Kitap

Hakikatin İzinde – Hamza Tzortzis

Ateizm, din, bilim konuları son yıllarda her yaştan, her görüşten insan arasında en çok konuşulan ve tartışılan konular arasında yer alıyor. Neredeyse her şeyin sadece bilimle delillendirilmeye çalışıldığı, göremiyorsam, sadece belli duyularımla tecrübe edemiyorsam, şu anki aklıma yatmıyorsa o zaman yoktur, varlığı şüphelidir, tartışmaya mahal yoktur düşüncesinin hakim olduğu bir zamanda yaşıyoruz. Hamza Andreas Tzortzis Hakikatin İzinde kitabında, inançlı olan ya da olmayan herkese hitap eden düşüncelere ve ifadelere yer veriyor.

Kitap 16 bölüm ve bir son sözden oluşuyor. Kendi hikayesi ile başlattığı kitabında, Ateizm tarihine, ateizmin mantık çerçevesinde değerlendirilmesine yer verirken, devam eden bölümlerde var olan bir tanrının neden bir olması gerektiğini ve nebevi hakikati anlatıyor, son sözünde konuşma adabına ve bunun önemine değiniyor.

“Allah, muhakkak en büyüktür.”

“Biz, muhteşem bir kainatta hayat sürmekteyiz. Umut ediyor, seviyor, adalet arıyor ve insan hayatının nihai değerine inanıyoruz. Akıl yürütüyor, çıkarımda bulunuyor, delillendiriyor ve keşfediyoruz. Milyarlarca yıldız, galaksi ve gezegenlerle dolu büyük bir kâinatın içinde hayat sürüyoruz. Kainatta, kendilerine has bilinçleri olan, canlı varlıklar mevcut. Fiziki dünya ile etkileşim halinde olan ve maddi olmayan bir zihnimiz var. Kainatta öyle bir nizam, öyle kanunlar var ki eğer şimdi oldukları gibi olmasalar, bilinçli bir hayatın varlığı söz konusu olmayabilirdi. Derinlerde bir yerde, kötülüğün yanlış olduğunu ve iyiliğin doğru olduğunu biliyoruz.

İçinde yaşadığımız kainatta, kendi ağırlığının kat kat fazlasını kaldırabilen hayvanlar, öldürücü sıcaklıklar altında yetişebilen bitkiler mevcut. Sekiz milyon farklı canlı türüne ev sahipliği yapan ve üzerinde altı bin dil konuşulan bir gezegende yaşıyoruz. İnsan zihninin bütün dünyayı yerle bir edebilecek kuvvette silahlar tasarlayabildiği ve aynı zamanda bu silahların ateşlenmesine mani olabilecek sistemler geliştirebildiği bir dünyada yaşıyoruz. Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki içindeki sayısız atomlardan biri bölünecek olsa, muazzam ölçülerde enerji açığa çıkıyor. Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, eğer insanların kalpleri bir olursa, bu enerjiyi barış için kullanabiliriz. Fakat bazılarımız, kainatı ve içindeki her şeyi yaratan Allah’ı methetmekten, onu yüceltmekten uzak duruyor. Aldanmış durumda ve bizi yaratan Allah’ı unutmuş durumdayız: “Ey insan! Seni yaratıp, seni düzgün ve dengeli kılan, seni istediği bir şekilde birleştiren, ihsanı bol Rabbine karşı seni aldatan nedir?”

Allah, muhakkak en büyüktür. Eğer Rabbimize hamdetmek, O’na yakınlaşmak gibi bir isteğimiz yoksa kalbimizde bir noksanlık vardır. Manevi bir ilaca muhtaç olan manevi bir hastalığımız vardır. Bu hastalık nefis [ego], ilacı ise İslam’dır. İşte bu ilacı alabilmek için, dolayısıyla İlâhi merhamete ve Allah’ın o hususi muhabbetine dûçar olabilmek için aşağıdaki ifadeye inanmak, onu idrak etmek ve gerektirdiklerine teslim olmak gerekiyor:

‘Allah’tan başka ilah yoktur ve Muhammed, O’nun kulu ve elçisidir.'”

– Hamza Tzortzis

 

Hakikatin İzinde

Hamza Tzortzis

Yayınevi: Ekin
Sayfa Sayısı: 430

 

Elif Büyükoğlu

Site Yazarı

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu