi 2000 yılında Selam Gazetesi – Selam Vakfı ve çevresine operasyon yapılmış, Türkiye genelinde yüzlerce insan gözaltına alınmış, işkence tezgahlarından geçirilmiş, pek çok insan tutuklanmış ve yıllarca cezaevinde tutulmuştu. Ferhan Özmen bu skandal davanın en önemli figürlerinden birisiydi. Hala Nejdet Yüksel, Rüştü Aytufan ile birlikte 16 yıldır cezaevinde tutuluyor.

Selam – Tevhid Örgütü tezgahını kuranlar 2011 yılındaki dinleme skandalı ile ortaya çıkarıldığı halde bu davanın asıl mağdurları Ferhan Özmen, Nejdet Yüksel, Rüştü Aytufan hala cezaevinde tutulmakta, Selam Gazetesinin yöneticileri Hasan Kılıç, M. Ali Tekin, Aydın Koral ise yurt dışında yaşamak zorunda bırakılmaktadırlar. Bu şahıslar Türkiye’ye döndükleri takdirde ağır cezalarla cezaevine konacaklar.

Bu davanın mağdurları sadece cezaevinde tutulanlar değil aynı zamanda aileleri olmuş, yıllarca çekilen acı ve çileler çeşitli hastalıklarla kendini göstermiş; anneler, eşler birer birer yitirilmiş, yitirilmeye devam etmektedirler.

Ergenekon, Balyoz gibi davalardan defalarca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları alanlar yeniden yargılama ile serbest bırakılırken Türkiye’nin belki de en skandal davası olan Selam- Tevhid mağdurlarının işkence ve çilesi devam etmekte, bu konuda mevcut iktidarın, entelektüel ve İslami çevrelerin sessizliği sürmektedir.

Ferhan Özmen’in ailesinden alınan bilgiye göre daha önce vefat eden annesinin cenazesine katılması için yetkili mercilere başvurulmuş ancak ailenin bu talebi reddedilmiştir. Bu kez de eşinin cenazesine katılması için izin talebinde bulunan aile ‘’Darbeciler, mafya babalarına bu hak kullandırılırken bizim çocuklarımızın mahrum edilmesini anlamakta güçlük çekiyoruz!’’ ifadesiyle tepki göstermişlerdir.

Feride Özmen’in cenazesi 7 Şubat Pazar günü öğle namazını müteakip Ankara Karşıyaka Camii’nden kaldırılacaktır.

Yorumlar

yorumlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Please enter your name here