Ramazan DosyasıVideo

Ramazan’ın Her Gecesi Özeldir – Ömer Süleyman

Ramazan gecelerine nasıl başladığımızı ve bu aya yaklaşımımızı anlatan hadise geçmeden önce Size sahabelerden takvanın, zühdün ne olduğunu, Allah’ı bilmenin ne demek olduğunu öğrendiğimiz örneği vermek istiyorum. Çünkü Ramazan sürdürülebilir bir şey değildir. Orucun kendisi tek başına bir hedef değildir. Bu ayda elde etmeyi umduğunuz maneviyat seviyesini tüm yıl koruyabilmek makul bir şey değildir. Ama Ramazan’ın amacı olan takva, zühd ve şuur tüm yıl için sahip olmanız gereken bir hedeftir. Ve tüm yıl boyunca çoğunlukla bu takvayı gözetmeyi ummak makul bir şeydir. Rasulullulah sallallahu aleyhi vessellem’in sahabesinden öğrendiğimiz örnek takvayı şöyle açıklıyor Gittiği yolda etrafında bir sürü diken olan ve dikenler tarafından zarar görmemek için kendilerini korumaya çalışan bir kişiye benzetiyor. Anlamı masiyetleri terk etmek, yani yaratıcıları ile aralarına bir engel oluşturan günahlardan kaçmaya çalışıyorlar. Takva budur. Kendinizi bu kişi gibi görmenizi ve Rasulullah sallallahu aleyhi vessellem’in bize yaklaşmamızı öğrettiği şekilde bu hadis üzerinde düşünmenizi istiyorum.

İlk olarak, birçok insan kötü alışkanlıklarından , hatalarından dolayı Ramazan’ı bir yük gibi görüyor. Allah’a karşı itaatsizliğe gömülmüş halde olduklarından hiçbir aşama kaydedemeyeceklerini düşünüyorlar, adım atmak bile istemiyorlar. Ve buradaki düşünce şu; “Mükemmel bir şekilde oruç tutmadığım sürece, bu ayı mükemmel bir şekilde değerlendirmedikçe, her gün bir cuzla birlikte Kuran’ı hatmedikçe, her akşam teraviye gitmedikçe bu ay benim bağışlanmama sebep olur mu, emin değilim.”

Fakat Rasulullah salllahu aleyhi vessellem diyor ki;
“مَنْ صَامَ رَمَضَانَ إِيمَاناً واحْتِسَاباً غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ”
“Kim, faziletine inanarak ve karşılığını yalnızca Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.”

Yani bu aya yaklaşırken, dikenli yolda önünüzde bir tepe varken Allah’ın size verdiği ilk nimet Yolculuğunuzun bu noktasında, bu aya girerken getirdiğiniz tüm yükü bırakma hakkına sahip olmanızdır; çünkü bağışlanacağınız garantilendi. Sadece yolculuğun bu kısmına kadar gelebilme erdemine sahip olmanızdan dolayı, Ramazan’a girerken beraberinizdeki tüm yükü bırakma hakkına sahipsiniz. Bırakın gitsin. Eğer samimiyseniz ve Allah’tan bu bağışlanmayı diliyorsanız bağışlanıp bağışlanmayacağınızı düşünüp durmak zorunda değilsiniz. Bu Razaman ayında ihtiyacınız olan umuttur. Hüsnü zan, Allah’tan güzel beklenti içerisinde olmaktır. Kendinizden büyük beklentiler içerisinde olmak değil. Allah’ın sizi bağışlayacak kadar merhametli olduğuna dair, Allah’ın size merhamet dolu bir başlangıç verdiğine dair Allah’a karşı hüsnü zan beslemektir. Nefehat; merhametin doğuşu, merhamet sezonu. Kendinizi buna verirseniz, Allah’ın merhametini elde edersiniz. Yani Allah’a karşı hüsnü zannınızı arttırın, Allah’tan güzel beklentiler içerisinde olun. Ve her şeyden önce Allah’a size yolun bu noktasına kadar gelebilmeyi nasip ettiği için şükredin.

Hadis her kim Razaman orucunu tutup, her akşam teravi kılıp, şunu yaparsa, bunu da yaparsa bunları yapan affedilmiştir demiyor. Şu an buradasınız ve imanınızı gözetmeye, ecrini Allah’tan beklemeye, Allah ile aranıza mesafe koyan şeyleri terk etmede istikrarlı olmaya hazırsınız. O zaman burada olduğunuz için, yolcuğun bu noktasında olduğunuz için elhamdullilah deyin. O yükü atın. Allah’tan bağışlanma dileyin. Kendinizi bu yükle bunaltmayın; çünkü Allah samimi bir tövbe ile koyvermenize, bırakmanıza, izin verdi. Sonra bu ayı, yolculuğunuzu ve bunun hemen ardından tüm yıl boyunca mümkün olmayan hız kazanabilme fırsatınızı düşünün.

Ve şimdi bugün konuşacağım hadisin rolü burada.

Ramazan’ın en başıyla başlıyor. Son 10 gece değil,sadece gecelerden, pazartesi ve perşembelerden, Ramazan’ın sadece belirli zamanlarından bahsetmiyor. Ramazan’ın tamamı mübarektir. Ramazan’ın en başından itibaren başlıyor. Ve hepimiz şu an Ramazan’ın en başında olduğumuz konusunda hem fikiriz elhamdulillah. En başından başlıyor bu. Sahih bir hadiste Rasulullah sallallahu aleyhi vessellem buyuruyor ki; Rasulullah sav’in yaptığı gibi ben de süreçten, ilerleme kaydetmekten başlayacağım. Peygamber sallallah aleyhi vessellem diyor ki; Ramazan’ın ilk günü girdiği zaman, Allah’ın ilk olarak tesir edebilecek şeyleri ortadan kaldırıyor. Büyük şeytanları uzaklaştırıyor. Cinlerden en saldırgan olanları sizden uzaklaştırılıyor. Ve zincirle bağlanıyorlar. Şimdi kendi başınıza yoldasınız, Allah şeytanları engelliyor. Sizi tüm yıl boyunca etkiledikleri gibi etkilemelerini engelliyor. Peki bu ne anlama geliyor? Allah şeytanlara karşı yıl boyunca size bir güç vermişti. “Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin yoktur.” (Hicr/42) Allah Kuran’da şeytana diyor ki; sana isteyerek tabi olanlar dışında kullarım üzerinde senin hiçbir otoriten, kontrolün yoktur. Şeytan ne diyor; “Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın.” (Araf/17)

Yani mecazi olarak şeytanınızı zincirleyecek güce bütün yıl boyunca sahipsiniz.

Ona itaat etmeyerek, onu uzaklaştırarak ve kendinizi Allah’a şükür ile güçlendirerek. Allah’ın kendisi üzerindeki nimetlerinin farkında olan kişi kendisini sürekli, bilerek, büyük ya da küçük ahlaksızlık yaparken bulamayacak. Kendinizi uygunsuz bir durumda bulamayacaksınız çünkü Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini biliyorsunuz. Ve bunun için O’na minnettarsınız. Ama Ramazan’da Allah onları daha da geriye çekiyor ve size verdiği nimetlerin daha çok farkına varmanızı sağlıyor. Allah sizi sadece oruçla -ki zaten orucun şükrü arttırması gerekir- tüm gün şükürle, minnettarlıkla besliyor. Bununla birlikte şeytanların etkilerini sizden uzaklaştırıyor böylece normalde olduklarından daha da zayıf hale gelsinler. Zaten zayıftılar, daha da zayıf hale geldiler. Artık tam anlamıyla zayıfladılar. Cennet var ve ben oraya gitmek istiyorsam, hiç bir etkinin ayağıma dolanmaması gerekir diyorsanız, esasen Rasulullah sallallahu aleyhi vessellem cenneti bizden uzaklaştıran şeyin salih amellerin eksikliği değil, bizim kendi yolumuzda duramama acziyetimiz ve ve başka yollara sapmamız olduğunu söylüyor. Allah bizi eve dönüş yolumuza zaten koydu. Bizim sadece sapmadığımızdan ve o yoldan uzaklaşmadığımızdan emin olmamız gerekiyor.

Yani Rasulullah sallallahu aleyhi vessellem’in ilk bahsettiği şey, şeytanların engellenmiş olması.

Artık bir bahaneniz yok. Üzerinizdeki etkileri suçlayamazsınız. Üzerinizdeki etkiler tüm yıl boyunca olmayacak şekilde sizden uzaklaştırıldı. Bununla başlıyor. Sonra Rasulullah sallallahu aleyhi vessellem diyor ki; Cehennemin kapıları kapatılır ve onlardan hiçbir kapı açılmaz. Bu çok güzel. Cehennemin kapıları kapatılır ve onlardan hiçbiri açılmaz. Sadece cehennemin kapıları kapatılmaz. Aynı zamanda hiçbiri açılmayacak da. Şeytana uymanıza gerek kalmayacak. Ve bu arada, bu şekilde düşündüğünüzde Ramazan’da mücadele ettiğimiz günahlar, kötü alışkanlıklar Ramazan gelmeden önce arkada kalmış olacak. Ramazan’da da Ramazan haricinde de isyan konusunda ve günahlar tarafından daha fazla aklın çelinmeyecek artık.

Bununla kasdettiğim şey, Allah’a isyan dürtüleriniz Ramazan’dayken artmayacak. Bu olmayacak. İnsanların çoğu Ramazan’da yeni bir günaha bulaşmayacak değil mi? Günah bakımından daha önce yapmadığınız bir şeyi Ramazan’da yapmaya başlamazsınız. Bu çok görülmeyen ve mümkün olmayan bir şey. Bunun yerine önceki kötü alışkanlıklarınızla zor zamanlar geçiriyorsunuz. Şimdi cehennemin yeni bir kapısı açılmayacak. Günah kapısı açılmayacak sadece düzgün bir şekilde eskilerden kurtulmanız gerekecek. Uzun adımlar atmanız, bir yol çizmeniz gerecek Ramazan’da. Ve Ramazan’da başarabileceğiniz en büyük şey, Kuran kıraatinin, kılacağınız bir çok namazın da ötesinde, o kötü alışkanlıklarınızdan kurtulmaktır.

Ramazan’daki en büyük ölçünüz bu olmalı. Kendinize ilk sormanız gereken şey şudur; “Kendimle, beni geri çeken o günahların arasına ne kadar mesafe koydum?” Başarı standardı bu olmalı

Çünkü Ömer ibn Abdulaziz rahimehullah der ki; “Takva uzun günlerde oruç tutmak, uzun geceler namaz kılmak değildir. Takva masiyetlerin terkidir. Allah’a itaatsizliğin terk edilmesidir. Kötü alışkanlıkların terk edilmesidir. Bunların ötesindeki her şey fazilettir, ihsandır.” İşte burası başladığınız yer ve başarı standardınız. Kendimi beni etkisi altına alan bu günahlardan nasıl uzaklaştırabilirim?

Ömer Süleyman

Bir Yorum

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı