Hadis - Sünnetİlim

Hadisi Şeriflerle Bilad’üş-Şam

İslam’ın tarihinde Bilad’üş-Şam Filistin, Ürdün, Lübnan ve Suriye olmak üzere dört ülkeyi içine alan geniş coğrafyaya verilmiş bir adlandırmadır. Kur’an’ın İsra suresinin ilk ayetleri ile etrafı mübarek kılındığı beyan edilen bu bölge hakkında Rasulüllah (s.a.v.)’in de birçok hadisi şerifleri varid olmuştur.

Gerek halkın talepleri gerek uluslararası toplumun takındığı tavır açısından ayaklanmaların yaşandığı diğer ülkelerden farklılığı ile temayüz eden bu belde hakkında Rasulüllah (s.a.v.)’in hadisi şeriflerini yorumsuz olarak sizlerle paylaşmak istedim. Rasulüllah (s.a.v.) Bilad’üş-Şam hakkında beyan buyurduğu hadisi şeriflerinden bazıları:

1- Zeyd İbni Sabit (r.a.) anlatıyor: Bir gün Resûlullah (s.a.v.)’in yanında idik. Parçalar üzerinde Kur’ân (ayetlerini) tanzim ediyorduk. Aleyhissalatu vesselam: “Şam’a ne mutlu!” buyurdular. Ben: “Bu mutluluk nereden geliyor ey Allah’ın Resûlü?” diye sordum. “Çünkü, buyurdular, (Rahman’ın) melekleri onun üzerine kanatlarını geriyorlar!” (Tirmizi)

2- İbni Abbas (r.a.) Rasulüllah (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Batı tarafından gelen fitne, doğu tarafından gelen bir fitne ile karşılaşınca Şam’ın ortasında toplanın. O gün yerin altı üstünden daha hayırlıdır” (Râmûz el-hâdîs)

3- Hüzeym İbni Fatik (r.a.) Allah Rasulü (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu nakletmiştir. “Şam ehli Allah’ın yeryüzündeki kamçısıdır. Kullarından dilediğinden onlar vasıtası ile intikam alır. Onların münafıklarının, müminler üzerine galip gelmelerinin imkânları yoktur. Onlar ancak hem öfke, gam, ve hüzün içinde ölürler.” (Râmûz el-hâdîs)

4- İbnu Havâle (r.a.) anlatıyor: “Resûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: “Bu iş, sizin bir kısım toplu gruplara ayrılmanıza neden olacak: Şam’da bir grup, Yemen’de bir grup, Irak’ta bir grup!” Ben: “Ey Allah’ın Resûlü! dedim. O güne erdiğim takdirde (bunlardan en hayırlısı hangisi ise şimdiden) bana seçiverin!” dedim.

“Öyleyse dedi, sana Şam’ı tavsiye ederim! Çünkü orası, Allah’ın, arzında mümtaz kıldığı yerdir. Allah kulları arasında seçkin olanları oraya tahsis eder. Ancak (oraya gitmekten) imtina ederseniz, size Yemen’inizi tavsiye eder, (oradaki) havuzlarınızdan için derim. Zira Allah, Şam ve ahalisini (fitnelerden koruma hususunda) bana garanti verdi.” (Ebu Davud)

5- Abdullah b. Amr’ın bildirdiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Altımdan minderim çekildi; gözlerim o minderimi izledi, baktım ki Şam’a doğru yönelen bir nura dönüştü. Şunu iyi bilin ki, fitneler çıktığında iman Şam’da olacaktır. ” (Fezail’ü-Şam/Albani)

6- Muaviye b“Şam halkı bozulunca sizde hayır yoktur. (İbn Mâce)

7- Seleme İbnu Nüfeyl el-Kindî (r.a.) anlatıyor: “Resûlullah (s.a.v.)buyurdular ki: “Ümmetimden bir grup, hak yolunda mücadeleye (hiç ara vermeden) devam edecek, Allah da, onlar(la mücâdele sebebi) ile bazı kavimlerin kalplerini saptıracak ve bunlardan (alınanlarla) onların rızkını sağlayacaktır, bu hal kıyamet gününe, Allah’ın va’dinin gelme anına kadar devam edecektir… Mü’minlerin (fitne sırasında emniyette olacakları) asıl yerleri Şam’dır.” [Nesâî)

Kaynakça:

1- Zeyd b. Sabit Hadisi: Tirmizi, 2/331, Tirmizi hadis hakkında sahih demiştir.Yakub b. Süfyan el-Fesevi el-Ma’rife ve’t-Tarih 2/301.İbni Hibban, Sahih adlı eserinde hadis no:
2311.İbni Asakir, Tarihu Dimeşk; 1/112-115.Hakim, Müstedrek; 5/184.

2. (Hakim Müstedrek’inde bu hadisin şeyhayn’ın (Buhari ve Müslim’in) kriterlerine göre sahih olduğunu söylemiş, Zehebi ve Müniziri “et-Terğib” adlı eserinde 4/63 de bu görüşe
katılmıştır. Tabarani de sahih bir isnadla rivayet etmiştir. Abdullah b. Havale Hadisi: Nauriddin Al-Bani bu hadisin dört farklı rivayet yoluyla gelen sahih bir hadis olduğunu zikretmiştir.Birinci
tarik: Hakim, 4/510, İmam Ahmed, 5/33, İbni Asakir 1/47-56.Hakim ve Zehebi hadisin sahih olduğunu söylemişlerdir.

3. İkinci tarik: Ebu Davud, 1/388, Ahmed, 4/110 Ebu Katile den o da İbni Hevale’den sahih bir isnadla.Üçüncü tarik: Ahmed, 5/288 Süleyman b. Şemir İbni Hevale’den Dördüncü tarik:
Tahavi “el-Müşkilü’l-Eser”inde2/35 Cübeyr b. Nefir İbni Hevale’den..

4. Abdullah b. Ömer Hadisi: Yakub b. Süfyan el-Fesevi tahric etmiştir. a.g.e. 2/290-291,300,311,523, Hakim, 4/509, Ebu Nuaym “el-Hilye” adlı eserinde 5/252, ibni Asakir 1/92-98 (Hakim Müstedrek’inde bu hadisin şeyhayn’ın (Buhari ve Müslim’in) kriterlerine
göre sahih olduğunu söylemiş, Zehebi de bu görüşe katılmıştır. Ayrıca Heysemi “Mucemma” adlı eserinde 10/58 hadisi zikretmiş ve Taberani’nin Tarihu’l-Kebir’inde iki farklı birincisinde hasen ikincisinde sahih isnadla hadisin geldiğini söylemiş

5. Seleme b. Nufeyl el-Kindi Hadisi: et-Tayalisi, Müsned’inde s.145 no:1076, sahih bir isnadla…Tirmizi hadisin sahih olduğunu belirtmiştir, 2/30. İmamı Ahmed, 3/436, 5/35, İbni Maceh 1/6-7, ibni Hibban Sahih’inde 2313, Ebu Nuaym 7/230-231, Hatib, 8/417 ve 10/182, Fesevi 2/295/, İbni Asakir 1/292-294 Cureym İbni Fatik Hadisi: Taberani, “Mu’cemü’l-Kebir”de no: 4163, Münziri, “Terğib”inde 4/63, İmam Ahmed, 3/498 İbni Abbas Hadisi: Nuaym b. Hammad ö. 228 “el-Ma’kal Minel-Fiten” adlı eserinde no:777

6. Senedlerinde inkita görüldüğü için zayıf kabul edilen Cureym ve ibni Abbas hadisleri hariç diğer hadislerin sahih olduklarına dair hemen hemen bütün muhaddislerin görüşlerini yukarıda paylaştım. Bu hadislerin uydurma olduğunu söylemek isimlerini verdiğimiz muhaddisleri Rasul (s.a.v.)’e buhtan ile suçlamak demektir ki buhtan ise hesabı Allah’a verilecek çirkin bir fiildir.

Abdurrahim Şen – Timeturk

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu