Arapça Eğitimiİslam

Hz. Ömer Dizisi Arapça Türkçe Replikler – 6

Hz. Ömer Dizisi 3. Bölüm

‏Saffan bin Umeyye:
قَدْ تَأَخَّرْتَ عَلَيْنا بِالشَّرابِ يا بِلال
‏Bize içecek getirmekte geciktin ey Bilal

‏Bilal bin Rebah:
ما كُنْتُ لِأبْدَأَ بِفِتْيَةِ قُرَيْشٍ قَبْلَ شُيوخِها
‏Kureyş’in büyüklerinden önce gençlerinden başlayamazdım.

‏Halid bin Velid:
نَحْنُ واللهِ أحْوَجُ إِلى الْشَرابِ مِنْ شَيْخٍ رَقَّتْ عِظامُهُ وذَهَبَ وَفْرُهُ
‏Vallahi bizim kemikleri incelmiş ve gücü gitmiş yaşlıdan çok içeceğe ihtiyacımız var.

‏Saffan bin Umeyye:
صَه، لا يَسْمَعُنا أَحَدُهُم
‏Sus, kimse duymasın bizi

‏Halid bin Velid:
أَ ما زِلْتَ تَخَافُ أَبَكَ؟
‏Babandan hâlâ korkuyor musun?

‏Saffan bin Umeyye:
حَتّى يُوضَعَ فِي قَبْرِهِ
‏Kabrine yerleştirilene kadar

‏İkrime bin Ebu Cehil:
كَيْفَ رَضِيتَ أنْ يَصْرَعَكَ غُلامُ جُبَيْر بن مُطْعِم ذَلِكَ الْيَوم؟
‏O gün Cübeyr bin Mutim’in kölesinin seni alt etmesine nasıl razı oldun?

‏Bilal bin Rebah:
وَحْشي؟ إِنَّهُ أقْوَى مِنّي يا سَيَّدي
‏Vahşi mi? O benden kuvvetlidir efendim.

وَلَوْ كانَتْ الغَلَبَةُ بِالتَّمَنّي؛ لاِنْقَلَبَتْ أَحْوالُ النَّاسِ
‏Galibiyet temenniyle olsaydı insanların düzeni alt üst olurdu

‏Amr bin As:
صَدَقْتَ، ولَكُنْتَ الآنَ مَعَ الشُّيُوخِ تَصُولُ وتَجُول وتَقْضِي في أَمْرِ مُحَمَّدٍ؛ فَيُطِيعُكَ الْقَوْم
‏Doğru dedin, öyle olsaydı sen de şimdi büyüklerle birlikte dilediğini yapar ‏Muhammed soruna bir çözüm getirirdin halk da sana itaat ederdi

هَلْ تَتَمَنَّى لَوْ كانَ ذَلِكَ يا بِلال؟
‏Böyle olmasını ister miydin ey Bilal?

‏Bilal bin Rebah:
 لَوْ اِطَّلَعَ النَّاسُ علَى أَماني النّاس؛ لَمَّا تَصَافَحُوا إلاّ بِالسُّيوفِ
‏İnsanlar insanların arzularına vakıf olsaydı ‏O zaman ancak kılıçlarla selamlaşırlardı

َوَلَكِنْ، ما تَصْنَعُ الْجَوارِحُ وَقَدْ مَلَكْتُموها مِنّي يا سَيِّدي؟
‏Ancak bedenim size aitken ne yapabilirim ki efendim?

فَلَكُمْ عليّ ما عَلَى الْعَبْدِ مَنْ حَلْبَ الشِيّاهِ ورَعي الإِبِلِ وحَمَلِ الدِّلاءِ والوُقوفِ في ناديكم
‏Sizin için kölenin ne yapması gerekiyorsa onu yapar; koyunları sağar develeri güder ‏Kovaları taşır toplantılarınızda hizmet ederim

Saffan bin Umeyye:
لَو كُنْتَ تُحْسِنُ مِنَ اللَّعِبِ بِالحَرْبَةِ ما تُحْسِنُهُ مِن تِلْكَ؛ إذاً لَتَمَّ لَنا حَظُّنا مِنْكَ
‏Bunda olduğun gibi mızraklı oyunda da iyi olsaydın senden yana şansımız mükemmel olurdu

‏Bilal bin Rebah:
لَيْسَ مِنْ طَبْعِ الحَياةِ تَمامُ الْحُظوظ يا سَيِّدي؛
‏Her şeyin mükemmel olması hayatın tabiatına aykırıdır efendim.

ِوإلّا اسْتَغْنى النّاسُ عَنِ النّاس
‏Öyle olsaydı kimse kimseye muhtaç olmazdı

Amr bin As:
ما عَلِمْتُ قَبْلَ الْيَوْمِ أنَّ لَهُ حِكْمة
‏Bugüne kadar akıllı olduğunu bilmezdim

‏Saffan bin Umeyye:
كنّا أحْوَجُ إلىَ حَرْبَتِهِ وقُوَّتِهِ
‏Biz onun mızrağına ve kuvvetine muhtaçtık

Amr bin As:
عَبْدٌ ورأي، أعْظَمُ خَطَرًا مِنْ عَبْدٍ وحَرْبة
‏Akıllı köle mızraklı köleden daha tehlikelidir

Benze Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu