Çocuk EğitimiYaşam & Kültür

Sahte Kahramanlar Uyutulan Çocuklar!

Çocukların yeni gözdesi Caillou. Sabah, akşam, öğlen Kayu. Kayu’lu oyuncaklar, Kayu’lu nevresim takımları, çocuk odaları, kırtasiye malzemeleri, Kayu! Kayu! Kayu!..

Kapitalist sistem önce bir kahraman oluşturup, onu çocukların zaafı haline getiriyor. Sonra başlıyor o kahramanlardan para kazanmaya. Pokemon, avatar, barbie, spider man… Daha neler vardı neler. Biri eskimeye başladı mı hemen yenisi sürülüyor piyasaya…

Kahraman diyor onlara!
Şekli insana benzemeyen, yüzleri gülmeyen, tek yapabildiği saldırmak olan güya kahramanlar. Onlar çok vahşilerdi, anneler istisnasız karşı çıkıyordu bu sahte kahramanlara.

Fakat son zamanlarda öyle bir karakterimiz var ki, anneler bile seviyor onu. Güler yüzlü, şirin, söz dinleyen, neredeyse hiç yaramazlık yapmayan, herkesin sahip olmak istediği olağanüstü akıllı bir çocuk…

Benim küçüklerimin de hayran olduğu tekrar tekrar seyretmekten bıkmadığı bir çizgi karakter Kayu. İlk bakışta anormal hiç bir durum yok, her şey eğitici gibi görünse de dikkatli seyrettiğinizde olumsuzlukları fark etmeniz hiç de zor olmayacak…

Öncelikle Kayu Bir Türk veya Müslüman tarafından yapılmış bir çizgi film değil. Yazarı da çizeri de yabancı. Yani bizim kültürümüzden çok uzak insanlar. Filmde Kayu’nun binde bir, ellerini birleştirerek ettiği duadan başka dini bir ritüele rastlamanız imkânsız. Namaz yok, oruç yok, Allah, peygamber adı geçmiyor asla. Kayu’nun ailesinin yaşam standartları çok yüksek. Bir çocuğun sahip olmak istediği tüm imkânlara sahip. Geniş bahçeli bir ev, büyük çocuk odası, boş caddeler, sayısız oyuncaklar…

Kayu çok akıllı, anne ve babası da sonsuz sabırlı ve sakin! Geçen gün 10 yaşındaki oğlum Kayu’yu seyrederken,“Şuna bak” dedi,”anne ve babası hiç kızmıyor” Birçok anneye göre sabırlı ve ilgili bir anne olmama rağmen kendimi kötü hissettim.. Bazen sabrı taşıran tavırlar, yaramazlıklar karşısında mutlaka sesimizi yükseltiyoruz. ”Yapma, dur, bırak!” gibi kelimeleri günde kaç kez kullanıyoruz kim bilir…

Zaten artık, özellikle yabancı ve Müslüman olmayan yazarların çocuk eğitimi hakkındaki kitaplarını okumuyorum! Bazen kızıyor, bağırıyorsam neden kötü bir anne gibi görüleyim ki? Annemin ben küçükken yaptığım yaramazlıklara dayanamayıp bazen ayağındaki terliği çıkarıp bana fırlatmasına şimdilerde gülüyorum. Asla bunun için anneme kin beslemiyorum.

Bu çizgi filmde çocuğun önünde diz çöken büyük modelleri görüyoruz. Baba babalığını, anne anneliğini bilmeli değil mi yani? Hayallerle dolu bir çizgi filmin çocukları mutsuz edeceği düşünülemez elbette. Ama oluyor maalesef. Çocuklarımız bir hayal ülkesinde dönüp dolaşıp, sahici hayata gelince kavram kargaşası yaşıyorlar.

Peygamber Efendimiz (S.A.V) çocuklarla çocuklaşmayı bizlere öğretirken, diğer taraftan da 7 yaşına gelen çocuklara namazı öğretmeyi,10 yaşına geldiğinde ise namaz kılmak istemeyen çocuklara hafifçe vurabileceğimizi salık veriyor.

Ne Spider man gibi sevimsiz bir karakter, ne de Kayu gibi afakî çizgilerde bir karakter çocuklarımızın modeli olamaz!

Farkında mısınız? Hep başkalarının yazıp, çizdiği çizgi filmleri seyrediyor çocuklarımız. Niçin kendi çizgi filmlerimiz yok, neden bunu yapacak gençler yetişmiyor? Bize özgü kahramanlar nerede? Vakti gelince, namazını kılan, ramazanı doya doya yaşayan, sadaka vermeyi öğütleyen, camiyi sevdiren, peygamberine âşık çizgi kahramanlar neden ortaya çıkamıyor? Neden kız çocuklarımızın modeli Barbie, Bratz, erkek çocuklarımızın modeli Ben ten oluyor?

“ Kendi sinema filmlerimizi,çizgi filmlerimizi yapamayışımız maddi imkânların azlığına mı, gayretsizliğimize mi, çocuk eğitimine yeteri kadar önem vermeyişimize mi, sabırsızlığımıza mı, kısa yoldan çok para kazanıp köşeyi dönme arzumuza mı dayanıyor?”

“Planınız bir yıl içinse pirinç ekin, on yıl içinse ağaç dikin, yüz yıl için ise insanları eğitin” ( Huang Che)

Oysa bizler daha çok kısa dönemde elde edilecek ucuz menfaatlere talibiz.

Her önümüze geleni seyreder, çocuklarımıza da seyrettirirsek korkarım ki, yarın altından kalkamayacağımız sonuçlarla karşılaşacağız. İnançlarımızı, kültürümüzü her alanda yok etmeye unutturmaya çalışan bir sinsi canavar var ki, bizler O’nun dişlerinin gıcırtılarını masum melodiler gibi algılıyoruz. Dans etmeyi öğrenen, yılbaşı kutlayan, lüks içinde yaşayan Kayu da tıpkı diğer sahte kahramanlar gibi, çocuklarımıza inançlarını besleme noktasında hiçbir katkı sağlamıyor.

Sokaklar, bazı anaokulları, televizyon programları, hayalî çizgi filmler, her biri adeta çocuklarımızı temelden dinamitler nitelikte. Yavrularımızın tertemiz beyinleri yalancı kahramanlarla kirletilip uyutulmakta.

Diğer tüm sahte kahramanlar gibi, bizde artık Kayu da yok! Peki ya sizde?

CAHİDE SULTAN

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu